UBP “acı” istiyor

15 Ağustos 2018 Çarşamba | 09:10

Hükümet 15 gündür üzerinde çalıştığı ekonomik önlemler paketini olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu ile paylaştı. Ana muhalefet açıklanan tedbirleri etkisiz buldu

23 MADDELİK PAKET: Hükümetin meclisin bilgisine getirdiği 23 maddelik ekonomik önlemler paketi KDV’de indirim, vergide düzenleme, elektrikte yeni tarifelendirme ve KKTC vatandaşlarının istihdamının teşvik edilmesi yer alıyor. Hükümet, paketle ekonomik faaliyetlerin korunmasını hedefliyor

ACI REÇETE ŞART: Ana muhalefet UBP Genel Başkanı Özgürgün: Acı reçete olmadan krizden çıkılamaz. Bu ülke çok büyük sıkıntılar çekti ve hepsini aştı. Hükümetler gerekirse acı reçeteler kullanarak gerekli adımları atmalı. Bu iş Meclis değil hükümetin işidir

“ACIYSA ACI”: UBP Genel Başkan adayı Sucuoğlu: Eğitimde de kur sabitlemeye gidilmeli. Üniversitelere gelecek öğrenci sayısında azalma olabilir. Sıkıntının ayak seslerini duyuyoruz. Acı reçete ise acı reçete. Bu gençlerin adadan ayrılmasına izin vermemeli, tedbir almalıyız

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu “Ekonomideki son gelişmeler ve alınacak önlemler” gündemiyle saat 10.45’te olağanüstü toplandı. Toplantıya Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay başkanlık etti. Genel Kurul’da Denktaş’ın konuşması sırasında milletvekili tahsisatlarının kesilmesi konusunda tartışma çıktı. Toplantıda söz alan UBP milletvekilleri, hükümetin açıkladığı 23 maddelik önlemler paketini değerlendirdi, eleştirilerde ve önerilerde bulundu.

Başbakan Erhürman 23 maddelik önlem paketini açıkladı

Başbakan Tufan Erhürman, TL’nin değer kaybından kaynaklı ciddi bir ekonomik darboğazdan geçildiğine dikkat çekerek, hükümetin iki haftadır çeşitli çalışmalar yürüttüğünü, bu çalışma uyarınca alınacak önlemleri Meclis’le paylaşmak istediklerini söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun “Ekonomideki son gelişmeler ve alınacak önlemler” gündemiyle yaptığı toplantıda ilk sözü Başbakan Erhürman aldı.

Tufan Erhürman, bir yandan Maliye’nin öngörülen gelirlerinde düşüş yaşanırken diğer yandan halkın fiyatların yükselmesi nedeniyle sıkıntılar yaşadığını anlattı.

Döviz kurlarında yaşanan artışa işaret eden Erhürman, hükümetin sıkıntı bu boyutlara varmadan, Türkiye’deki seçimler öncesi bir çalışma yaptığını hatırlatarak o dönemde beklenenin seçimlerin ardından ekonomik şartların iyileşmesi olduğunu kaydetti.

Ancak durumun böyle gerçekleşmediğine işaret eden Erhürman hükümetin iki haftalık çalışmasını ve alınacak önlemleri öncelikle Meclis’le paylaşmak istediğini söyledi.

Yaşanan sıkıntıların tüm ülkenin ve tüm Meclis’in sıkıntısı olduğuna işaret eden Erhürman, bu önerileri Meclis’le paylaşacaklarını, önerilerde öngörülemeyen sıkıntılar varsa milletvekillerinin bunları dile getirmesi ve başka önerileri varsa bunu da belirtmelerini istedi.

23 maddelik paket:

1-     Temizlik ve bazı gıda ürünlerinde, yapılacak indirimin tüketiciye yansıtılması kaydıyla, KDV’de indirime gidilmesi.

2-     Restoran ve lokantalarda KDV indirimine gidilmesi.

3-     Beyaz eşyada KDV indirimine gidilmesi.

4-     Kredi kartı ve banka kartıyla ödemelerde vergi iadesinin geri getirilmesi. Bu iadenin form doldurularak değil elektronik şekilde gerçekleştirilmesi. Böylece vergide kayıt dışılığı ortadan kaldırmak amaçlanıyor.

5-     Döviz cinsinden kiralarda stopajın yüzde 13’ten yüzde 1’e düşürülmesi karşılığında döviz kurunun sabitlenmesi.

6-     Elektrikte tüketicinin bazı saatlerde daha ucuz elektrik kullanmasını sağlamak için çoklu tarifeye geçilmesi.

7-     İthalatta antrepoya giriş tarihindeki döviz kuru baz alınarak gümrükleme yapılması.

8-     Vatandaşlara mülk satışında altı ay süreyle 140 metrekare altında olan ilk konutta tapu devir harcını yüzde 1’e indirmek, bunun dışında kalanlar için yüzde 6’dan 4’e indirmek.

9-     Akaryakıt zamları yapılmaması dolayısıyla FİF’te ortaya çıkan açığın giderilmesi için alkol ve sarma sigara tütününde FİF artırımına gidilmesi.

10-   Belirli metrekarenin üzerindeki ve özellikle havuzlu konutlarda 6 aylık süre için bir defaya mahsus ek bir vergiye ilişkin düzenleme yapılacak.

11- Casinolar ve bet ofislerden 6 aylık süre için bir defaya mahsus ilave bir vergi alınacak.

12-   Emekli maaşı alıp yeni iş yapanların gelirleri için yeni vergi dilimleri üzerinden vergi hesaplaması yapılacak.

13-   Yabancılara mülk satışında arsa ve konut satışına ilişkin sınırlamalar korunacak. Yalnızca 6 aylık süreyle 1 apartman dairesi olan satın alma hakkı 3’e çıkarılacak. Yabancılara mülk satışında tapu devir harcı birinci daire için yüzde 3’ten 8’e, ikinci daire için yüzde 6’dan 9’a, üçüncü daire için de yüzde 6’dan 10’a çıkarılacak.

14-   Küçük esnafın birikmiş re’sen vergi borcunu kapatması için götürü usulle hesaplama sağlanacak.

15-   Bilançoların şirket değerlerini gerçek şekilde yansıtmasını sağlamak ve kayıt altında olmayan aktif değerlerin kayıt altına alınmasını sağlamak için bilanço barışıyla ilgili düzenleme yapılacak.

16-   Yükseköğretim öğrencilerinden alınacak sağlıkla ilgili kesintiler sağlık fonuna yatırılacak. KKTC’de ikamet eden yabancı uyruklularda da Sağlık Fonu için ödenek alınacak.

17-   Çalışma ve ikamet izniyle gelenlerin çocukları için asgari ücretin yüzde 5’i kadar ödenek alınacak. Buradan gelen gelir eğitim harcamaları için kullanılacak.

18-   Otellerde yerli ürün tüketimini artırmak için oteller ve yerli üreticiler arasında yapılan alım satım garantili sözleşmeler için teşvik düzenlemesi yapılacak.

19-   Esnafın birikmiş sigorta borçları dondurularak güncel ödemelerini yapabilmeleri sağlanacak. Düzenli ödeme yapanlara birikmiş borçlarını ödemeleri için kolaylık sağlanacak.

20-   Özel sektörde özellikle turizm sektöründe vatandaş istihdamı, devletin sosyal sigorta yatırımlarını desteklemesi benzeri yöntemlerle teşvik edilecek.

21-   Liman işçilerinin aldığı ücretlerde kur sabitlemesi yapılacak

22-   Devlet emlak malzeme dairesinin kiraladığı gayrı menkullerde, TL cinsinden geliri olan kiracıların kira bedellerinde kur sabitlemesine gidilecek

23-   Merkezi İhale Komisyonu tarafından yapılan tüm ihalelerde avans uygulaması yapılacak.

Bu dönemde bir seferberliğe ihtiyaç olduğunu anlatan Başbakan Erhürman maddeleri sıraladıktan sonra gelecek önerileri değerlendirmeye hazır olduklarını belirtti.

Denktaş’tan yurttaşa tasarruf çağrısı

Maliye Bakanı Serdar Denktaş ülke gelirlerinde bir kayıp yaşanıyorsa bunun karşılığında bir de gelir konması gerektiğine işaret etti.

Başbakan Tufan Erhürman’ın ardından kürsüye çıkan Denktaş, bunu gazinoların gelirlerini artırarak, yabancıların mal alımlarında vergi artırımı yaparak sağlamaya çalıştıklarını belirtti.

Öte yandan sadece hükümetin alacağı kararlarla sorunun tamamen çözülmesinin mümkün olmadığını kaydeden Denktaş, devlet dairelerinden başlayarak odalarda iki klima varsa birini çalıştırma, izaz ikramlarda daha tasarruflu davranma gibi önlemler alınması gerektiğini anlattı.

Denktaş bunun her hane için geçerli olduğunu, her bireyin tasarrufa gitmesi gerektiğini dile getirdi.

Maliye Bakanı olarak daha fazla vergi toplamak için aslında vatandaşın daha fazla harcama yapmasını temenni ettiğini dile getiren Denktaş, öte yandan şartlar gereği tasarruf yapılması gerektiğini kaydetti.

Şartlar gereği kendisinin işe 5 gündür bisikletle gidip geldiğini anlatan Denktaş, herkesin kendisine uygun tasarruf yöntemini bulması gerektiğini belirtti.

