Köşe YazarlarıManşet

TAYYİP ERDOĞAN’IN STRATEJİSİ :MARAŞ PANİĞİ




Türkiye’nin Maraş açılımı, iyice analiz edilmesi gereken bir stratejik adımdır.

Bu adımın, Maraş’ı Kıbrıs Sorununun yeniden derinlemesine tartışılması için, Türkiye tarafından bir kaldıraç olarak planlandığı birçok çevre tarafından ANLAŞILAMAMAKTADIR.

Tayyip Erdoğan, Maraş’ı ziyaretinde önemli birkaç hamle yapmıştır.

Birinci hamle, Rumların, Annan Planı sürecinde, Plana HAYIR demelerine rağmen, ödüllendirilerek AB’ye alınması, Kıbrıs Türklerinin ise Uluslararası  tecritinin devam etmesi ve bunun kabul edilemez olmasıdır.

İkinci hamle, mülkiyet konusunun TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU ‘na müracaatla çözüme kavuşabileceği, Maraş’taki mülkiyet sorununun, ÇÖZÜM GERÇEKLEŞMEZSE, bu yolla çözülebileceği açıklamasıdır.

Bu hamle ile, çözüme yaklaşmayan Rum tarafını, özellikle Maraş kökenliler tarafından daha da baskı altına alacak yol açılmıştır.

Üçüncü hamle ise, siyasal eşitliğin Montana sürecinde Rumlar tarafından kabul edilmemesinin faturasının, iki eşit devlet şeklinde Rum tarafına ödetileceği hamlesidir.

Tayyip Erdoğan’ın Maraş Hamlesinde, Maraş’ı ilhak açıklaması YOKTUR. Aksine bu hamle ile Rum yönetiminin uzlaşmaz tavrı nedeniyle Maraş’ın kaybedileceği, Rum tarafının uzlaşma çizgisine gelmemesi durumunda CEZALANDIRILACAĞI vardır.

Maraş açılımı, Kuzey’deki sağ kanadın beklentilerinden uzak bir açılımdır.

Bilidiği gibi, TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU kurulurken, özellikle sağ kanat buna karşı çıkmış, hatta dönemin DIŞİŞLERİ BAKANI , silahlanarak DAĞA ÇIKMAKTAN bahsetmişti.

Tayyip Erdoğan’ın MARAŞ hamlesi gerçekten de Güney Kıbrıs’ta büyük panik yaratmıştır.

Rum Basınına göre, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodoulides, 2023 yılına kadar Kıbrıs sorununda bir çözüme varılmaması durumunda, adanın kuzeyinin Türkiye’ye ilhakı tehlikesi konusunda duyduğu endişeyi dile getirdi.

Hristodoulides, “O  yıl modern Türkiye’nin kuruluşunun 100. Yıl dönemi olacak ve Erdoğan’ın büyük Türkiye hayali bu yöndedir” iddiasını ortaya koydu.

Rum Meclis Mali Komitesi’nde Dışişleri Bakanlığı’nın 2021 bütçesinin  sunumunda konuşan Hristodoulides, “ne yazık ki adanın kuzeyi, Kuzey Suriye, Kuzey Irak bölgeleri Sayın Erdoğan’ın olası hedefleridir ve bu bizi düşündürerek endişelendirmelidir” dedi.

Politis ise şunları yazdı:

“Gazetemiz, Hukuk Dairesi içerisinde bir hukukçular grubu kurulduğunu,  bu grubun Maraş’la ilgili olabilecekleri hukuki düzeyde incelemekte olduğunu biliyor. İncelenen konular arasında, Ankara ve Tatar  tarafından yapılan eylemlerin BM Güvenlik Konseyi’nin bu konudaki kararlarını ihlal edip etmediğidir.

Hukuk Dairesi hukukçular grubu ayrıca EVKAF’ın TMK’nın kararına itiraz edip Kıbrıs Türk ‘mahkemesine’ göndererek bu şekilde başvurular ve mülkler konusunda daha çok karışıklık yaratıp yaratamama olanaklarını da araştırıyor.

Erdoğan’ın Maraş hamlesine karşı Güney Kıbrıs yöneticilerinin hukuksal yolla mücadelesi, MARAŞ paniğini durdurmak yerine daha da arttıracaktır.

Güney Kıbrıs tarafı, İngiltere’nin Kıbrıs Büyükelçisinin söylediği gibi, Kıbrıs Türklerinin SİYASAL EŞİTLİĞİNİ açıkça kabul ettiğini belli edecek net bir çizgiye gelmelidir.

Erdoğan’ın Maraş’tan sonra Doğu Akdeniz’deki Enerji konusunda da sürpriz hamleleri, siyasal eşitlik konusunda Rum tarafı NET ADIM ATMADIKÇA devam edecektir.

Rum tarafının zaman oynama statejisi, artık kendisini vuran BUMERANG’a dönüşmüştür.







Başa dön tuşu