KKTC ile TC arasında 3 Eylül 1990’da imzalanan ve 18 Ocak 1991 tarihli KKTC Cumhuriyet Meclisi’ndeki birleşimde kabul edilen “Eğitim, Bilim ve Kültür Alanında İşbirliği Yasası” gereğince Türkiye’den KKTC’ye çeşitli branşlarda öğretmen gelmektedir. Bu tarihten önce de Türkiye’den KKTC’ye öğretmen geldiği de biliniyor. Daha da gerilere gidersek Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında sonra bile çeşitli dönemlerde Kıbrıs’a öğretmenlerin, müdürlerin geldiğini tarih kitapları yazıyor. Alternatif tarih kitaplarında geçmişte bu ülkeye Türkiye’den gelen öğretmenlerin farklı görevleri de olduğu belirtiliyor.
Özellikle KKTC’nin kurulmasından sonrası döneme baktığımızda Türkiye’den öğretmen getirilmesinin bir gerekçesi vardı. Neydi bu? Bazı branşlarda yeterince yetişmiş öğretmen olmadığı gerekçesi ile Türkiye’den öğretmen geldiğini biliyoruz. Geçmiş yıllarda Türk dili ve edebiyatı, tarih, coğrafya ve rehberlik ve psikolojik danışmanlık branşlarında Türkiye’den öğretmenler gelmekteydi. Son 5-6 yılda bu her geçen gün daha da azaldı.
Çünkü KKTC’de çok sayıda üniversite bu bölümlerden Kıbrıslı öğrenci mezun vermeye başladı ve bu bölümlerde değil eksiklik, ihtiyaç fazlası oluştu.
Son günlerdeki tartışmaya bakacak olursak şu anda ülkede TC-KKTC arasındaki anlaşma gereği Türkiye’den gelen 25 adet özel eğitim öğretmeni görev yapmaktadır. Yeni öğretim yılında bunlara 17 tane daha eklenmek istenmektedir.
İhtiyaç olması durumunda Türkiye’den veya başka bir ülkeden öğretmen gelmesinde bir sakınca yoktur. Avrupa’da da birçok ülkede herhangi bir münhal için önce kendi ülkesinden eleman alınması ile ilgili yasal düzenleme vardır. Bulunmadığı durumlarda yurt dışından eleman getirilmesine izin verilir.
Özel eğitim öğretmenliği konusunda bizde durum nedir? Özel eğitimi muhtaç çok sayıda çocuğun olduğu biliniyor. Çeşitli kaynaklara göre bugün bu sayının 5 bin civarında olduğu söyleniyor. Demek ki bizim özel eğitim öğretmenine ihtiyacımız vardır.
Çok ilginçtir ki Türkiye’den özel eğitim öğretmeni getiriyoruz ama çok sayıda Kıbrıslı özel eğitim öğretmenimiz de işsiz durumdadır. Tabii ki bu durum da KKTC’deki üniversitelerde plansız programsız açılan bölümlerden kaynaklanmaktadır. Bugün yüzün üzerinde özel eğitim öğretmeni işsiz durumdadır. Beş yıl içinde KKTC’deki üniversitelerden mezun olacak özel eğitim öğretmenlerinin sayısının 600’ü geçeceği biliniyor.
KKTC’de özel eğitim öğretmenliğinde durum bu ise ve her geçen gün artan bir özel eğitim öğretmeni sayısı varken Türkiye’den özel eğitim öğretmeni getirmenin mantığı nedir? TC-KKTC arasındaki anlaşmada mutlaka her yıl Türkiye’den öğretmen getirilecek diye bir madde yoktur. Bu anlaşma ihtiyaçlar doğrultusunda yürürlüğe girer. Her koşulda bu anlaşma yürürlükte olacaksa bu KKTC’ye yarar değil zarar getirir.
Tüm bunlar bir kenara, bu ülkede 5 binden fazla özel eğitime muhtaç çocuğumuz olduğu biliniyor ama doğru dürüst bir özel eğitim yasamız yok. Uzun süredir Cumhuriyet Meclisi’nde bekletilen bir özel eğitim yasası var. Bunun artık hayat bulmasının zamanı geldi de geçti bile…
Özel eğitime muhtaç çocuklar için bugüne kadar yapılan mücadele elbette küçümsenemez. Küçümsersek bugüne kadar emek vermiş emekçilere ve ailelere haksızlık yapmış oluruz. Ancak bu hizmetin çok daha çağdaş koşullarda ve özünde insan olan yasalarla yürütülmesinde yarar vardır.
Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da yumurta kapıya dayanınca hareket etmeye başlıyoruz. Sorunlar ortaya çıkınca sorunla ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Plansız, öngörüsüz yapılan işler sonrasında bu durum kaçınılmazdır.
Biraz daha öngörülü, biraz daha planlı ve programlı kamu yönetimine ihtiyaç var.
































