Yerel seçimler dolayısıyla UBP’de ertelenen kurultay hesapları yeniden gündem oldu. Özellikle Lefkoşa’da adayları Hasan Sertoğlu’nun seçimi farklı kaybetmesi ve ortaya atılan iddialar, parti içindeki kurultay hesaplarını yeniden gündeme taşıdı…
Yaılan suçlamalarda ortaya çıkan ortak iddia şu; “seçimler nedeniyle Özgürgün’e karşı adaylık açıklamalarını erteleyenler, Özgürgün’ün başarısız olması için, adaylar için çalışmak yerine kendilerine çalışmayı tercih ettiler”… İstifa edenler de, Sertoğlu da bunu ima ediyor.
Öyle veya böyle, seçimler de bittiğine göre UBP’de artık hesaplar Kasım ayının ilk günlerinde yapılması beklenen kurultay üzerine… Ve doğal olarak, çoktandır hazırlanan adaylar da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladılar…
Adaylıklarını resmen ilan etmeseler de Ersin Tatar, Faiz Sucuoğlu ve Sunat Atun şimdilik öne çıkan isimler. Zaten onlar da aday olacaklarını inkar etmiyorlar, hatta aylardır da üyeler üzerinde nabız yoklaması yapıyorlar…
Şimdi gelin isimini yazdığımız bu üç vekile ve kurultayda ne yapabileceklerine daha yakından bakalım.
Ersin Tatar 2015 yılındaki UBP kurultayında Özgürgün’e karşı aday olmuş ve ikinci tur oylamada 3 bin 540 oy alan Hüseyin Özgürgün karşısında 2 bin 716 oy alarak kurultayı kaybetmişti. O günden bugüne çalışmalarına hiç ara vermemiş ve hafta sonlarını ailesiyle değil, köyleri gezerek, üyelerle bire bir temas ederek bu kurultaya hazırlanıyor. 2015’de 9 bin kusur üye varken, bugün oy kullanma hakkına sahip 12 bin üyeden bahsediliyor. Yani bu rakam parti içindeki dengeleri önemli oranda etkileyebilecek bir sayı. Tatar’ın bu kurultayda tek başına değil de, UBP’nin bazı önemli isimleriyle bir ittifaka girebileceği yine bize gelen iddialar arasında. Geçen kurultayı 824 oyla kaybettiğini de unutmamak lazım. Bence Tatar, Kasım ayında yapılacak kurultayda önemli bir şansa sahip…
Bir başka aday Faiz Sucuoğlu, diğer iki adaya göre partide çok daha yeni ama örgütlerle olan sıcak teması onu öne çıkarıyor. Özellikle Lefkoşa bölgesinde ciddi bir desteği olduğunu hatta, diğer adaylara karşı merkezde çok daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Tabanın geniş bir kesimince, Özgürgün’den sonra UBP’nin müstakbel başkanı olarak görülüyor. Yine son günlerde Sucuoğlu’yla ilgili olarak konuşulan çok ciddi iddialar var. Şöyle ki, Sucuoğlu ile Özgürgün’ün cumhurbaşkanlığı konusunda bir mutabakata vardıkları ve Sucuoğlu’nun Genel Başkanlığına karşılık Özgürgün’ün, partinin adayı olarak cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi… Kısacası Sucuoğlu, parti başkanlığına karşı Özgürgün’e, cumhurbaşkanlığı makamını öneriyor. Dediğim gibi bunlar şimdilik sadece bir iddia olarak kalsa da, olmayacak şeyler değil…
Ve son aday olarak adı geçen Sunat Atun. Son dönemlerde, partide önemli görevler üstlenmiş birisi. Derviş beyden sonra başkanlığı yeniden Mağusa’ya taşıyabilecek bir isim. Atun’un parti içi destekçileri kadar güvendiği bir başka destek ise denizaşırı… Oradaki sıcak ilişkilerinin kurultayda ona ne getirip, ne götüreceğini bilemiyoruz. Denizaşırı bu desteğin ters tepme ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerek. Diğer iki aday Tatar ve Sucuoğlu’na karşı üyedeki desteği daha az gibi görünse de, yine de sürpriz yapabilecek bir isim. Zaten kendisi de adaylığı konusunda kararını nabız yoklamaları sonunda vereceğini söylüyor…
Mevcut Başkan Hüseyin Özgürgün, kurultayda aday olacağını birkaç kez dile getirdi. UBP’nin bu üye yapısıyla da en şanslı isim olarak duruyor. Ama hakkındaki iddialar, siyasetten soğuması ve geleceğiyle ilgili farklı bazı planlarının olması, adaylık konusunda geri adım atmasına neden olabilir diye düşünüyorum…
Ve UBP kurultayında sonucu belirleyecek olan en önemli ismi sona bıraktım. Hepinizin de tahmin edeceği gibi bu isim, partinin Onursal Başkanı Derviş Eroğlu. Derviş beyin, kurultaya üstünde mutabakata varılacak tek adayla gidilmesinden yana olduğu söyleniyor. Ancak, şimdilik bunun mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Her üç aday da Derviş beyin desteğini almanın, diğer rakipler karşısında kendilerini bir değil, iki adım öne atacağını biliyorlar. Yani Eroğlu’nun desteği çok önemli. Derviş bey kurultayla ilgili henüz hiçbirine karşı net bir mesaj vermese de, benim şu ana kadar gördüğüm, Sucuoğlu’nun bu desteği alma konusunda diğerlerine göre bir adım önde olduğudur…
