Meclis’te 39 vekile sahip CTP-UBP hükümeti bugün yapılacak güven oylaması ile resmen göreve başlayacak. Ömer Kalyoncu başkanlığındaki hükümetin önünde yapması gereken zor ve takvime bağlanmış önemli sorunlar var…
Cumartesi gün CTP-UBP hükümet programının Meclis’te tartışıldığı oturumu televizyondan izlemeye çalıştım.
Ancak doğruyu söylemek gerekirse, muhalefet milletvekilleri, özellikle de DPUG Genel Başkanı Serdar Denktaş ile TDP milletvekili Mehmet Çakıcı’nın konuşmaları programın içeriğine değil, hükümtin kuruluş süreciyle alakalıydı.
Hatta Denktaş, kendisine yönelik basında yer alan, “rüşvet” iddialarını, Trükiye ile bu yüzden bozulan ilişkilerini anlattı. Hükümet ortağı olmamasını buna bağlar gibiydi.
Muhalefetin konuşmalarındaki ortak kanı, hükümetin Türkiye’nin istemi doğrultusunda kurulduğu ve ömrünün fazla uzun olmayacağı yönündeydi….
Aslında Cumartesi günkü Meclis’e damga vuran muhalefet parti vekillerinden çok, özellikle de UBP’li vekillerin yaptıkları konuşmalardı. Belki de siyasi tarihimizde ilk kez, iktidara mensup vekillerin hükümete yönelik konuşma ve eleştirileri muhalefet sıralarından alkışlanıyordu…
UBP milletvekillerinden kabinede kendisine yer bulamayanlar, sanki muhalefet milletvekili gibiydiler.
Örneğin, UBP kurultayında aday olacağını açıklayan Ersin Tatar ile ismi olası adaylar arasında geçen Nazım Çavuşoğlu, resmen ana muhalefet görüntüsü verdiler…
Ersin Tatar, CTP’nin aldığı kararları UBP’nin nasıl hazmedeceğini merak ettiğini söylerken, hükümetle ilgili eleştirilerine devam edeceği sinyalleri verdi. Hükümet programında yer alan bir çok madde için “kaynak yok, para yok” eleştirisi yaptı…
Nazım Çavuşoğlu’nun, “Biz desteğe hazırız, yeter ki hükümet içindeki arkadaşlar vizyon ortaya koyabilsin. Bu seçenek de tüketilirse yeni oluşumların bu ülkede olmaması imkansız hale gelir. Herkes bu bilinçle bu hükümete destek verecektir…” sözleri ise, ileriye dönük önemli mesajlar içeriyordu…
Hatta, koalisyonun oluşumunda katkısı bulunan ve koalisyon temaslarına da katılan Ersan Saner bile, programdaki bazı maddelere katılmadığını ifade ederken, özellikle UBP’nin “özelleştirme” prensibinden vazgeçmeyeceklerini söylemesi dikkat çekiciydi…
Sonuç olarak, tabii ki muhalefet muhalefetliğini, iktidar ise üzerine düşenleri yapacaktır. Hep diyoruz, ilk kez bu kadar zıt iki görüş bir araya gelme başarısını göstermişse, başarmaktan başka çareleri yoktur…
Başarının yolu bellidir, devletin ekonomisini, eğitimini, sağlığını çağdaş hale getirmek…
Halkın gelir düzeyini ve refahını yükseltecek ve kamu kaynaklarına gözü gibi bakıp, çarçur etmeyecek bir anlayış ve uygulama…
Hepsinden de önemlisi hukuk devletinin gereklerini yerine getirmek, adam kayırmacılık, partizanlık, iş bitiricilikten uzak durmak…
Bunların bir kısmı gerçekten maddi kaynak istese de, büyük bir kısmı için sadece inanmak ve kararlı olmak yeterli… İstihdam baskısı, ihale baskısı, kredi baskısıyla başa çıkmak için paraya ihtiyaç yok…
Bugün bu hükümet, zor bir görevle karşı karşıyadır. Geçmişte olduğu gibi, partilerin alınan kararlara oy birliğiyle destek verdiği bir durum yok. Aksine, yaklaşan kurultaylar, parti içi muhalefetleri kaşıyacak gibi. O nedenle hükümet, sadece ülkenin dağ gibi sorunlarıyla değil, kendi parti tabanlarıyla da baş etmek zorunda.
Son günlerde konuştuğum bakanlarda, gerçek anlamda bir kararlılık gördüm. Kim ne derse desin, bu hükümetin başarılarıyla tarihe geçeceği inancındalar. Bir misyonları olduğunu söylüyorlar. Verdikleri tavizlerin farkındalar ve ülkenin geleceği için başka bir şans kalmadığının da bilincindeler.
