Köşe YazarlarıSürmanşet

Ülkedeki sorunlara çare üretme mahareti?!






Pandemi dönemi başlayalı ülkede her sektörde sorunlar gittikçe artarak düğümlenmektedir. Bunda Hükümet kararlarının plan ve programlarının  tecrübeli ve ehliyetli ve soğukkanlı olarak düşünülerek tarafsız bir biçimde her sektör için gerekirse   bürokratlardan oluşacak, veya yeterli tecrübeli bürokratların olmadığı alanlarda Hükümetin karma Danışma Heyetleri kurarak bir plan dahilinde çizilecek icraatların yapılmamasından ve paniğe kapılarak alelacele kararlardan kaynaklanmasıdır.




Yeterlilik arz etmeyen veya yanlış alınan bir çok kararlarda ise ilgili  kesimlerin baskılarının veya Hükümet üzerinde etkilerinin olmasından dolayı bu defa iki üç defa değişen kararlar oluyor..



Her alanda kararsızlıklar sonucu çarpıklıklar tecrübesiz ellerde yürürlüğe girdikten sonra yapılan hataların  tekrar düzeltme yoluna gidilmesi de ve aynı konuda defalarca karar değiştirilmesinin yaptığı zararlar da üst üste  eklenmektedir.

Son zamanlarda çoğu hatalar sağlık ile ekonomi arasında tercihi yaparken sağlıklı çözümler üretilebilecekken kararsızlıkların ve yasal olmayan durumların ortaya çıkmasına ve hem sağlık cephesine hem de ekonomiye zarar vermesine neden olmasıdır.

Sağlık Bakanlığı ile Sağlık kurullarının aldığı kararlara rağmen Hükümetin bu kararları bozması ve sağlık yetkilileri ile sürekli ters düşmesi anlaşılması güç bir durumdur. Hükümet kendi işbirliğini bile sağlamakta güçlük çekmesi ve koordinasyonu sağlayamaması en önemli boşluktur.

Ekonomik açıdan düşünülerek yapılmakta ise, bu konuda ekonominin tümünün nazarı itibara alınarak kararların alınması gerekir. Yok eğer belli bir kesim bağırıyor sesini yükselttiği için olursa ve genelde ülke sağlığına zarar gelecekse orada tüm taraflarla birlikte istişare ederek Hükümet kendi kararlarını genel ülke menfaatine göre verecektir. Geçen hafta olduğu gibi Sağlık Bakanlığı ve Sağlık üst kurullarının aldığı kararları Hükümetin delmeye veya ortadan kaldırmaya çalışması geldiğimiz noktada ekonominin tümüne devamlı darbe vurmaktadır. Çünkü bir açıl bir kapan beyanatları ve uygulamaları ile ülkede içe dönük çalışan ticari ve üretim sektörlerine ve özellikle de her türlü mal ve hizmet satan perakende satıcılara ve esnafa olduğu gibi bu malların ve hizmetlerin üreticilerine de zarar vermektedir.

Bu pandemi döneminde kanaatimce Hükümetin zik zak kararlarına ve sağlıkta iş hacmine göre imkânsızlıklara rağmen, alanında en iyi hizmet yürüten Sağlık Bakanlığı ve en baştan en sona kadar Sağlık ekipleri ve kadrolarıdır. Ve bu hususta geçen yıldan beri canla başla çalışan doktorların, hemşirelerin ve tüm sağlıkçıların hepsine ve Bakanı’na hakikaten teşekkür etmek gerekir. Yapılan şikâyetlere ve bazı imkânsızlıklar dolayısıyla yaşanan aksaklıklar içinde iyi bir hizmeti yürütmekte direniyorlar.

Bütün bu önlemler dünyada tehlike saçan hastalık dolayısıyla oluyorsa, Hükümetin sağlık önlemlerinin birincil önemi olması ve Sağlık bakanlığı ile sağlık üst kurulların kararlarına uyarak salgını asgariye indirmek gerekir ki en azından ekonomi içte bir süre kendi içinde dönsün ve sonra kademeli bir şekilde sağlıklı sürdürülebilir bir sürece oturabilsin.  Halbuki 2021 de Devlet Bütçesinde geçen yıl Pandemi ile Mücadele kalemine 80 milyon TL öngörülmüşken bu yıl 20 milyon TL’ye düşürüldü. Bunu anlamak hakikaten güç. Öbür taraftan ‘Dinlenme Tesisleri, din ve ilgili vakıf ve derneklere 168 milyon TL öngörülmektedir. Şimdi dinlenme tesisi zamanı mı?

Hükümetin en başta görevi, kaynak yaratma konusunda çare bulmaktır. Başka çaresi yoktur. Maliye de bu güne kadar elinden geleni yaptı sayılır, ancak Hükümetin tüm üyelerinin desteğine de ihtiyacı vardı. En büyük yanlış da bu karmaşık dönemde Bakan değişikliği olmuştur. Yeni Maliye Bakanı’nın intibakı ve diğer Bakanların yer değiştirmesi en büyük yanlış oldu. Özellikle teknik konu olan Maliye’de, bu dönemde belli bir sürece girilmişken aynı parti içinde dere ortasında at değiştirmeye benzer ki bunun vereceği zararı bilmeyen yoktur!.

Şahıslar değildir kasdettiğim önemli olan işlerin yürütülebilmesini sağlamak iken, insan tatmini halâ devam etmekte ve gittikçe çıkmaza girilmektedir. Hükümetin ve Maliye’nin kaynak sağlama konusunda imkânlarını kullanması şarttır. İkide bir de para yok beyanatı verilecekse o zaman niye o makamlar işgal ediliyor. Tahsil edilmeyen geçmiş vergilerden tutun da Türkiye’den öngörülen yardımların takibi gerekçeleriyle ortaya koyarak ikna etmesi ve borçlanma ile bu sürecin devamı hem işsizliği hem de sorunların daha fazla büyümeden en azından sürdürülebilmesini sağlamak lazım.

Bu dönemde en büyük eksikliklerden her konuda denetimin yapılamamasından dolayı kontrolsüzlüğün en yüksek seviyelere çıkması ve yasaların kaale alınmaması yanında özellikle bu dönemde ailelerin ve herkesin en çok harcama yaptığı yiyecek fiyatlarının çok farklı seviyelerde satışa sunulduğudur. Bir avuç ülkede çok farklı fiyatlar, fırsatçılığa imkân verilmesinin sonucudur. Bu kadar zor mu denetim ekiplerinin kurulması?. Zaten bu konuda tecrübeli maliyet tespit ve kontrol memurları Ekonomi Bakanlığına bağlı Dairelerde vardır. Belediyelerle de işbirliği ile işsizliğin arttığı bu dönemde halkın korunması şarttır.





Başa dön tuşu