KıbrısManşet

“Türkiye’nin itibarı zedeleniyor”






 

 

OZAN CEYHUN’A KINAMA: CTP Genel Başkanı ve İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kendini TC Dışişleri Görevlisi” olarak kendini lanse eden Ozan Ceyhun’un FETÖ’cü iftirasına uğrayan Havadis Gazetesi yöneticilerini ziyaret ederek destek belirti. Talat, Ceyhun’un tavrını kınadı

ASLA KABUL EDİLEMEZ: Talat: Türkiye’de darbe girişiminde bulunanlara karşı başlatılan mücadeleyi anlayışla karşılıyorum.  Ancak bunu Kıbrıs’a sarkıtmak, Kıbrıslı Türkler, Türkiye’de darbe yapacakmış gibi yada yapılan darbeye yardım ve yataklık yaparmış gibi, Kıbrıslı Türk aydınların, gazetecilerin hedef gösterilmesi asla kabul edilemez

 

TÜRKİYE’NİN İTİBARI ZEDELENİYOR: Talat: Bir devlet görevlisinin böyle davranışı asla kabul edilemez. Bu Türkiye’nin itibarını da zedeleyen bir yaklaşımdır. Kim tevessül ettiyse ve kim bu talimatı kendisine (Ozan Ceyhun’a) verdiyse özeleştirisini mutlaka yapmalıdır

 

 

 

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıslı Türklere yönelik “FETÖ’cü” suçlamalarını kınadı. Kıbrıs’ta ciddi tepki bulan bu olayın Türkiye’nin itibarını da zedeleyen bir yaklaşım olduğunu söyledi.

 “TC Dışişleri Görevlisi” olarak kendini lanse eden Ozan Ceyhun’un ülkede “FETÖ’CÜ” avı başlatmasına karşı ilk tepkisini önceki gün Kıbrıs konulu basın toplantısı sırasında ve sosyal medya üzerinden gösteren CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, dün de Havadis Gazetesi’ni ziyaret etti.

Talat, Türkiye’de darbe girişiminde bulunan örgüte karşı başlatılan mücadeleyi anlayış gösterdiğini ancak bunun Kıbrıs’a da yansıtılmasının kabul edilebilir bir tarafının olmadığını söyledi.

mehmet ali talat copy

“Kıbrıslı Türklerin hedef alınması asla kabul edilemez”

Türkiye’de 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimi nedeni ile darbe girişimini başlatan örgüte karşı bir mücadele başlatıldığını ve bunu anlayışla karşıladığı söyleyen Mehmet Ali Talat, ancak bunun

Kıbrıs’a sarkıtılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Talat, şunları söyledi: Türkiye’de bir darbe girişimi oldu ve bu darbe girişimi, bütün Kıbrıslı Türk ilerici kesimlerin de tepki gösterdiği bir olaydı. Sonuçta demokrasinin Türkiye’de egemen kılınması için dünyanın gelişmiş kabul edilen demokrasilerin arasına Türkiye’nin girebilmesi için askeri rejimlere, askeri darbelere, silah zoru ile yönetim değişikliğine prim vermemesi, taviz vermemesi, hepimizi sevindirdi. Darbeye tevessül eden, başlangıçta dini olarak, cemaat olarak bilinen ama sonra devleti ele geçirmeye kalkıştığı ortaya çıkan bir örgütün, silahlı kuvvetleri de kullanarak gerçekleştirdiği bir darbe girişimiydi bu. Tabi hali ile bu darbe girişimi nedeni ile bu örgüte karşı Türkiye’de bir mücadele başladı. Bunu da anlayış ile karşılarım. Ancak bunu Kıbrıs’a sarkıtmak, Kıbrıs’a uzatmak, sanki Kıbrıslı Türkler, Türkiye’de darbe yapacakmış gibi ya da Türkiye’de yapılan darbeye yardım ve yataklık yaparmış gibi, Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Türk aydınların ve Kıbrıslı gazetecilerin hedef alınması, hedef gösterilmesi asla kabul edilemez.”

“Türkiye’nin itibarını da zedeleyen bir yaklaşımdır”

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıslı Türklere “FETÖ’cü” suçlaması yapan kişinin bir devlet görevlisi olmasının ise ayrıca kabul edilebilir olmadığını kaydetti.

Bu olayın Kıbrıs’ta ciddi tepkiler aldığına vurgu yapan Talat, Türkiye’nin de itibarını zedeleyecek bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Mehmet Ali Talat, “Bunu Türkiye Dışişleri’nden birisinin yapması hiç kabul edilemez. Kim isterse olsun. Deniyor ki, ‘Dışişleri Bakanı’nın danışmanı değil’ ama Dışişleri Bakanlığı’nın görevlisidir. Dışişleri Bakanlığı’nda mesai harcayan bir kişidir. Bu kişi buraya geliyor, sağa sola çamur atıyor, hedef gösteriyor. Adeta, yokluyor. Ne tepki gösterilecek, kim ne tür bir tavır takınacak. Sanki bunu ölçüyor ya da tehdit ediyor. Aydın gazetecileri hedef tahtasına koyarak belki de başkalarına tehditler savurma yoluna gidiyor. Bir devlet görevlisinin bunu yapması çok çirkin bir şeydir. Bunu ancak, herhangi bir yere, herhangi bir devlet kurumuna bağlılığı olmayan bir insan yapabilir. Bir devlet görevlisinin böyle davranışı asla kabul edilemez. Bu Türkiye’nin itibarını da zedeleyen bir yaklaşımdır. Kim tevessül ettiyse buna ve kim bu talimatı kendisine verdiyse özeleştirisini mutlaka yapmalıdır.







Başa dön tuşu