Olağanüstü bir halden geçildiğine işaret eden Denktaş “Bu bizim dışımızda olan olayların etkisi” dedi.

Basında Euro’ya geçilsin yorumları olduğunu ancak bunun mümkün olmadığını anlatan Denktaş, yapılan önerilerin ayaklarının yere basması gerektiğini belirtti.

Özgürgün: Gerekirse acı reçeteler kullanılmalı

Daha sonra söz alan UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, ekonomiyle ilgili daha önce pek çok olağanüstü dönem yaşandığını kaydetti.

Ekonomik krizler her zaman olur diyen Özgürgün, Kıbrıs konusunda da birçok krizlerin yaşandığını olağanüstü toplantılar gerçekleştirildiğini söyledi.

Bugünkünden çok da ağır krizler yaşandığını, aylarca elektriksiz kalınan dönemler olduğunu söyleyen Özgürgün, atılması gereken adımları atmanın Meclis değil hükümetin işi olduğunu dile getirdi.

“Döviz 15 gündür yükseliyor”

Öte yandan gelinen aşamanın sadece döviz artışına bağlanamayacağını söyleyen Özgürgün, “Döviz artışından önce zaten birçok sorun vardı, döviz toplasan 15 gündür yükseldi” diye konuştu.

KKTC Merkez Bankası’nın para politikası enstrümanlarına sahip olmadığını ancak zaten bu enstrümanlara Avrupa’daki hiçbir merkez bankasının sahip olmadığını söyleyen Özgürgün, “İşin özü başka yerdedir” diye konuştu.

Başbakan’ın sıraladığı tedbirlerin maliye politikası tedbirleri olduğunu söyleyen Özgürgün, “Neden KDV indiriminde sadece lokanta temizlik ve beyaz eşya? En ciddi mesele gıdadadır” dedi.

Özgürgün devletin yapması gereken ödemeleri yapamadığını, zaten bu ödemeler yapılsa çiftçinin, taşımacının ve diğer kesimlerin rahatlayacağını kaydetti.

Özgürgün tasarrufun kamudan başlaması gerektiğini söyledi.

Hüseyin Özgürgün, acı reçete olmadan krizden çıkılamayacağını da sözlerine ekledi.

“Bu ülke çok büyük sıkıntılar çekti ve hepsini aştı” diyen Özgürgün, önemli olanın hükümetlerin gerekirse acı reçeteler kullanarak gerekli adımları atması olduğunu söyledi.

Denktaş: 13. maaşların ödenmesi de dahil sorun yok

Bunun üzerine yeniden söz alan Serdar Denktaş, bunun ilk kriz olmadığının doğru olduğunu kaydetti.

Daha önce 3 rakamlı enflasyon dönemleri de yaşandığını belirten Denktaş öte yandan o dönemde kullanılabilecek farklı enstrümanlar bulunduğunu dile getirdi.

Tek haneli enflasyon dönemine alışmış bir ortam için döviz kurlarında yaşanan artışın sıkıntı olduğunu anlatan Denktaş, yaşanan krizin TL’nin değer kaybından kaynaklandığını söyledi.

Mali açıdan 13. maaşların ödenmesi dahil sorun olmadığını anlatan Denktaş, sorunun reel sektörde yaşandığını belirtti.

O nedenle reel sektörle ilgili önlemler aldıklarını kaydeden Denktaş, dövizin yılsonuna doğru durumunun ne olacağının da bilinmediğini anlattı.

Denktaş yaşanan sorunun döviz kurlarındaki artıştan kaynaklandığını tekrarladı.

Tahsisat kavgası

Denktaş, milletvekili tahsisatlarındaki kesintiye de değindi.

Denktaş’ın konuşması sırasında, UBP Milletvekilleri Olgun Amcaoğlu ve Dursun Oğuz ile Denktaş arasında milletvekili tahsisatlarının kesilmesi konusunda tartışma çıktı.

UBP milletvekili Olgun Amcaoğlu “Bu uygulamayı onaylayan bürokrat varsa istifa edeceğim” dedi.

Denktaş “dışarıda insanlar kan ağlarken, kalkıp da bunu mu düşüneceğiz? Bunu mu konuşacağız. Anayasaya aykırı olduğunu düşünüyorsanız, Anayasa Mahkemesine gidin” dedi.

Arıklı: Tasarrufa RHA’lardan başlansın

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da, konuşmaları hayretler içerisinde dinlediğini söyledi.

Hükümetin ortaya koyduğu 23 maddeye baktığında bunun için yapılan çalışmaya değer miydi diye düşündüğünü dile getiren Arıklı, önerileri pansuman tedbirler olarak tanımladı.