Önümüzde daha dört aylık bir süre var ve Kasım’a kadar köprülerin altından daha çok sular akacak. Belki sürpriz bazı isimler daha çıkacak, bilemeyiz. Anacak sonuç olarak UBP’de kartların yeniden dağıtılmaya başladığını ve oyunun, dağıtılan bu yeni kartlarla oynanacağını söyleyebiliriz…
YERİN KULAĞI VAR
ENTRİKA HER YERDE:
Yerel seçimler, partilerin içlerini karıştırdı. En son ve ilginç istifa da YDP’nin Lefkoşa için aday gösterdiği Mehmet Ünal Bay’dan geldi. O da seçim sürecinde kendisine karşı entrikalar çevrildiğinden, “insan onuruna yakışmayan” hasmane tutumlarla karşılaştığından şikayet ediyor. Yeni de kurulsa, eski de olsa, partiler entrika hastalığından kurtulamıyor…
KTAMS BUNA NE DİYECEK:
Sendikanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yaptığı eylemin ardından konuşan Bakan Çeler, personel eksikliğini kabul etti, eylemi de destekledi. Ancak şunu da vurguladı; “Sırf bir bakan bürokratlarını değişmiyor diye eylem yapılıyorsa ben bundan üzüntü duyarım…. Sendikanın maalesef bize söylediğiyle, yaptığı açıklamanın birbirini tutmadığını söylemek zorundayım”. Bu büyük bir iddia. Şimdi KTAMS’ın buna bir yanıtı olmalı…
EL İNSAF:
Bizdeki hiçbir hükümet, Kıbrıslı Türklerin güneyden alış veriş yapmasına, hatta maaşını güney çarşısına akıtmasına karşı, “bu işi nasıl engellerim” gibi yasaklayıcı bir zihniyeti savunmadı. Ama görüyoruz ki komşu hiç de öyle davranmıyor. Akaryakıt alımında kuzeye yönelenlere ne yapacaklarını düşünmeye başladılar ve Başsavcılığa sordular. Sonunda, “vergisiz” olduğu gerekçesine sığındılar ceza kesmeye karar verdiler. Ancak Yeşilhat tüzüğüne göre, belli miktarda kişisel ihtiyaçlar gümrüğe tabi değil. O zaman “ticari” olanlara ceza kesmeye karar vermişler. Ama uygulamalarının caydırıcı olacağı kesin.
AZITTILAR:
Bugüne kadar güneyden kuzeye kaçak et konusunda çok haber okuduk. Sınır kapılarında 100 kilo ve üstü kaçak et yakalandığını da çok duyduk. Ancak artık tonlarcası bir anda geçiyor. 6 ton eti taşımak için tır gibi kamyona ihtiyaç var. Bunu gümrükten nasıl geçirmeyi düşündüler, o da ayrı bir konu ama, hükümet kuzeydeki et fiyatlarına çözüm bulamazsa, bu tatlı rant başımızı daha çok ağrıtacak. Çünkü etler artık kilo ile değil, tonla getiriliyor…
YA BİZDEKİ CASINOLAR:
Limasol’a bağlı Zakaki’de, “Cyprus Casinos” adlı ilk “uydu” kumarhane dün açıldı. Bizde ise onlarcası yıllardır zaten faaliyette. Güneyde casino açılması bizdekileri nasıl etkileyecek bilemem ama, oradaki uygulama dikkatimi çekti. Casino, 24 saat hizmet verecek ve yaklaşık 600 kişinin çalışacak, çalışanların yüzde 75’i de “Kıbrıslı” olacak. Bir de bizdekilerde çalışanları düşündüm, bırakın yüzde 75’i, çalışanların yüzde 10’u bile Kıbrıslı değil. Bizim dışımızda her milletten çalışan var maşallah…
GÜNEY’DE CEZALAR ASTRONOMİK ARTIYOR:
Trafik kazalarında güney Kıbrıs’ın da bizden farkı yok. Düşünmüşler taşınmışlar, çareyi caydırıcı olması açısından, cezaları artırmakta bulmuşlar. Buna göre, araç kullanımı esnasında cep telefonu kullanmanın cezası 85 euro’dan 300 euro’ya,helmet takmama cezası 600 euro, sürat limiti aşımında km başına 1 euro olan ceza olan ceza; 5 euro’ya çıkarılmış. Bizde de acilen ellenmesi gereken bir düzenleme bu. İş paraya gelince, ister istemez daha dikkatli olacaklar. Biz ne zaman adam akıllı dokunacağız bu cezalara?
ZİRVEDEKİLER
Sanayi Bölgeleri Nihayet: Sanayi bölgelerinin pis, harap, düzensiz hali her gündeme geldiğinde, bölge sakinlerinin de bunda sorumluluğu olduğunu, kendi içlerinde bir yönetimle en azından kirliliğin önüne geçebileceklerini yazarım. Devlet de bunca zamandır hem bölgeyi adam etmeyi başaramadı, hem de bir düzenlemeyi aklına getirmedi. Meclis’ten geçen yeni düzenlemeyle tüm paydaşların sorumlulukları ve yetkileri netleştiriliyor, para cezasından, faaliyeti durdurmaya kadar yaptırım getiriliyor. Umarız uygulanır da…
DİPTEKİLER
Kaçakçının Artan Cesareti: Et kaçakçılığı sıradan bir olay haline geldi diyoruz da, bu kadar da değil. Miktardan bahsetmiyorum. Daha önceden de yüklü miktarda kaçak et yakalandı. Ama bu defa, “üstü açık” bir kamyonette ve dikkat buyurun, mükemmel paketlenmiş, paletler üzerinde tam 6 ton… Yani sanki da yasal olarak geçecekmiş gibi. Bu cesareti arttıran nedir acaba..?
