Sonuç olarak, mutlaka başarmak zorundalar. Hem ülke için, hem partileri için…
Ben bunu yapabileceklerine inanmak istiyorum…
YERİN KULAĞI VAR
İŞTE FARKIMIZ BU:
Rum gençlerle bizim gençlerin Kıbrıs konuusna bakış açıları yüz seksen derece farklı.. Biz bu adayı birlikte paylaşmaya hazır bir gençlik yetiştirirken, Rumlar ise tam tersine Türkleri düşmen gören bir gençlik yetiştirdiler. Önceki gün Lefkoşa'nın Rum tarafında, ellerinde Yunan bayrakları ile eylem yapan Rum gençleri KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya ağıza alınmayacak küfürler etmeyi marifet saydılar… İşin can acıtan tarafı, bu tür eylemleri gençlerin inanarak organize ediyor olması…
GÜVEN ZAAFİYETİ:
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, belki de kendi toplumuna moral vermek adına görüşmelerle ilgili yaptığı yapıcı açıklamalar, Rum yetkililer tarafından sürekli yalanlanıyor. Sayın Akıncı’nın bu açıklamalarını tamamen iyi niyete dayalı açıklamalar olarak kabul etsek bile, karşı taraftan anında gelen yalanlamalar sonrası kendisi zora giriyor. Son olarak iki tarafın sözcüleri de, karşılıklı olarak birbirlerinin açıklamalarını yalanladılar ve tam bir bilinmezliğe imza attılar. Yarın yapacakları bir başka açıklama, gerçek bile olsa, toplumun buna kuşkuyla bakması kaçınılmaz olacaktır…
KİMİN VEKİLİ:
Gerek Ersin Tatar, gerkese Zorlu Töre, ikisi de UBP milletvekili. Ancak her ikisi de son günlerde yaptıkları açıklamalarda kendi partilerini yerden yere vuruyorlar. Cumartesi gün Meclis’te görüşülen hükümet programı sırasında kürsüye çıkan Tatar, hükümete yönelik eleştirileri ile muhalefeti aratmadı. Merak ediyorum acaba Sayın Tatar bu kabinede görev alsaydı, yine aynı eleştirileri yapacak mıydı…
ÜNİVERSİTE SİYASETİN İÇİNDE:
Bir üniversitenin “şirket sorumlusu” hükümet hakkında görüş bildirip, “ihtiyatlı iyimseriz” diyor. Üniversite’nin bilfiil siyasetin içinde olmasının doğru olmadığının farkında ki, başkanı olduğu bir sivil toplum örgütü adına yapıyor açıklamayı. Bu nasıl bir demokrasidir ki, üniversitesi, otel, casino sahibi, uçak şirketi sahibi doğrudan siyasetin içinde. Şimdi bu durumda halk iradesinin mi sözü geçer, yoksa bu tür baskı gruplarının mı? Ancak ne yazık ki, bu ülkede icraatları ve siyasal şekillenmeleri çoktandır büyük şirketlerin çıkarları belirliyor. Bizler de bu durumu yargılamadan, kanıksıyoruz…
BİR DE KAVGAYI KESSEK:
KKTC üniversitelerine 2014 yılında 6 bin 156 öğrenci kontenjan hakkını kullanırken, bu yıl rakam 8 bin 97’ye ulaşmış. Öğrenci sayısında, ikibine yakın bir artış var bu yıl. Bir de üniversitelerimizin kendi aralarındaki rant kavgaları internet sitelerine düşmese, bu sayının daha da artması işten bile değil. Kendi aralarındaki kavgaya son verip, biraz da eğitimin kalitesini yükseltmeyi başarabilseler sorun kalmayacak ama, ne yazık ki, eğitim de ticarete kurban gidiyor…
DURAKLA İŞ BİTMİYOR:
Girne Belediyesi, Girne-Lapta dolmuşlarının yarattığı trafik terörüne çare olarak, dünya kadar masraf edip, yeni duraklar inşa ediyor. Oysa o dolmuşçular asla o duraklarda durmuyor. Canları nerede isterse oradan yolcu alıp, yolcu indiriyor, arkadan gelenin yolunu keserek, tehlikeli bir şekilde yola çıkabiliyor. Köşe başlarında yolcu bekleyenler, direksiyonda sigara içenler ha keza. Sadece bu hatta 40 kadar yasal minibüs var. Kaçaklar hariç… Dolayısıyla boş çıkıp, yolcuyu yoldan topluyor. Durak yapmakla iş bitmiyor, Bölgedeki üç belediyenin, polisle işbirliği halinde, sıkı bir denetim de yapması gerekiyor…
ZİRVEDEKİLER
Doç. Dr. Hüseyin Işıksal: “İki geniş tabanlı partinin bazı şeyleri düzeltmek için ciddi fırsat eline geçti. Umarım gerek CTP, gerek UBP siyasetçileri partizanlığı kenara atarak, Kıbrıs siyasetine güven kalmadı diyen kurtarıcılar ortaya çıkmadan, gemiyi çıkılmaz bir noktadan tekrar yavaş yavaş denize götürür. Başkanlık sistemi gibi çeşitli modellerle ve iyi kadrolarla ileriye gidilebilir. Aksi takdirde ülke bataklığa doğru gider…”.
DİPTEKİLER
Çözüm Değil, Sorun Yaratan Siyaset: Sanki sorunsuz, dertsiz, bir devletiz de, öyle 52 günlük bakanlarla iş götürüyoruz. Tıkır tıkır işleyen bir sistemimiz olsa, bakan kim gelirse gelsin mesele olmaz, bürokrasi zaten ne yapacağını bilir, Bakan da koordinasyon görevi yapar. Ama Kıbrıs’ın Kuzey’i hala daha feodal sistemle, günü birlik kararlarla yönetilen bir ülke ve bundan dolayı da dağ gibi sorunları var. İşte son Başbakan Yardımcısı, emrine 5 bakanlık verilen Menteş Gündüz, “üç konuya eğildim, ama bitiremedim” diyor. Sadece bu örnek değil, bir yılın içinde bir kaç kez değişen bakanlıklar da gördük. Devletin devamlılığı hak getire… Sorunlar büyük, ama ne yazık ki, siyaset sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor…
































