Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Tek bir slot 31 milyon dolar, bizimkiler buhar oldu

Tek bir Heathrow’a iniş slotunun satılmasıyla Cyprus Airways tam 31 milyon dolar elde etti. Bu son Heathrow slotuydu ve American Airlines’a sattı. Daha önce bir tane de Middle East Airlines’a satmış, bundan da 6,3 milyon dolar gelir elde etmişti.

Bu satışlarla, zor durumda olan Cyprus Airway’in kapısına kilit vurulmayacak, şirket batmayacak. Londra uçuşlarını bundan böyle Stansdet’den yapacak, o kadar…
Bizim de Heathrow’a slotlarımız vardı. Ama onlar böyle milyon dolarlara satılmak yerine, ne yazık ki buhar olup uçtular…
Neden..?
Çünkü, eğer şirketin durumunun batma noktasında olduğu ve kredi notunun düştüğü görülürse, bu slotları kimse satın almıyor. Batan şirketin slotları da İngiliz Havacılık Şirketi’ne geri dönüyor. KTHY için durum aynen böyle oldu. 15 Mart 2014 tarihli yazımda daha detaylı olarak anlatmıştım. Kimlerin sorumlu olduğu, yapılan temaslar, iş bilmezlikler orada var. Ne diyordum o yazımda;
“THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkan Vekili Hamdi Topçu, 7 Ekim Çarşamba günü KTHY yönetimi ile Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy’un da katılacağı bir toplantı yapılacağını ve şirketin kendi ayakları üzerinde durur hale gelmesi için yapılması gerekenlerin ele alınacağını” söylemişti. Orada konu, KTHY’nin küçülmesiydi tabii ki. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kısa bir süre kala, böyle bir kararı almadılar. Türkiye’den gelen nakdi bile bu sebepten kaybettiler. Ve devletin havayolunun sonunu getirdiler… Kıbrıs Havayolları, bir slotunu satarak, yaşamayı başarıyor ama bizler bunu beceremeyip, kendi havayolumuzu siyasete, beceriksizliğe, bilgisizliğe kurban ediyoruz…”
İşte o slotlar buhar oldu, çünkü KTHY’nin kurtarılacağına dair güven verilemedi… Siyasi emelleri olanların dışında, kimse ne yaptığını bilmiyordu. Şirketi kurtarmak için harcanması gereken çaba harcanmadı. Ama ondan sonra kalan işleri kime verelim derdine düşüldü. Bu bile başlı başına bir suç. Devletin bir kurumu, hem de havayolları yüzlerce çalışanıyla bir gecede kapılarını kapattı…
Basit bir olay değil. Burada işin yargıya götürülmesini gerektirecek bir durum var. Bir adaletsizlik var. Kanayan bir yara var. Sadece artık bir havayolumuz olmadığından değil, adalet yerini bulmadığı için kanayan bir yara bu. Aradan yıllar geçti, Meclis’te göstermelik bir komite, ne hesap soruldu, ne sorumlular, ihmali olanlar yargılandı…
Son dönemde Meclis’ten hesap sorulabilme adına birçok yasa geçti. Anayasa değişikliği yolda. Milletvekili olan da yargılanabilecek. KTHY dosyaları, bir de bu yeni yasalar çerçevesinde incelensin. Hatta mağdur olan çalışanlar, idare hakkında dava açabilsinler. Siyasi olup olmadığına bakılmaksızın tüm sorumlular yargı önüne çıkarılsın…
Ne olur kimse bu konuyu unutmasın, unutturmasın. Buna izin vermeyelim. Bakın, Lefkoşa’da hayalet gibi duran o bina, bize her gün suçluları işaret etmekte.
İyi İdare Yasası dediniz, işte size çok kötü bir idare örneği. Hesabını sormayacak mısınız..?
Eğer yine de, bu yasaları çıkarttığımız halde, KTHY gibi bir olayın üstünü kapatacaksak, bundan sonrasını hiç konuşmayalım…

YERİN KULAĞI VAR
SEÇİM HAVASI YOK:
Bilmem farkında mısınız. Seçimlere şunun şurasında 10 gün kaldı ama ülkede seçim varmış gibi bir hava yok. Yıllardır ilk kez bu kadar sönük bir seçim süreci yaşıyoruz. Ne mitingler, ne yollarda bangır bangır gezen arabalar, ne de başka bir şey. Üstüne üstlük aynı gün, Anayasa değişiklikleri için de oy kullanacağız. İlginç bir seçim olacağa benzer… Korkarım kimsenin sandığa gitme niyeti de yok. Partiler biraz da bu konuyla uğraşmalılar.

KAFAMIZ KARIŞTI:
29 Haziran’da yerel seçimlerle birlikte referanduma gideceğimiz Anayasa değişiklikleri ile ilgili toplumdaki bilinmezlik sürüyor. Değişiklikleri hazırlayan kadrolar basında özetler yayınlarken, partiler “Evet” dedikleri halde, vatandaşa neden “Evet” dediklerini anlatmıyorlar. Varsa yoksa koltuğu kim kapacak kavgası. Vatandaş bizde duyduğuna inanır, o değişiklikleri kim açıp da okuyacak.

SAĞLIKTA DEVRİM:
Sağlık Bakanı Ahmet Gülle göreve geldiğinde “devrim” niteliğinde icraatlara imza atacağını iddia ediyordu. İşte o devrimlerden bazıları; Devlet Hastanesi Onkoloji Bölümü dökülüyor. Doktor, hemşire yok. Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde ise tomografi cihazı yaklaşık bir aydır çalışmazken, ekokardiyografi cihazı da yaklaşık 3 aydır hizmet veremiyormuş. Sağlıkta devrim anlaşılan geriye doğru işledi.

POLİS YETERSİZ Mİ:
Yine bir Nijeryalı öğrenci bıçaklandı. Benzer haberler için çetele tutmaktan ben sıkıldım. Sadece bir yıl içinde 2 Nijeryalı öldürüldü… Afrika kökenli öğrencilere yönelik saldırıların münferit olmadığı ortada. Anlaşılan bir takım suç örgütlenmeleri var. Ancak bu işin üstüne gitmesi gerekenlerin gereğini yapmadıklarını düşünmekteyim. Durumdan sadece biz değil, tüm yabancı öğrenciler ve özellikle de 8 bin Afrika kökenli öğrenci rahatsız. Kendilerini güvende hissetmiyorlar. Biraz daha gayret lütfen…

IŞİD’IN HEDEFİNDEYMİŞİZ:
Suriye’de Esad’ı destekleyen Rusya’nın, yarı resmi yayın organı Pravda Gazetesi, IŞİD’in yakında Türkiye, Kıbrıs ve Azerbaycan topraklarına girme niyetinde olduğunu iddia etti. Gazete, IŞİD’ın sosyal medyada haritalar yayınladığı ve hayalindeki devleti işgal ettiği topraklarda kurmak istediği iddiasına da bulundu. Rusya’nın yaptığı da tavşana kaç, tazıya tut politikası…

NE KONUŞUYORLAR ACABA:
Müzakere süreci ile ilgili olarak son zamanlarda basına yansıyan olumsuz havaya rağmen Türk ve Rum müzakereciler görüşmeleri sürdürüyorlar. Her görüşme sonrası da çıkıp “dediydin, demediydin” diye kavga ediyorlar. Son olarak Türk tarafının bazı konularda öneri sundukları yönündeki açıklamaları, Rum tarafınca reddedildi. Durum böyle ise ikili içeride ne konuşuyorlar veya konuşulanları anlamıyorlar mı doğrusu merak ettim…

ZİRVEDEKİLER
Sibel Siber: Meclis Başkanı Siber, “Çözüm masada barış ise gönüllerde sağlanır, çözümü liderler, barışı halklar yapar” dedi. Siber, toplumların barışa hazırlanması gerektiğini, bunu sağlayacak olanın da iç dinamikler olduğunu söyledi. Bize kalsa bu işi çoktan çözerdik ama ne yazık ki kararı biz vermiyoruz…

DİPTEKİLER
Ülkenin Dingili Koptu: Dipkarpaz’da yaşayan bir aile, 9 bin TL elektrik borcunu ödeyemediği için iki yıldır karanlıkta… Mağusa Hastanesi’nde cihazlar bozuk…. Boğaz kesmeye 2 ay hapis… “Karıma tecavüz ettiler”… Gazimağusa’da bıçaklama… Otobüs sapığına 3 ay hapis… Surlariçi bölgesinde bıçak ve ustura ile iki kişiyi yaralayan zanlılar teminatla serbest bırakıldılar… Hızını alamadı durağa girdi… Ve daha niceleri. Bütün bu saydıklarım, KKTC’de gazetelerinde yer alan bir günlük olaylar. Bu ülke nereye gidiyor..?