Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Türkiye’de 2016-2018 Orta Vadeli Programı açıklandı, KKTC’de de bazı önlemlere öncelik,

Bu hafta yerel konulardan biraz uzaklaşalım ve etrafımızda neler oluyor bakalım istedim. Çünkü haftalardır tartışılan ve bir sonuca ulaştırılamayan konuların içine sıkışan gündemin, konuların önemine binaen kısa sürede çözülmesini temenni ederken, önümüzdeki dönemde uygulanacak ekonomi politikalarına yön vermek açısından en yakın ilişkiler içinde olduğumuz ve jeopolitik siyasi risklere rağmen istikrarlı bir şekilde gelişen, büyüyen ekonomisi ile dünya ekonomi devleri arasına giren Türkiye’nin, Orta Vadeli Programına özetle bakalım, ve KKTC ekonomi politikalarını yönlendirirken yararlı ve gerekli görülen hedefleri göz önüne alalım.    

Türkiye’de ekonominin önümüzdeki 3 yılın yol haritası revize edilerek açıklandı. Geçen günlerde TC Başbakan yardımcısı M. Şimşek, 2016-2018 yıllarında uygulanacak ekonomi politikalarını ve programı açıklarken; hedef olarak % 4 ilâ % 5 arası daha yüksek bir büyüme, ve enflasyonu da % 5’e düşürmeyi, verimliliği arttırmayı, yatırımların çoğaltılması ve cari açığın azaltılmasını, ön plana aldığını görüyoruz. 
Daha önce 1 Kasım seçimlerinden önce açıklanan OVP’den  revizeler yapılarak bu defa daha yüksek hedefler öngörüldü. Büyümede 2016’da % 4, 2017’de 4.5 ile 2018’de % 5 büyüme öngörülmektedir. Daha önce %3.5 ile %4.5 arasında idi. Sn Şimşek, bunun için gelirler politikasıyla, gelir artışı sağlanarak yurt içi talepte bir yükseliş trendinin arttırılmasına ve yurt içi tasarrufların da % 14 ‘den % 18’e yükseltilmesinin sağlanmasına çalışılacağı, yatırımların çoğaltılması ve verimliliğin arttırılmasını hedef alacaklarını ifade etti.  
Diğer önemli hedef, Bütçe açığının 2016’da  % 1.3’ten, 2017’de %1’e ve 2018’de %0.8’e düşürülmesi öngörülmektedir. Yani tüm bütçe giderlerinin % 98.7si bütçe gelirleri ile karşılanmaktadır. Borçlar için her yıl bütçeye konan faizler dışında ise, bütçe fazlalığı öngörüldü. Gelecek yıl ise açık’ın %1’e düşürülmesi öngörüldü.  Bu da bütçe gelirlerinin arttırılması ile sağlanacak. Hedef program sonunda nerede ise bütçe dengesi sağlanmış olacak, esasen şimdiden 2015’de % 1.3  bir açık gerçekleşti.  AB kriterlerine( en çok %3)’e göre çok daha iyi.  Faiz dışı ise, Bütçe fazlalığı vardır.
Bir ülke ekonomisinin önemli diğer göstergesi olan cari açık ise bu yıl % 4.5’lara düşmüş olup, program uygulama öngörüsüne göre 2016’da %3.9 ve 2018’de ise % 3.5 ‘a düşürülecek. Tabii bunda ithalat miktarı ile özellikle petrol ve yakıt fiyatlarının uluslararası piyasalarda fiyatların düşmüş olmasının da mühim etkisi vardır.
OVP 2016-18 İhracat miktarlarının arttırılması da öngörüldü. Daha önce açıklanan OVP rakamları revize edildi. Ve bu dönemde 3 yılda sırayla 155 milyr$, 175 milyr$ ve 201 milyr$’ı aşan tutarda hedefler kondu. İhracatçılar Birliği de yaptıkları açıklamada ihracat rakamlarının yüksek  tutulmasından memnuniyetlerini belirterek, her iki tarafa düşen  mükellefiyetlerin yerine getirilerek net ihracat artışı ile büyümeye destek olacaklarını söyledi. İhracatçılar ve Hükümetçe alınacak önlemlerle gerek dış pazar temini ve ülke çeşitlendirmesi ile emtia çeşitlendirmesinin hedef alınacağı öngörülmektedir.
Bu yıl özel ve kamu yatırımlarının ise 155 milyar TL olacağı, yatırım tamamlama süresinin ise, 8 yıldan 4 yıla indirileceği öngörüldü.
Bu hedefin KKTC’deki programa da konması şarttır. Çünkü Devletçe kiralanan arazi ve tesislerin çoğunluğunun ve işletmesi devredilen Hava alanının ve onun gibi devletin yatırım için tahsis ettiği malların ilelebet atıl vaziyette kalmamasına veya devlet mallarının hava parasına satılmasına izin verilmemesine, belli kişilere değil fırsat eşitliğine öncelik verilerek kamu yararının gözetilmesi şarttır. Yıllardan beri atıl duran bu kapsamdaki yerlerin gözden geçirilmesi gereklidir. Yatırımcıya süre verilmesi ve süre sonunda yerine mükellefiyetlerini yerine getirmeyen atıl vaziyette bırakan kiracılardan bu kaynakların devletçe geri alınması, bir yasal zorunluluktur. Ciddi yatırımcılara yeni ihalelerle fırsat tanınması, kamu yararı için işlem yapılması devletin görevidir.        
Türkiye’de açıklanan 2016-18 OVP’de yurt içi üretimi arttırmak amacıyla Kamu’nun mal alımlarını yerli üretimden alması, bu şekilde cari açığın azaltılmasına da yardımcı olunması, iş ve yatırım ortamının arttırılması ön plana alınacak politikalar olarak hedeflendi. 
Yıllar önce KKTC’de üretimi desteklemek amacıyla bu politika uygulanmıştı. Ve devletin alımları için ihaleye katılıp teklif verenlerden bir miktar daha pahalı olsa da, aynı evsaftaki yerli mala  Hükümetçe zaman zaman belirlenen daha yüksek bir %’ de oranına kadar fiyata, ihalenin  yerli üretime verilmesi kuraldı. Özel sektör yatırımları için de bu tür kurallar şimdi KKTC’de yapılmakta olan özellikle turizm sektöründeki yatırımlarda, yerli üretimi teşvik için belli bir miktar yerli ürün alınması şartı, izin verilirken teşviklerin yanında konması ekonominin diğer sektörlerinde önemli bir üretim artışı sağlayabilir ve ekonominin her sektörüne gelişme ve kalkınma yayılabilir.
TC- 2016-2018 OVP’si döneminde kamu-özel işbirliğine de genişletilerek devam edileceği, şu anda bu yönde 164 sözleşmenin yapıldığı 34’ünün de yapım aşamasında olduğu Sn Şimşek tarafından açıklanmıştır.
OVP’de 2016 için öngörülen işsizlik oranı yüksek ve 2.99TL/$ kuru hedefi ise çok iyimser bir tahmin olarak yorumlanmaktadır. Nitekim geçen gün TCMB dahi,  yıl sonu dolar anketinde, beklentinin 3.17 olduğunu duyurdu.  Hayırlı olmasını dileriz.