Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

TÜRKİYE’NİN BESLEMESİ OLMAK…

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın personel maaşları dahil tüm giderleri ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’nin elektrik ve su harcamaları, uzun bir süredir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bütçesinden ödeniyor.

Yanlışım yoksa bu ödemelerin toplam tutarı 450 milyon Türk Lirası’nı aşmış durumdadır.

2019 bütçesinin 800 milyon açık vereceği öngörüsünü dikkate aldığımızda bu önemli bir rakamdır.

Hükümet, Türkiye’den gelecek nakit parayı beklemektedir.

Yaygın olarak sanıldığının aksine bu para “reform” kalemindeki para değildir.

“Reform” kelimesini kasıtlı olarak tırnak içine aldım.

Çünkü yapılmak istenenlerin bir reform mu yoksa Kıbrıs Türkünü hırpalayacak bir operasyon mu olduğundan emin değilim.

Hani Yardım Heyeti’nin yönlendirdiği kimi çevrelerin “reformlar yapılmıyor, paralar geri gidiyor” diye yırtındıkları konular var ya doğrudur, onların reform dediği birçok şey yürürlüğe konulmadı ve pek hevesli oldukları paralar da geri gitti.

Mevcut hükümet Türkiye ile yeni bir “reform” paketi görüşmeleri yapıyor.

Bu görüşmeler bildiğim kadarıyla henüz teknik düzeydedir.

Teknik görevliler işlerini bitirdiklerinde siyasiler devreye girecek.

Nasıl bir sonuç ortaya çıkacak hep birlikte göreceğiz.

Mevcut hükümetin, hükümet programlarına da yazdıkları “kendi paketimizi kendimiz hazırlayacağız” sözü var.

Elbette vatandaş olarak bizi ilgilendiren bu sözdür.

***

Türkiye’den para gelmemesini ve güvenlik dahil birçok ödemenin KKTC’nin kendi kendine kazandığı yerel gelirlerden ödemesini “kötü” olarak gören geniş bir kesim vardır.

Muhalefet dahil Türkiye’den para alınmamasını “beceriksizlik” olarak nitelendirenlerin sayısı hayli fazladır.

Belli ki geçmişin “Türkiye’den para alabilecek en iyi benim” zihniyeti hala devam ediyor.

Bu zihniyetle hala seçim kazanma derdinde olanlar buralarda kol geziyor.

Kendi kendine yeten, halk deyimi ile “kendi yağıyla kendi ciğerini kavuran”  ve o ölçüde de gururlu ve onurlu olan bir yapı ortak toplumsal hedefimiz haline gelmedi.

Türkiye’nin beslemesi olmak bazılarında bağımlılık yaptı.

Bu bağımlılığın daha bir süre devam edeceği de görülüyor.

***

Öngörüm şudur;

Maliye Bakanlığı zorlansa da, teşvik adı altında nemalanan birçok sektör bağırsa da ve vatandaş zora düşse de mevcut durum aslında olmamız gereken noktadır.

Kendi ayaklarımız üstünde duracağımız bir yapının tesis edilmesi gerektiği gerçeği çok öncelerden önümüzde duruyordu.

“Besleme olma” bağımlılığımız her defasında bu gerçeğin hayata geçirilmesini engelliyordu.

Şimdi gerçeklerle yüz yüze gelme zamanıdır…