Köşe Yazarları

TELVELERDE HAYAT

Umut, ya kum dolusu varil duvara çarpar dağılır, ya da bir domdom kurşunuyla yok olurdu…

Karanlık yıllardı…

Yarının kime ne getireceği ve kimin ne olacağı belli değildi…

Ninniler bile sessizce okunurdu bebelere…

Hayat, sadece kahve fallarında akıp giderdi ve umut kahve telvelerinde belirirdi…

Kahve fallarını okumak ya da okutmak genellikle kadınlara mahsustu…

Mevsim ne olursa olsun, günde en az iki kez kahve toplantısı yapılırdı…

Biri sabahleyin, biri ikindi…

Büyük bir alışkanlıktı…

Kahveler CON kahvesi.

Damak tadı buydu Kıbrıslının…

Kadın meclisleri kurulur, kahveler tepsi tepsi hazırlanır, nazik nazik yudumlanır, fincanlar tabağına devrilir, fala hazır duruma getirilirdi…

Her mahallenin bir kahve falcısı vardı…

Eğer yoksaydı, sırf bu iş için başka mahallenin falcısı toplantıya davet edilirdi. Bazan adı ve şanı tüm adaya yayılmış falcılara gidilirdi…

Ta Lefkoşalardan kopup Mağusalara gidenlerin sayısı az değildi…

Fincanlar dizi dizi…

Yüreklerde bir heyecan…

Karanlıklar aşılacak mı?

Ortalık düzelecek mi?

Tel örgüler kaldırılacak mı?

Normale dönecek miydi hayat?

Hicran vuslatla sonuçlanacak mıydı?

Birleşmiş Milletlerin göremediği, kahve fallarında çıkardı!

Hele genç kızlar…

Yürekleri hoplardı…

Onların telveleri genellikle aydınlık bir yolu ve gökyüzünde açan yıldızları çizerdi…

Bir ferahlık, bir açıklık, güzel bir gelecek belirirdi telvelerde…

Köpük köpük bir sevinç sarardı yüreklerini…

Her şeyin güzel olması mümkündü…

Güneşli güzel günler belki yarın, belki yarından da yakındı…

Kahve fallarında neler çıkmazdı ki…

Kimine daracık yollar görünürdü, ki bu kimi falcılara göre iç sıkıntısıydı… Kimine açık bir gökyüzü, bu da geleceğe umutla bakmaya yeterdi…

Kimine tekmil hüzün düşerdi; telvenin meydana getirdiği çizgiler karmakarışıktı; falcı zorlanırdı dilinin ucuna geleni söylemeye…

Kahve fallarında şeytanın da görüldüğü çok olurdu…

Şeytan elinde çatallanmış kılıcı ile gezinir dururdu telvelerde!

Bu felaket demekti; her an acı bir haber, beklenmedik bir olay olabilirdi…

Böyle fallarda falı okutulana “dikkatli ol” uyarı yapılırdı…

Dönem de zaten dikkatli olma dönemiydi…

(Kıbrıslı Dergisi-1999)

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı