1950’lerde Menderes dönemi başlayınca, gericilik alıp başını gitmişti.
Din okulları ardı ardına açılıyor, Türkçe ezan yerine Arapça ezan tekrar geri geliyor, bir yandan da anti-komünist mücadele başlatılıp birçok Türk aydını işkencelerden, katliamlardan geçiriliyor, özgürlükleri ellerinden alınmak isteniyordu.
Osmanlı’dan beri her dönem Türkiye’nin izinde olan, oradaki gelişmeleri yakından izleyen Kıbrıslı Türkler önce şaşkınlık ve kafa karışıklığı geçirseler de “anavatan” ın yolundan ayrılmıyorlardı.
İsmet İnönü döneminde İnönü, Menderes döneminde Menderes destekleniyordu.
Birinin fotoğrafları asılırken, ardına diğerinin fotoğrafları asılıyordu.
Türkiye’deki siyasi yapılanma ne ise, burada da aynısı yapılmaya çalışılıyor, kimi kesimler DP’ye, kimi kesimler CHP’ye benzemeye çalışıyorlardı.
Bunun dışında kalan ve sayıları çok az olan insanların arasında konuşma ve yazma cesaretini gösterenlerin peşine yeraltı örgütleri ve onların tetikçileri düşüyordu…
…
Menderes döneminde gericiler adım atacak alan bulunca, Kıbrıs’ta da bunun yansımaları olmuştu.
Kutlu Adalı kalemi ile bu gericilere karşı onlarca cesur yazılar yazmış, hatta köylerde yapılan birçok gerici faaliyeti ortaya çıkarmıştı.
Bu yüzden gericilerden tehditler de alıyordu…
…
Hikmet Afif Mapolar’ın yayınladığı Devrim gazetesinde yazılar yayınlayan Adalı, “Tespihlilerin Çoğalışı” ve “Bir Kimyager ile Konuşma” (1963) başlıklı yazılarında gericilerin çoğalmasına ve kendisine yapılan tehditlere değinir.
O sıralar Kıbrıs’ta minarelerden Türkçe ezan kalkmamıştı ama daha sonraları kalkacaktı…
…
Türkiye’de 60 İhtilali ile başka bir dönem açılmıştı.
Bu sefer Cemal Ağa’nın fotoğrafları asılmaya başlanmıştı.
Kıbrıs Türkü bu ihtilalin de destekçisiydi.
Hangi dönem olursa olsun, “anavatan” ne yaparsa iyi yapıyordu!
İsa çarmıha gerildiğinde mızrakla böbreklerini deşen Romalı askerler için Tanrı’ya yakarmış ve “onları affet Tanrım, ne yaptıklarını bilmiyorlar” demişti.
Ada’da yaşayanların durumu buna benzetilebilir miydi?
Ne yaptıklarını bilmiyorlar mıydı?
…
Kenan Evren’in bile fotoğraflarının çerçevelenip birçok kahvehaneye, şuraya buraya asıldığı bilinir.
Ecevit’i arabası ile mahşeri kalabalık içinde omuzlarda taşıyan ahali, o Kenan Evren’in fotoğraflarını asan aynı ahaliydi.
Ecevit fotoğrafları inmiş, Kenan Evren fotoğrafları yer almış, bunu Turgut Özal izlemişti…
…
Aradan çok yıllar geçti ve birçok şey değişti.
Aslında değişmedi!
Türkiye’de Menderes döneminden daha “ileri” gerici bir siyasal iklim hakim oldu.
Bu siyasal atmosferin Kıbrıs’a da uzandığı malum.
Hem de fetih hızı ile.
Ama bu kez, ufak bir sorun var!
20 yıl kadar oldu,
Reisin fotoğrafını asan Kıbrıslı yok…
































