EkonomiManşet

Ülkede işsiz kalanların sayısı 50 bine yaklaştı






Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ülkede 4 bin iş yerinin kapandığını açıkladı.

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ülkede 4 bin iş yerinin kapandığını işsiz kalanların sayısının da 50 bine yaklaştığını açıkladı.
KTEZO’dan yapılan açıklama şöyle:
Salgına karşı mücadele ile istihdamı, insanları yaşatma ve işletmeleri koruma mücadelesinin birlikte yürütülmesi gerektiğini defalarca vurguladık. Başka türlüsünün olamayacağını ve salgına geriletemeyeceğini avazımızın çıktığı kadar seslendirdik.
Bütün bunları tartışırken nereye geldiğimize bir bakın. Kimin nereye atanacağı, kimin hangi makama geleceği her şeyden önemli oldu. Siyaset, halkın sorunlarından koptu, gitti. Daha da beteri siyaset kendisini öyle bir kırdı, döktü ki, halkın sorunlarına tahammül edip el atma kapasitesini yitirdi. Değil yönetmek, kendisini yönetebilmekten bile çıktı.
Salgının başlangıcından bu yana 10 ay geçti. Kapanan işletme sayısının bugünkü verilerle 4 bine ulaştığı kesinleşti. İşsiz kalanların sayısı 50 bine doğru yol alıyor, toplam istihdam ise kayıtlı/kayıtsız, kamu/özel, eski/yeni 100 bine düştü. İşgücüne yeni katılanlarla, iş bulamayanları varın bu rakamın üzerine siz ilave edin. Yani kabaca, yerli, yabancı nüfusun ancak 3’te 1’i çalışıyor. Bu da nüfusa göre istihdam oranının 3’te 1’e düştüğünü gösteriyor. Çalışabilir nüfusa göre ise işgücüne katılım oranı yüzde 40’ların altına düşmüş durumda. Görünen o ki, İstatistik Kurumu’nun güzellemelerine rağmen, bu gidişle yaz aylarına kadar taş üstünde taş kalmayacağı neredeyse kesinleşmiştir.
Öğrenci yok, turizm yok, kapılar yok… Üretim örgütlenememiş, mevcut haliyle değer üretmek yerine kaynak tüketiyor… Kaynak sıkıntımız var diye şikayet, sitem, gerekçe üretirken hiçbir şey olmamış gibi, cevizcinin çuvalından harcamalar devam ediyor. Ödenen çifte maaşlarla, emekçinin, ustanın, çırağın, vatandaşın ödediği vergiler yanında gelen borç ve katkılar çar çur ediliyor. Açları, yoksulları çoğaltma pahasına yürek sızlatan ve hatta kanatan harcamalar yapılıyor.
Yetmezmiş gibi, bu safahatın sürmesi için 7’den 70’e tüm harçlara, seyrüsefere, emlak vergisine, normal bir zamanda yaşıyormuşuz gibi zamlar yapılıyor. Bu yapılanlarla, işsizlik ve iş kaybından dolayı ödenemeyecek duruma gelen borçlara Kalkınma Bankası dahil faiz de artırarak bir o kadar daha borç bindiriliyor. Kiralar, kredi taksitleri, sosyal güvenlik yatırımları ödenemezken ve yığılırken gerçekten ne yapılmak isteniyor?
Biz çalışanlar, bu toplumdan ötekileştirilenler olarak, “Bu kararı alanlar kimdir?” diye artık sormalıyız. Sorun veya sorunların parçası kimdir sahiden? Biz miyiz? Bütün bunları yapanlar mı? Açıktır ki sorun olan biz değiliz. Bu toplumun sorunlarıyla boğuşanlar biz, sorun yaratan ve büyüten ise siyasi kapışmalarınızla sizlersiniz!









Başa dön tuşu