KıbrısManşet

“UBP şartlı hükümet kurmaz”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar, partinin çalışmaları ve mali durumu hakkında bilgi verdi. Tatar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “sağda tek aday” iddialarına da açıklık getirdi

“ALENGİRLİ İŞLERE GİRMEYİZ”: Tatar: Hükümet ortağı partilerden milletvekili kapma çalışmasına yönelik iddialar var. Biz böyle alengirli işlere girmeyiz. Böyle tertiplere girmek de zaten bize yakışmaz. Bu hükümet gidebildiği kadar gitsin. Benim illaki ‘yarın sabah hükümet kurayım’ diye bir gailem yok

 

“ÇATI ADAY ASLA”: Tatar: İktidara gelmemiz koşulu ile Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ı sağın tek adayı olarak gündeme getireceğimiz iddiası asılsız. Bizim için şartlı hükümet kurma söz konusu olamaz. Çatı aday da gündemde yok. UBP kendi adayının arayışı içerisindedir

 

“TEMENNİM HÜKÜMET YÖNETMEK”: Tatar: Ekonomi ve maliye konularında kendimi geliştirmiş bir kişi olarak iddialıyım. Temennim tabiî ki hükümet başında olmaktır. Ama cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağım konusunda şu anda kesin konuşmak istemiyorum. Malum, siyasette ne zaman ne olacağı belli olmaz

 

“YARGILAR DEĞİŞEBİLİR”:Tatar: Şimdi, ‘şu parti ile koalisyon kurmam’ demem doğru olmaz. Zaman içerisinde bazı yargılar değişebilir. UBP, TKP ile de hükümet kurdu bu ülkede, ‘CTP ile mümkün değil’ dediler, CTP ile de DP ile de hükümet kurdu. Dolayısı ile günün koşullarına göre bunu belirlemek lazım

 

 

Duygu ALAN

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar, partinin “halk ile iç içe” siyaset anlayışı ile çalışmalarını ülkenin dört bir yanında sürdürdüğünü kaydederek, “Bu şekilde dinamizm ve ortaya koyduğumuz bu siyaset anlayışı gerçekten destek bulmuştur. Partiyi de toparlama noktasında bir adım olmuştur” dedi.

Bölgelerde yürüttükleri çalışmalar ve ortaya koydukları siyaset anlayışı ile kararsız kesimi de kazandıklarını belirten Tatar, “İddia ederim ki, bugün bir seçim olsa tek başına iktidar oluruz” diye konuştu.

UBP’nin mali durumu hakkında da bilgi veren Tatar, UBP’nin 2.5 milyon TL borcunun 1.6 milyon TL’ye düşürüldüğünü, mevcut yönetim anlayışı ile 1 yıl içerisinde tüm borcu kapatabileceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ortaya atılan iddialara açıklık getiren Tatar, ayrıca 4’lü koalisyon hükümeti hakkındaki düşüncelerini de kamuoyu ile paylaştı.

UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, Havadis’in sorularını yanıtladı.

 

Soru: Ulusal Birlik Partisi, kurultay sonrasında daha görünür oldu, insanlarla temas halinde. Bu yeni bir strateji mi? Bunu nasıl sağladınız?

 

Tatar: “Benim zaten kişiliğinde samimiyet var. Ayrıca halkın içinde olma benim siyaset anlayışımdır. Sadece halk ile değil. Sivil toplum örgütleri ile de yakınım. Her faaliyetlerine katıldık, görünür bir siyaset yaptık. Bunu tabiî ki tek başıma yapmadım. Partililerimiz de keza toplumun her kesimi ile iç içe. Bu insanların çoğunun kendileri de siyasetin içerisinde. Bizim parti meclisimiz 119 kişidir, hepsinin de siyasette hedefleri vardır. Belki belediye meclis üyeliğine adaylığını koyacaktır veya belediye başkanlığına adaylığını koyacaklardır. Belki de ileride milletvekili olmak isteyeceklerdir. Bu şekilde dinamizm ve ortaya koyduğumuz bu siyaset anlayışı gerçekten destek bulmuştur. Partiyi de toparlama noktasında bir adım olmuştur. Gittiğimiz her yerde kitle toplantıları yapabiliyoruz. Ben memleketi secim varmış gibi dolaşmaya devam ediyorum. Meclisteki çalışmalarımızı zaten herkes görüyor. Kalan vaktinizi halkla ilişkilere ayırıyoruz bu da rağbet görüyor. Kadın kollarımız ile gençlik kollarımız da halkla ilişkiler anlamında çalışmalarını devam ettirmektedir. Halkımızla kenetlenmiş durumdayız. Bu birlik beraberlik hepimize yarar. Çünkü bizim liderliğimizde, bu çalışma temposu ile insanlar gerçekten bunu partinin bir başarısı olarak görmektedir. Yıllardan beridir böyle bir birlik beraberlik, böyle bir toparlanma görülmemiştir. Ulusal Birlik Partisi her zaman secime de hazır olmak zorundadır. Bölge bölge oy dağılımlarına baktığımız da iddia ediyoruz ki bugün seçim olsa tek başına iktidar oluruz. Tabanının da halkımız da bunu bekliyor.”

