Köşe Yazarları

UBP’DEKİ BARONLARIN KUKLASI…


Meslekten gelen bir dostluğumuz var.

Ama sadece benimle değil.

Daha ötede dün fark ettim ki herkesle dostluk ve iyi ilişkileri var.

Havadis yazarı Mehmet Moreket şaka yollu takıldı;

“Başbakan ile anılarımın kitabı yazacağım” dedi.

Karşılıklı gülüştüler.

“Eksik bırakma her şeyi anlat” diye tamamladı, cesur bir tavırla.

Mehmet Moreket “geldiği yere tırnaklarıyla kazıyarak geldi” diye bir yorumda bulundu.

Daha Başbakan değilken, Maliye Bakanı değilken, milletvekili değilken, İstanbul’dan henüz yeni gelmişken bile köy köy gezerek ve kendi öyküsünü tek tek yazarak bu günlere ulaşmış.

“Bir Pazar günü, köy kahvesinde oturup köylülerle sohbet ederdi” diye anlatılıyor.

Otomatik olarak “Pazar günü sabah sabah niye ailesiyle değil de köylülerle birlikte olurdu” sorusu soruluyor.

Basit bir cevap veriyor: “Halkın arasında olmak lazım…”

***

Ulusal Birlik Partisi ve Başbakan Ersin Tatar Havadis’in geleneksel fasulye yemeği konuğuydu dün.

Daha önce yazmıştım, tekrar edeyim; İlk konuğumuz rahmetli Rauf Denktaş idi.

“Her gün et yemekten usandım fasulye yapın” diyerek sipariş vermişti.

Eski binamızda asansör yoktu ve merdivenler (bir mühendislik harikası sonucu) bayağı dikti.

Rahmetli yeni protez ameliyatı olmuştu ve biz panik halinde “fasulyeyi alalım ve biz size gelelim” diye haber göndermiştik.

Yanıtı şöyle olacaktı: “Ben ihtiyar değilim, hazırlayın masayı geliyorum…”

Rahmetli Denktaş’tan sonra geleneksel hale geldi “Havadis fasulye yemeği.”

Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, üst düzey devlet görevlilerinin yanında dünyaca tanınmış bilim insanları (Türkiye büyükelçisi hariç) onlarca büyükelçi, sanatçılar ve ezcümle misafirlerimiz oldu.

Son misafirimiz de, dün,  yeni hükümetin Başbakanı Ersin Tatar oldu.

***

Hemen belirtmeliyim ki Ersin Tatar “kızmak isteseniz de kızamadığınız” bir modele dahildir.

Bu topraklarda sadece siyasetin değil insan ilişkilerinin enteresan tarzının tümü Ersin Tatar’da vardır.

En gergin konular bile ilginç bir espri anlayışı ile konuşulur.

Genç muhabirler sordu;

“Ankara’nın kuklası mısınız?”

Yanıt verdi;

“Meslek hayatı boyunca öğretmenlik yapmadı, geçsin bu ağızları…”

***

Dün şunu gözlemledim;

Ersin Tatar, parti içi çıkar baronlarının kuklası olmayacak…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı