Bir bahar vaktiydi.
Sene 1943.
KATAK kuruldu.
Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu.
…
O yıllarda Türk kadınlarını Araplara satanlar vardı.
…
Kalktık kendi kendimizi “azınlık” olarak ilan ettik.
Müslüman bir cemaatten “azınlık” statüsüne sıçramak, belki dönemin ileri bir hareketiydi.
Lakin, Rum komşunun bugün olduğu gibi jetonu düşmemişti.
…
Neticede 1960 geldi; Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.
İki toplumlu.
Anayasası şöyledir ya da böyledir, ama iki toplumlu işte.
…
Yine olmadı.
Kim haklıydı, kim haksızdı derken, ayrılık araya girdi.
Barikatlar, tel örgüler, gettolarda hayat.
Derken, 74 oldu.
Kalktık, coğrafi federasyon istedik.
Komşu yine uyanmadı.
…
İşgaldi değildi şamataları arasında 1983 oldu.
Kalktık devlet ilan ettik.
Ama ucu açık.
Federasyon isteyen bir devlet.
Komşu yine uyanmadı.
…
Zaten gemi su almıştı.
Her iki taraf da filikalarda yaşamak durumunda kaldı.
…
Yıllar geçti.
Nesiller değişti.
Taraflar masada.
Konu gelip Annan Planı’na kadar dayandı.
Referandumlar oldu.
Komşu yine uyanmadı.
…
Köprülerin altında çok sular geçti.
Artık fukaralıktan kadınlarını satan bir toplum yoktu.
…
Zamanında Filistin mücadelecileri terörist olarak biliniyordu.
İlan ettikleri devlet hâlâ birçok ülke tarafından tanınmıyor.
Filistin’i Türkiye, Brezilya, Arjantin, Bolivya, Ekvador, Guyana, Peru ve Şili tanımıştı.
En son, bir AB ülkesi olan İsveç tanıdığını duyurdu.
…
Filistinliler terörist halk, Kıbrıslı Türkler de asi toplum olarak biliniyordu…
…
Espen Barth Eide ‘federasyon en iyi çözüm olsa da hiçbir çözüm kötü değildir’ demişti.
…
The Economist Dergisi ise, geçen günkü yayınında Kıbrıs’la ilgili olarak “Taksim” veya “iki ayrı devlet”e işaret ederek şunları yazdı.
‘Taksim “sınırları” yeniden açacak, daha çok mal ve (Maraş da dahil) toprağın Kıbrıslı Rumlara iadesine olanak tanıyacak ve Kıbrıslı Türklerin uluslararası izolasyonuna son verecek. Son müzakereler başarısızsa belki bunun zamanı gelmiştir.”
…
Niyetimiz bütün bunlardan bir çıkarma yapmak değildir.
Diyeceğimiz şudur:
Bir gün federasyon dışında bir çözüm olacaksa,
Bu durumdan uyuyan komşularımızın katkısı olmadığını kimse söyleyemeyecek.
Kendileri bile.
…
Uyumayan (!) taraf(lar) da zaten bunu istiyor…
…
Uyuyanlar ve uyumayanlar,
Tencere kapak misali…
































