Köşe Yazarları

TUTSAK







Eylül, paldır-küldür geldi.




Biz, Ağustos’un miskin sıcaklarından şikayet edip dururken, başımızın üzerinden geçti Turnalar.
Kuzey’den Güney’e V düzeninde.
Brüksel’de 15 dereceye düştü ısı.
Londra geceleri artık soğuk.
Tülden ibaret elbiselerle dolaşmıyor kadınlar Paris sokaklarında.
Tevekkül, kuşlar göç yoluna çıktı.
Soğuktan sıcağa doğru.
Binlerce yılın ahengini takarak peşlerine.
Eylül üzerine ne güzel şiirler yazıldı, daha da yazılacağından başka.
Yazarların sevgilisidir Eylül.
Bitmek bilmez esin kaynağı.
Şarkılar mutlak Eylül’den bahseder.
17’sinde olanlar için de 77’sine merdiven dayayanlar için de.
Biri “Eylül’de gel” şarkısını mırıldanır “okul yolu gözleyerek, diğeri  “düşen yaprakların” peşinden eski aşk acısını hisseder yaşlı yüreğinde.
***
Eylül üzerine bir yazı değildir bu.
Nisan’da fark etmemiştim kırlangıçların yuva kurduğunu.
Nasıl şimdi fark etmemişsem Turnaların başımın üstünden geçtiğini.
Kavak yelleri çoktan terk etti buraları.
Acıyla katmerlenmiş sevdalar bıraktı peşimi.
Nisan ne idiyse Eylül de aynısı.
Takvimlediğimiz yaşamlarımızı sürüyoruz.
Her açtığımız kapının arkasında başka kapılar çıkıyor önümüze.
Nisan’da da öyleydi, Eylül de öyle olacak.
Kırlangıçlar yeniden yuvalarını kuracaklar.
Turnalar göç yollarına düşecekler.
Biz ise farkında bile olmayacağız geçip giden zamanın.
Çünkü zaman tutsaklarına dönüştük çaldığımız her kapıdan sonra.
***
Ben aşkın “sınırsız-koşulsuz-sonsuz” olduğuna inanırım.
Cezmi Ersöz “aşk ertelenmez sevgilim” der dizelerinde.
Paldır-küldür gelir ve olduğun yerde esir alır seni.
Tıpkı Eylül gibi.
Ansızın geldi, yeni tutsaklıkları da peşinden sürükleyerek.
Bu tutsaklığın içinde ben de var mıyım?
Sen?
Sevgimiz?
Ne sen biliyorsun bunu ne de ben.
Halbu ki, Nazım ustanın “çınar ağacı” gibi olmak vardı.
“Ben bir çınar ağacıyım Gülhane parkında…
Bunun ne sen farkındasın, ne de polis farkında…”
Payımıza düşen kırlangıçlar mı olacak yoksa turnalar mı?
Kuramadığımız bir yuvanın peşinden mi ağlayacağız (sevgili yurdumuzun) yoksa turnalar gibi çekip gidecek miyiz?
Ben hala sınırsız-koşulsuz-sonsuz aşka inanırım.
Hala büyük bir tutkuyla bağlıyım sana ve sevgili ülkeme.
Her gün ama her gün bu esaretin pençesinde ızdırap çeksem de…



(*) Eylül ile ilgili 11 yıldır değişmeyen duygular…









Başa dön tuşu