Hükümetin bir şeyler yapıyor gibi görünmek için bu maddeleri hazırlayıp Meclis’i toplantıya çağırdığını savunan Arıklı, asgari ücretle geçinen bir vatandaşın hayvancının çiftçinin köylünün bu tedbirlerle sıkıntılarına çözüm bulup bulamayacağının sorulması gerektiğini dile getirdi.

“1994 krizi bundan büyüktü”

Ülkede ilk defa ekonomik kriz yaşanmadığını, 1994 krizinin bundan daha büyük olduğunu söyleyen Arıklı, o krizde KKTC yöneticisi pozisyonunda olanların aldıkları önlemlerle çok kısa sürede sorunu çözdüğünü belirtti.

Kriz dönemlerinde acı reçete kullanmak gerektiğini ve bu reçeteyi herkesin eşit şekilde içmesi gerektiğini söyleyen Arıklı, açıklanan maddeler arasında bunu göremediğini anlattı.

Milli Eğitim Bakanı’nın din dersleri konusunda ideolojik adımlar atarak Türkiye ile randevuları sıkıntıya soktuğunu savunan Arıklı, hassasiyetler göz ardı edildikçe bu sıkıntıların süreceğini ileri sürdü.

Türkiye’den para gelmesine ihtiyaç olduğunu dile getiren Arıklı, Birikim Özgür’ün bu konuda yazdığı bir yazıyı okuyarak kendisinin bu dönemde Meclis’te olmamasına üzüldüğünü kaydetti.

Tasarruf tedbirlerinin doğru uygulanması gerektiğini kaydeden Arıklı “Ek mesai ucubesinden kurtulmak gerekir” diyerek vardiya sistemine geçilmesi gerektiğini söyledi.

Arıklı milletvekili maaşlarının sürekli gündeme getirilerek milletvekillerinin hedef haline getirildiğini de söyledi.

“6 bin dolar alan ve hiçbir iş yapmayan yurt dışı temsilcileri neden konuşulmuyor” diyen Arıklı, ilgili kişilerin TC elçiliklerinde oluşturulacak Kıbrıs masalarında görevlendirilebileceğini söyledi.

Denktaş’ın bisikletle işe gidip geldiğini söylediğine işaret eden Arıklı, RHA araçlar konusunda tasarrufa gidilmesi gerektiğini söyledi.

Oğuz: Dağ fare doğurdu

UBP Milletvekili Dursun Oğuz, açıklanan maddelerin birçoğunun zaten normal zamanda da alınması gereken önlemler olduğunu söyleyerek, örneğin elektrik konusunda halkın cebini etkileyecek ciddi önlemler alınması gerektiğini belirtti.

Oğuz, esnafın zorda olduğunu, bu durumun yaklaşık bir yıldır devam ettiğini, önlemlerin geciktiğini söyledi.

Elektrik ile ilgili maddeye değinen Oğuz, en azından sıcaklar geçinceye kadar ihtiyaçlı kesimlere yönelik dört aylığına tek tip elektrik uygulamasına geçilmesi önerisinde bulundu.

Dövizle çalışanlara yönelik kur sabitlemesi yapılabileceğini dile getiren Oğuz, önlemlere yönelik “dağ fare doğurdu” nitelemesinde bulundu.

Oğuz, ev kiralarına yönelik de tedbir alınması gerektiğini söyleyerek, kiraların eğitim ücretinden daha fazlaya geldiğini, bu durumun da rahatlatılması gerektiğini belirtti.

Tatar: Önerileri önce biz duymak isterdik

UBP Milletvekili Ersin Tatar, hükümetin önerilerinin bugün bir gazetede yayımlandığını söyleyerek, “önerileri milletvekili olarak önce biz duymak isterdik” dedi.

Tatar, döviz kurlarının durumunu değerlendirerek, “Türkiye’nin borçları var ama bu yaşananları ekonomik felsefeyle açıklamak mümkün değil” dedi.

Döviz borçlarının yeniden yapılandırılmasının önemli olduğunu söyleyen Tatar, bu uygulamanın masrafsız yapılması gerektiğini belirtti.

Tatar, bankaların da bu ortamda “insaflı olmasını” isteyerek, Merkez Bankası’nın da denetim yaparak vatandaşın hakkını arayabileceğini kaydetti.

KDV düzenlemelerinde “keyfi uygulamalar” yapılmaması gerektiğini söyleyen Tatar, bunun sistemi bozabileceğini, kurun sabitlenmesinin daha yararlı olabileceğini savundu.

Tatar, hükümetin önerilerinin yasa gücünde kararname gerektirdiğini dile getirerek, Başbakanın her zaman hukuktan bahsettiğini ancak bugün yapılmaya çalışanın “hukuksuzluk olduğunu” iddia etti.

Canaltay: Bankaların tefecilik yapması önlenmeli

UBP Milletvekili Resmiye Canaltay, turizm sektörünün yerli halk tarafından tercih edilmediğini dolayısıyla yerli istihdamın teşvik edilmesinin işe yaramayacağını savundu.

Bankaların tefecilik yapmasının önlenmesi gerektiğini belirten Canaltay, eğitim ve turizmin iki önemli sektör olduğunu, turizmde Avrupa’da tanıtım yapılması ve öğrencilerin ev kiralarken dövizle değil TL ile bunu yapabilmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

Canaltay, zor günlerden geçildiğini Türkiye’nin krizden çıkmaması halinde buradaki tedbirlerin de işe yaramayacağını söyledi.

Sucuoğlu: (Turizmde) tehlike çanları çalıyor

UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu, Türkiye’nin hak etmediği şekilde dış kaynaklı suni bir kriz içinde olduğunu söyleyerek, dövizin düşme trendine girdiğini, bunun devam edeceğini umduklarını belirtti.

Sucuoğlu, eski bir siyasiye 200 bin TL tutarında bir araç alındığını söyleyerek, “Tasarruf deniyor, bisiklet deniyor.  Söylediklerimizle yaptıklarımız paralel gitmiyor” dedi.

Ülkenin ithalat ağırlıklı olduğunu, bu nedenle denge sağlamanın önemli olduğunu dile getiren Sucuoğlu, bu dengenin sağlanması adına turizm ve eğitimin önemli olduğunu ancak turizmde küçülme yaşandığını, gelen turist sayısının azaldığını ve bunun “büyük bir tehlike olduğunu” savundu.

Sucuoğlu, Avrupa’dan gelen turistlerde azalma olduğu gibi iç turizmde de azalma yaşandığını söyleyerek, istatistiki bilgi verdi.

Üretici ve hayvancıya yönelik herhangi bir önlem bulunmadığını dile getiren Sucuoğlu, bu sektörlerin “borç batağı” içinde olduğunu savundu.

Denetim olmadığından fiyatların sürekli arttığını söyleyen Sucuoğlu, denetim çağrısı yaparak, döviz düşse de fiyatların düşmeyeceğini belirtti.

Türkiye ile ilişkilerin önemine işaret eden Sucuoğlu, gerginliğe sebep olan adımların tekrar değerlendirilmesini temenni etti. Sucuoğlu, “Acı reçete gerekiyorsa, yapılmalı” dedi.

Eğitimde de kur sabitlemeye gitmek gerektiğini, üniversitelere gelecek öğrenci sayısında azalma olabileceğini dile getiren Sucuoğlu, “Sıkıntı yaşanacağının ayak seslerini şu anda duyuyoruz. Acı reçete ise acı reçete. Bu gençlerin adadan ayrılmasına izin vermemeli tedbir almalıyız” dedi.

Çavuşoğlu: Hükümet kamuoyuna oynuyor

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu, hükümetin “önerilerinin yetersiz, sunumun amatör, hedefin belirsiz, amacın kamuoyunu oyalamak olduğunu” iddia etti.

Hükümetin halkı oyaladığını, vaktini çaldığını savunan Çavuşoğlu, muhalefetin sabırla hükümetin atacağı adımları beklediğini söyledi.

Çavuşoğlu, KKTC’nin en büyük sıkıntılarından birinin kurumsal yapıların oluşmaması olduğunu belirtti.

Denktaş’ın “bisikletle işe gelirim” demesini eleştiren Çavuşoğlu, bu tavrın ciddiyetle bağdaşmadığını savundu.

Ekonomik krizlerde tüm ekonomistlerin yatırım ve üretime devam çağrısı yaptığını dile getiren Çavuşoğlu, ülkede ise üreticilerin zorda olduğunu, gerekli ödemelerin yapılmadığını söyledi.

Yerli halkın işsiz olduğunu, göç etmeye hazırlandığını belirten Çavuşoğlu, bunlara tedbir alınması gerekirken Çanakkale ziyareti, din dersleri, milletvekili maaşları gibi farklı konularla gündem değiştirildiğini ileri sürdü.

Çavuşoğlu, üreticinin akaryakıt ve kuraklık haritasını beklediğini söyledi.

Bazı önlemleri olumlu bulmakla birlikte, insanların fiş almak istememesini eleştiren Çavuşoğlu, bunun ekonomide büyük kayıplara sebep olduğunu kaydetti.

Nazım Çavuşoğlu, topyekun yapılan bir planlamaya herkesin destek vermesi gerektiğini, ancak faturayı sadece yakalanabilen kesmenin doğru bir yaklaşım olmadığı görüşünü de belirtti.

Hasipoğlu: 23 maddeden daha fazla bir şey yapılmalı

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu konuşmasında, 23 maddelik öneri paketinin önceden paylaşılmasını arzu ettiklerini, çünkü bazı araştırılması gereken teknik konular olduğunu belirterek,  gene de üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını kaydetti.

İlgili bakanların önümüzdeki günlerde yapacakları görüşme taleplerini geri çevirmezlerse daha yapıcı katkı yapabileceklerini ifade eden Hasipoğlu, “Devlet olarak vatandaşa TL kullanmayı tavsiye ediyorsak, öncelikle kendimiz TL kullanmaya başlamalıyız” dedi.

İçinde bulunulan kriz ve zam faktörünün Türkiye’deki krizle alakalı olmadığını belirten Hasipoğlu, hükümetin açıkladığı 23 maddeden daha fazla birşey yapılması gerektiğini söyledi.

Saner: Asgari ücret 2004’teki döviz karşılığına denk geliyor

UBP Milletvekili Ersan Saner de, öneri isteniyorsa, olağanüstü toplantı yapmadan komite toplantılarında da yapılabileceğini belirterek, hükümetten daha somut öneriler beklediklerini kaydetti.

Hükümetten, diğer konularda olduğu gibi, sosyal yardım alanlar için de öneri gelmediğini ileri süren Saner, kendi hükümetleri döneminde yapılanlarla, bugün yapılanları kıyasladı.

Saner, bir asgari ücretin bugünkü değerinin, 2004 yılındaki döviz karşılığına denk geldiğini kaydetti.

Atun: Dış yatırımcı bulmak lazım

UBP Milletvekili Sunat Atun da konuşmasında, 2017 yılına değinerek, dönem dönem döviz kurlarında yükselişler ve petrol fiyatlarında dalgalanmalar olduğunu anımsatarak, bunu bazı zamanlarda Fiyat İstikrar Fonu ile sübvanse ettiklerini anımsattı.

2018 yılında hükümetin ekonomiye odaklanmadığı eleştirisinde bulunan Atun, TC kaynaklarına gereken önem verilmediğini ve bütçenin tehlikeye girdiğini ileri sürdü.

Döviz artışına yapılabilecek bir şey olmadığını söyleyen Atun, fakirleşmenin önüne geçilmesi için, ülkenin gelir seviyesini arttırmak gerektiğini, iç kaynakları, TC yatırım kaynaklarını iyi kullanmak,  ülkeye süratle dış yatırımcı getirmek gerektiğini vurguladı.

Atun, bunun için de yatırımın ciddi bir şekilde planlanması gerektiğini kaydetti.

Gündüz: Ortak akıl şart

UBP Milletvekili Menteş Gündüz, herkesin bu zor günlerde daha çok birlik ve paylaşıma ihtiyacı olduğunu söyledi.

Yapılan önerilerin daha önceden bilinmesi gerektiğini ifade eden Gündüz, bunun basından duyurulmasını eleştirdi.

Önerilerden görmek istediği bazı şeyleri duyamadığını belirten Gündüz, öneriler içinde uçak fiyatlarını, esnafı rahatlatacak önlemlerin bulunmadığını kaydetti.

Ortak akılla bu badirenin nasıl atlatılacağının hesabının yapılması gerektiğine işaret eden Gündüz, “Bu maddeler çıkmadan keşke herkesle konuşulsaydı” dedi.

“İşin özü söz değil, eylem zamanıdır” diyen Gündüz, hükümetin kararlarının daha radikal olması, ancak buna rağmen aklıselim davranılması gerektiğini vurguladı.

Taçoy: Sadece 6’sı finansal önlem

UBP Milletvekili Hasan Taçoy, hükümetin sunduğu önlemler paketinde 6 tane finansal önlem bulunduğunu, geriye kalanların ise ev ekonomisi olduğunu ileri sürdü.

Bütçeye bir katkı paketinden başka hiçbir katkı olmadığını ifade eden Taçoy, artan döviz fiyatıyla devletin gelirlerinin de oransal olarak arttığını, ancak her şey döviz olarak planlanırsa, bunun seviyesinin farklı olacağını belirtti.

Dövizin değerinin ve ülkede yaşanan enflasyon oranın da ithal edilmesi gerektiğini belirten Taçoy, cari dengenin bozulmaması gerektiğini söyledi.

Gelirlerin ayarlanıp, insanların alım güçlerinin garantilenmesi gerektiğine işaret eden Taçoy, gerçek anlamda insanların alım gücünün geriletilmemesi için, bu hayat koşullarının devam ettirilebileceği önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

Berova: Döviz borcu olanlar kara kara düşünüyor

UBP Milletvekili Özdemir Berova konuşmasında, dövizin yükselişi ve zamlara değinerek, elektrik zammının vatandaşı en çok mağdur eden zamlardan olduğunu, hükümetin elektriğe çok yakında bir zam daha yapacağını öğrendiklerini kaydetti.

Döviz borcu olan insanların kara kara ne yapacaklarını düşündüklerini belirten Berova, hükümetin 23 maddelik paketini eleştirdi.

Bunun paket olabilmesi için hedefinin belirlenmiş olması gerektiğine işaret eden Berova, paketin sadece “cek-caktan ibaret” olduğunu söyledi.

Ülkede ekonomik sıkıntıların aşılabilmesi için üretimin arttırılması gerektiğine işaret eden Özdemir Berova, ülkede yükseköğrenimden gelecek geliri koruyabilmek adına da hiçbir şey yapılamamasını eleştirdi.

Pilli: Bu bir siyasi kriz

UBP Milletvekili Ali Pilli de konuşmasında, ülkede bir ekonomik krizi olduğu gerçeğini vurgulayarak, bunun siyasi bir kriz olduğunu belirtti.

KKTC’nin bu siyasi krizin neresinde olduğunun iyi anlaşılması ve ona göre tedbir alınması gerektiğini ifade eden Pilli, ülke olarak çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Hükümetlerin krizi iyi denetlemek ve yönetme görevi olduğunu belirten Pilli, piyasaya sıcak para akışının önemine işaret etti.

Pilli, elektriğe yeniden zam yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

Sennaroğlu: Halk geleceğinden endişeli

UBP Milletvekili Önder Sennaroğlu da, halkın geleceğinden endişeli olduğuna işaret ederek, büyük bir huzursuzluğun söz konusu olduğunu kaydetti.

Sorunun kaynağının hükümet olmadığını ifade eden Sennaroğlu, hükümet ve muhalefetin hep birlikte buna bir çare bulması gerektiğine işaret etti.

Hükümetin sunduğu 23 maddelik önlem paketinin, halka çare olmadığı görüşünü ifade eden Önder Sennaroğlu, bankaya döviz borcu olan, ev, araba, okul gibi giderler için kredi alanların borçlarının 2 katı olduğunu, ancak insanların gelirlerinin TL cinsinden olduğunu, gelirlerinin artmadığını söyledi.

İnsanların borçlarını nasıl ödeyeceğini soran Sennaroğlu, bütün piyasanın döviz üzerinden iş yaptığını, hükümetin bir kriz masası oluşturup acil önlemler alması gerektiğini vurguladı.

Denktaş: Hedef hane halkını rahatlatmak

Konuşmaların ardından söz alan Maliye Bakanı Serdar Denktaş, hükümet olarak bugün öneri olarak getirilen paketin, ekonomiyi kurtarmak veya kamu maliyesini rahatlatmak için değil, hane halkını rahatlatmak adına yapılmış bir çalışma olduğunu.

Ekonomiyi rahatlatmak ve kamu maliyesi için çalışmaların devam ettiğini ifade eden Denktaş, 23 maddelik paketin ise bugün incelenmek için Meclis’e getirildiğini kaydetti.

Hane halkının rahatlatmak adına bir şeyler yaparken, kamu maliyesinin bir takım gelir kayıpları olacağını, bu sebeple de bunların birbirini dengeleyebileceği bir paket hazırladıklarını ifade eden Denktaş, muhalefetin ek önerileri varsa onların da değerlendirilebileceğini söyledi.

Döviz borçlara

Döviz borçlanmış bir kişinin vadelerinin uzatılacağını, belki daha fazla faiz ödeyeceğini, ancak en azından borcunu ödeyebileceğini ifade eden Denktaş, yeni senet veya pul parası alınmayacağını aktardı.

Stabil bir muhasebe birimine geçebilmek için ve Kamu Maliye Yasası için çalışmaların devam ettiğine dikkat çeken Denktaş, kendilerinden başlayan kesintiler ve seferberlik çağrısı ile herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini, bazı kesimlerin de süreli olarak katkı koyması gerektiğini söyledi.

Ek mesaiye tedbir

Ek mesailerle ilgili yapılan çalışmanın 60 milyonluk bir gelir sağlayacağını, ancak bunların ilgili paydaşlarla paylaşılması gerektiğini ifade eden Denktaş, bütün hiyerarşik tablonun darmadağın olduğunu kaydetti.

En az 6 ay

Her kesimin en az 6 ay elini taşın altına koyması gerektiğine işaret eden Denktaş, alınan makam arabasının ihalesinin geçen sene Kasım ayında açıldığını, araya seçimler girdiği için aracın alımının bugüne kaldığını aktardı.

Bisiklet konusunu açmasının kendisinin bireysel tercihi olduğunu ifade eden Denktaş, “Bireyler olarak de kendi içimizde tasarrufa yönelmemiz gerek, benim mesajım vatandaşaydı” dedi.

Döviz arttıkça, borsa arttıkça fiyatların artacağını, bunu engelleyecek enstrümanları olmadığını ifade eden Denktaş, bu dönemde işlerinin kolay olmadığını, ama iyi niyetle, bunların geçici olduğunu bilerek, ellerinden geleni imkanlar çerçevesinde yapacaklarını kaydetti.

Türkiye’de yeni sisteme geçilmiş olması nedeniyle de sıkıntılar var

Türkiye’nin yeni bir sisteme geçmiş olması nedeniyle de yaşanan bazı sıkıntılar olduğuna işaret eden Denktaş, paranın akışında bile sorunlar yaşanabildiğini belirtti.

Gelecek her öneriye açık olduklarını ifade eden Serdar Denktaş, “Ama bu önerileri yaparken arkaya, bohçanın içine de bakın” dedi.

Erhürman: Ekonomik yapı son derece çarpık

Meclis’in olağanüstü birleşiminde son konuşmayı yapan Başbakan Tufan Erhürman ise ekonomik sorunların aşılmasına yönelik önerilere bundan sonra da açık olacaklarını çünkü içinde bulunulan ekonomik yapının son derece çarpık olduğunu söyledi.

Rakamlarla TC kaynakları

Dövizin durulması temenni ettiklerini, ancak kendi çalışmaların durmayacağını ifade eden Erhürman, Türkiye’nin KKTC’ye sağladığı kaynakların yeterince kullanılmadığı yönünde yapılan eleştirileri de yanıtladı ve TC Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) verilerinden örnekler verdi.

Başbakan Erhürman, altyapı yatırımları için ayrılan kaynağın bu yıl 30 Temmuz itibarıyla yüzde 20.87’sinin kullanıldığını, bunun arzu ettikleri noktada olmadığını ancak 30 Temmuz 2017’deki rakamın yüzde 13 olduğunu söyledi.

“16 tasarı Meclis’te”

Reel sektör projeleri için ayrılan kaynağın geçen yıl yüzde 20 iken bu yıl 30 Temmuz itibarıyla yüzde 36.27’ya ulaştığını bildiren Başbakan Tufan Erhürman, hazırladıkları 16 yasa tasarısının da şu anda Meclis gündeminde olduğunu ifade etti.

Erhürman, bir parti başkanının “döviz sadece 15 gündür artıyor ama siz önceden de zam yaptınız” dediğini belirterek bunu yanıtlarken, “Devlet yönetmiş biri olarak akaryakıt fiyatlarının nasıl hesaplandığını bilmiyor musunuz?” diye sordu ve bu konuda bilgi aktardı.

“Halkın bilmesi gereken şeyleri söylemek zorundayız”

Başbakan Erhürman, halkın bilmesi gereken şeyleri söyleme zorunlulukları olduğunu kaydederek, elektriğe zammın dövize bağlı olduğunu ve nasıl yapıldığını anlattı.

Muhalefetteki tüm arkadaşlarına ve başkanlara teşekkür eden Erhürman, ancak bazı konuşmaların kendisini tatmin etmediğini söylemek zorunda olduğunu ifade etti.

Gerçeklerin bugünkü toplantıyı zorunlu kıldığını belirten Başbakan Erhürman, ülkenin dört bir yanında insanlar bu kadar sıkıntı içindeyken “hükümetin döviz krizinden dolayı oh dediğini” söylemenin açık bir hakaret olduğunu vurguladı.

Başbakan Tufan Erhürman, hazırladıkları önerilerin, Reel Sektör Danışma Kurulu’nda ve çeşitli uzmanlarla yapılan toplantılarla oluşturulduğunu da kaydetti ve emeğe saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.

“Daha iyi çalışan bir ekonomiye ihtiyacımız var”

İçinde bulunulan koşulların daha fazlasını yapmayı çok da mümkün kılmadığını kaydeden Erhürman “Ama akıl akıldan üstündür, her arkadaşımızın katkısına bundan sonra da açığız. Önümüzdekiler bunlar, bu çalışmalar sona ermiş değil. Bu kriz sona erse de bu çalışmalar sürmeli. Bu ülkede yürüyen, üretken, hepimizin çalıştığı, daha iyi çalışan bir ekonomiye ihtiyacımız var ve bunu hep birlikte yaratabiliriz” dedi.

Başbakan Tufan Erhürman’ın konuşmasının ardından Meclis Genel Kurulu’nun olağanüstü toplantısı saat 18.30 civarında tamamlandı.