 

Soru: Partililerin dışındakilerin Ulusal Birlik Partisi’ne ilgisi ne düzeyde?

 

Tatar: “Ben oyumuzun çok arttığını düşünüyorum. Çünkü eski dönemlerde Ulusal Birlik Partisi, kendi başına hareket ettiği için, halkın içinde olmadığı için geniş kesimlerden oy alamıyordu. Anketlere bakıldığı zaman yüzde 40’a yakın kararsızlar vardı. O kararsızlar, partilere bir oranda dağılıyordu. O kararsızlar şimdi seçim olsa Ulusal Birlik Partisi’ne oy verecekler. Çünkü o temizliği, samimiyeti ve şeffaflığı bende gördüler. Ben bizzat onlardan duyuyorum, halk net bir şekilde bunu söylüyor.”

 

Soru: Kurultay öncesinde hesaplara ilişkin tartışmalar vardı. Şimdi genel başkan olarak gözlem ve tespitleriniz neler?

 

Tatar: “Ben açık ve net bir insanım, partiye de söyledim. Su anda bir komite kurulmuştur. 2011’den buyana hesaplar yapılmaktadır. Çünkü Siyasi Partiler Yasası’na göre, muhasebe kurallarına göre hesaplarını tanzim edip Anayasa Mahkemesi’ne sunman gerekir. Anayasa Mahkemesi de bunları incelenmesi için Sayıştaya iletir. 2011 yılından beri bu hesaplar yapılmaktadır ve ilgili makamlara verilmiştir. Bir takım raporlar var. Bunlar da ilgili makamlara iletilmiştir.”

 

Soru: Ulusal Birlik Partisi’nin mali durumu nasıl?

 

Tatar: “Ben geçen gün Parti Meclisi’ne de bilgi verdim. 2.5 milyon TL’ye yakın bir borcumuz vardı. Bunu 1.6 milyon TL’ye düşürdük. Demek ki, bu şekilde bir yönetim anlayışı ile 1 yıl içerisinde tüm borcu kapatırız. Bu borçlar bankalara, piyasalara olan borçlardır. Secim zamanından kalma bir takım faturalardır. Ancak partinin devamlılığı söz konusu olduğu için bu bizim borcumuzdur. Ödüyoruz. Sıkıntı yok.”

 

Soru: Sürekli iktidara gelmekten söz ediyorsunuz. Siyasi kulislerde, hükümet ortağı partilerden milletvekili kapma çalışmasına yönelik iddialar var. Ulusal Birlik Partisi bu yolla bir hükümet kurar mı?

 

Tatar: “Benim de arkadaşlarımızın da böyle bir düşüncemiz yoktur. Biz öyle oyunlarla yürümeyiz. Zaten Siyasi Partiler Yasası’na göre bir milletvekili transfer olamaz, ancak partisinden istifa edip bağımsız olabilir. Ama zaten öyle tertiplere girmek bize yakışmaz. Bu hükümet gidebildiği kadar gitsin. Benim illaki ‘yarın sabah hükümet kurayım’ diye bir gailem yok. Ben şu anda ana muhalefet partisi olarak görevimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Yapıyorum da. Ama hükümet gün gelir bozulursa, görev bize verilirse, o zaman biz hükümet kurmak için çalışmalarımızı yaparız. Ama böyle alengirli işlere girmeyiz.”

 

Soru: Size göre ufukta bir erken seçim var mı?

 

Tatar: “Şu anda erken seçim gündemde yok. Ama bu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne olup ne bitecek bilemiyorum. Herkes aday olacak. O dönemde bu erken seçim gündeme gelebilir. Biz de erken seçime hazır olduğumuzu tekrar ifade edelim.”

 

Soru: Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik söylemler son dönemlerde tüm siyasi partilerde arttı. Ulusal Birlik Partisi’nin iktidara gelmek koşulu ile Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ı sağın tek adayı olarak gündeme getireceği iddiası var. Böyle bir projenin içinde UBP yer alır mı?

 

Tatar: “Eğer bir hükümet durumu olacaksa kesinlikle ve kesinlikle şartlı bir şey kabul etmiyoruz. Öyle bir durum olursa Ulusal Birlik Partisi hükümet kurar. Çatı aday da gündemde yok. Ulusal Birlik Partisi kendi adayının arayışı içerisindedir. Bu partinin yetkili kurullarında karara bağlanacaktır.

 

Soru: Siz cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünüyor musunuz?

 

Tatar: “Benim şuanda genel başkan olarak görevim, toparlamaktır. Ben her zaman ekonomi ve maliye konularında kendimi geliştirmiş bir kişi olarak iddiaları olan bir kişiyim ve kurultay çalışmalarında da çok şeyler söyledim. Temennim hükümet başında olmak, hükümet yönetmektir. Ama cumhurbaşkanlığına aday olma düşüncem var mı buna da şuanda kesin cevap vermek istemiyorum. Siyasette ne zaman ne olacağı belli olmaz.”

 

Soru: Yeniden bir seçim olsa ve sandıktan çıkan sonuçlar koalisyon hükümeti sonucunu doğurursa hangi parti ile koalisyon kurmazsınız?

 

Tatar: “Benim şimdi, ‘şu parti ile koalisyon kurmam’ demem doğru olmaz. Çünkü, zaman içerisinde bazı yargılar değişebilir. Ulusal Birlik Partisi, TKP ile de hükümet kurdu bu ülkede, ‘CTP ile mümkün değil’ dediler, UBP, CTP ile de yine DP ile de hükümet kurdu. Bir tek HP ile kuramadık, çünkü HP de yeni kuruldu ve ilk defa meclise girdi. Dolayısı ile günün koşullarına göre bunu belirlemek lazım. Bu sorunun aslında anahtar cevabı şudur; bir hükümet kurduğunuzda o hükümetin çalışabilmesi lazımdır. Mecliste, komitelerde ağırlığının olması lazımdır. 26-27 milletvekili ile hükümet etmek çok zordur. Çünkü bir nisap meselesi vardır. Nisabı bile sağlayamazsınız ve günün sonunda o meclisi açamazsınız. Meclisin çalışabilmesi lazımdır, bunun için de belli bir sayıya ihtiyaç vardır. O sayının yakalanması hükümet kurma aşamasında çok önemlidir diye düşünüyorum.”

 

Soru: Türkiye ile ilişkileriniz nasıl?

 

Tatar: Önemli olan bir şeyleri yapabilme umudunu halk verebilmektir. UBP, şuanda teşkilatları, kadroları ile çok güçlüdür. Her konuda uzman arkadaşlarımız vardır, o koltukları hakkı ile doldurup hizmet edebilecek arkadaşlarımız vardır. Türkiye ile de yakın temaslarımız vardır. Bunu gerçekten önemsiyorum.  Çünkü bu ülkenin Türkiye’nin desteğine mutlak ihtiyacı vardır. Bu hükümetin hala daha ekonomik protokolün imzalamamış olması ve bunun sebebini de açıklayamaması bir zafiyettir. Çünkü bu ülkenin, bu bütçenin kesinlikle Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Hali ile bunları da düzenleyebilecek, yönetebilecek, faydalarını ve desteklerini topluma verebilecek kadro Ulusal Birlik Partisi’ndedir. UBP’nin hükümette olmadığı bir hükümetin açık açık zafiyetleri oluyor ve halkın beklentileri de karşılık bulmuyor. Halk moral bozukluğu içerisinde, devletine olan inancını yitiriyor.”

 

Soru: 4’lü koalisyon hükümetini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Tatar: “Bu dörtlü koalisyon hükümetine bütçe görüşmelerinde bir isim taktım ve bu isim yer de buldu. ‘Al gülüm ver gülüm hükümeti’. Bunun sebepleri de bellidir.  Bugün Dome Otel meselesinde o yöntemin çok yanlış olduğunu kendileri gibi diğer partiler de biliyorlar ama göz yumuyorlar. Serdar beyin kendi istedi bir takim isler vardır, onlar da buna göz yumuyorlar. Eski videolar izleyin. Kudret bey ile Tufan beyin Serdar bey ile ne kavgaları var. Öte yandan bu vicdani ret olayı. Vicdani reddin meclise geleceğinde birçok milletvekilinin haberi yoktu. Ben biliyordum ki ret boyu vereceklerdi. Onun için Tufan bey ivedilik almadı. Komiteye gönderdi. Şimdi Kıb-Tek’te bir şeyler oldu, yine çoğunun haberin yoktu ve ret oyu verilecekti ama gündeme gelmedi. Kurumda yapılan toplu iş sözleşmesi ve birtakım işler. Biliyorsunuz daha iş dünyasından, tüketicilerden tepkiler var. Çünkü baktığımızda evet, herkes daha yüksek maaş alsın, helal olsun insanlarımıza ama para varsa. Eğer para yoksa günün sonunda bunu halk ödeyecekse, bu maaşları düzenlerken halka sorman lazım. Bu hükümet tam şeffaf değil. Bu Kıb-Tek olayında en azından hükümetin onayının olması lazım ama ben hükümetin onayı olmadığını biliyorum. Hâlbuki toplu iş sözleşmeleri benim bildiğim Bakanlar Kurulu’nun onayına tabidir. Burada hiçbir onay yok, hükümetin haberi de yoktur. Devasa bir kurum, yöneticilerini hükümet atıyor. Eğer hükümetin atadığı bu yöneticiler, orada kendi başına karar alıyorsa ve Bakanlar Kurulu’nun haberi yok, demek ki burada bir yönetim zafiyeti vardır. Kudret beyin Serdar beyin partisi böyle bir şeye karşı olurlardı vizyonları gereği ama baktım, tık yok.

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı