Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

IŞİD’li Dünya Kupası

Dünya Kupası başladı. İnsanoğlu çok tuhaf. Bir yanda, Irak’ta dünya barışını tehdit eden gelişmeler yaşanırken, aynı anda kilometrelerce uzakta, Brezilya’da büyük bir görsel şov organizasyonuna imza atabiliyorlar.

Arada kalanlar ise her iki tarafı da zamane iletişim araçları sayesinde anı anına yaşıyorlar. Siyasi gelişmeler, olaylar ve oynanan, oynanacak maçlar hakkında yorumlar yapıyorlar.
Brezilya ilk maçta Hırvatistan’ı hakem hatası ile yendi. Japon hakem nasıl olduysa kimsenin göremediği penaltıyı yarattı ve ev sahibi takımın turnuvaya galibiyetle başlamasını sağladı. Bu tip organizasyonlarda hakemlerin, sponsorların da etkisi ile ev sahiplerine en azından ilk birkaç turda sempati ile baktığı bilinirdi de, bu kez çok bariz oldu. Doğal olarak bir rahatsızlık doğdu.
Allahtan diyeceğim, Meksikalılar ve Hollandalılar, kendilerini hedef alan hakem hatalarına rağmen, maçlarını kazandılar da, daha ilk turdan turnuvaya şaibe düşmedi. Yoksa pek çok futbolsever “bu hakemlerle adaletli oyun olmaz” diyerek işi yokuşa vurabilir, organizasyonu izlemekten vazgeçebilirdi.
Meksika verilmeyen iki nizami golüne, Hollanda da aleyhine verilen haksız penaltıya rağmen maçlarını kazanarak takipçilere, futbolun kendi adaleti olduğunu kanıtladı.
Hollanda deyince aklıma Facebook esprisi geldi. Bu espriye göre maça favori çıkıp beş yiyen İspanya, güya, kendisine orantısız güç kullanıldığı iddiası ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırmış!
Valla İspanya böyle bir talepte(!) bulunursa Güvenlik Konseyi toplanır mı? Hiç sanmam. Baksanıza Irak’ta kan gövdeyi götürüyor ama muhteremlerin hiç “tın” dedikleri yok.
Ne dersiniz? Irak’ın kuzeyinde IŞİD karagözlüğünde de hakem hatası var mı acaba? Kimilerine göre hakem hatasından öte bir şaibeli organizasyon söz konusu o bölgede. Haklı olarak Orta Doğu uzmanları, “bazıları göz yummasa IŞİD’in değil Musul’u işgal etmek, yeryüzünde tutunamayacağını” söylüyorlar.
Kısacası IŞİD ilk golü hakem yardımı ile attı. Ama bakalım bu yardım tutunmalarına yetecek mi? Brezilya gibi maçı kazanabilecekler mi? Yoksa Meksika gibi inatçı bir rakibe rast gelip kaybedecekler mi? Siyasi aktörler yavaş yavaş devreye girsin sonucu göreceğiz. Nitekim o coğrafyanın ağabeyleri, Rusya hafiften, İran ise gayet belirgin dişlerini göstermeye başladı.
Bir diğer ağabey Türkiye, ise mağdur mu, yoksa zanlı mı? Bu konuda Türk kamu oyundan değişik yayınlar çıkıyor. Bunun da açıklığa kavuşması için zamana ihtiyaç var. Umarım Türkiye bu çirkin oyunda elebaşı değildir. Aksi halde bedel ağır olabilir.
Ortadaki gerçek, tespit ettiğim gibidir. Irak’ta aynı Brezilya’da olduğu gibi şaibe var. Bakalım maçlardaki hakem hatası ya da organizasyon oyunu, Irak’ta ki savaş oyununda tutacak mı? Brezilya’ya yaratılan penaltı gibi olup kazanmalarını sağlayacak mı? Yoksa zor oyunu bozacak Hollanda’nın haksız penaltıya verdiği tepki gibi bir etkileşim mi söz konusu olacak.
Yaşayarak göreceğiz…

ANLAYAMADIKLARIM
İçişleri Bakanımız yeni cezaevinin ihalesinin LefkoşA’da yapılması için çalışmalar yaptığını açıkladı. Anlayamadım!

VE ŞİİR…
Bu hafta ve şiir köşemde, değerli üstadımız Mehmet Kansu’nun şiiri var. Bir Khora Yayını olan “Çıplak Ayakla Dolaşmak, Çölde…” adlı kitabından “Çilek Bir Solucan” isimli şiirini sunuyorum.

ÇİLEK BİR SOLUCAN
Lefkoşa sokaklarında dolaşırım,
En çok sokaklardan biri; Karabuba,
Sıvaları dökük
Duvarın gölgesinde,
Tarih, üstündeki
Çulları atamazken…
Yüzlerce sözcük, onlarca
dize;
Bayatlamış ekmek,
Taşınan tenekelerde su,
Resimlerin çizilmesi için
Duvarlardan kopan alçı
Arka cebimde dörde
Katlanmış kağıt, sol
Elimle yoklarım; parmaklarımın
Arasında omuzlarıma tırmanır
Çilek bir solucan.
Tarih yerinde sayar,
Yorgun, geçmişi anlatmaktan.

Karikatür