Seyahat

TAYLAND (Bangkok) -1-


Bu haftaki yazı dizimde sizlerle Uzakdoğuda bir ülkeye gideceğiz. Birçok kez gittiğim bu ülkeyi baştan başa olmasa da her gidişimde farklı yerlerini gezmeye çalıştım. Bu ülkenin şimdiki adı TAYLAND olarak bilinir. Sizlerle bu haftaki yazı dizimde sadece başkent Bangkok’u haftaya ise ülkenin başta Pattaya, Phuket ve adalar olmak üzere farklı bölgelerini birlikte dolaşacağız.

Kim bilir belki mistik havası, belki de inanılmaz güzellikteki tropik bitki örtüsü beni bu ülkeye her daim çekmiştir. Sizleri güler yüzle ‘Wai’ selamı (iki elin avuç içlerini karşılıklı göğüs hizasında parmaklar yukarı bakacak şekilde birleştirilerek başlarını hafifçe eğerek yapılan selamlamada ‘seni saygıyla ve hürmetle selamlıyorum’ anlamını taşımaktadır. Tayland geleneklerine göre el sıkışma ve tokalaşma yoktur. Tayland, Güneydoğu Asya ülkesi olup kısaca Hindi Çin yarımadasının ortasında bulunuyor. Eski adıyla Siyam Krallığı olarak biliniyordu. Ülkenin batısında Myanmar, doğusunda Kamboçya, kuzeyinde Laos ve güneyinde ise Malezya bulunmaktadır. Tayland’ın nüfusu ise yaklaşık 67 milyondur. Böyle de olunca Tayland dünyanın en kalabalık 20. ülkesi olmaktadır.

Bangkok ülkenin başkentidir. Tayland halkı bu şehre kendi dillerinde ‘Khrung Thep’ yani ‘Melekler Şehri’ demektedirler. Şehrin nüfusu 8.300 bin civarındadır. Ülkenin resmi dili Tahice, para birimi ise Tayland Baht’ıdır(TBH). Ancak ada genelinde turizm acenteleri de dahil olmak üzere günü birlik turlarda ve alışverişlerde size verilen fiyatlar ve piyasada kabul gören döviz cinsi Amerikan Dolarıdır. Kısacası 31TBH = 1 USD diyebiliriz.  Ada genelinde nüfusun %95 ‘ini Budistler oluşturur. Geriye kalan %5’i Hindu, Müslüman ve Hristiyanlardır. Ülke Parlamenter Monarşi ile idare edilip başta Kral vardır. Tropik iklime sahip ülkeyi gezmek için en ideal dönem Kasım – Şubat aylarıdır. Bu dönemde yağışlar daha az ve sıcaklıklar da yüksek değildir. Aslında ülke genelinde sıcaklıklar 29 derecelerde seyreder. Ama siz ülkeyi daha uygun fiyata gezmek istiyorsanız muson yağışlarından dolayı seyahatinizi Mayıs- Ekim dönemine denk getirebilirsiniz. Ancak aşırı yağışlardan dolayı ben bu dönemlerde seyahat etmenizi pek tavsiye etmiyorum.

Başkent Bangkok’a Ercan bağlantılı İstanbul üzerinden Türk Hava Yollarının düzenledikleri direkt uçuşlarla 9 saat gibi bir sürede uçarsınız. Eğer siz direkt uçmak istemiyorsanız farklı havayollarının aktarmalı olarak yaptıkları seferlerle de bu şehre uçmanız mümkündür. Sakın gözünüzü bu uçuş süresi korkutmasın.  Yolculuk süresince havayollarının sürekli ikramları yanı sıra isterseniz filim izleyip, müzik dinleyebilirsiniz. Uçuş sırasında belirli kapasitede ücretsiz internet hizmeti de o havayollarının hizmetleri arasında yolcuların kullanımına sunulmuştur. Yine Bangkok’un (BKK) Suvarnabhumi Havalimanına Larnaka üzerinden de bağlantılı olarak farklı hava yolları Dubai, Doha veya Singapur üzerinden bağlantı vermektedir.

Ben bu ülkeye farklı dönemlerdeki uçuşlarımda farklı havayollarını ve farklı bağlantıları denemişimdir. Tayland, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarına girişte vize uygulamaktadır. Eğer ülkeye havayolu ile gelmişseniz ve ülkede kalış süreniz 15 günü geçmeyecek ise turist vizesi alabilirsiniz.  Vize için vesikalık resim gerekiyor. Yanınızda yoksa Bangkok Havalimanındaki kiosklardan resim çektirmeniz gerekir. Vize müracaat formunu doldurup çektiğiniz resmi de forma iliştirip görevliye vize harcı olarak takribi 61 USD ile veriyorsunuz. Eğer siz vizenizi önceden almak istiyorsanız online olarak da 24 saat – 30 gün öncesi müracaatınızı yapıp vizenizi alabilirsiniz. Bizler alandan vizelerimizi alıp koskocaman ve tertemiz olan bu havaalanından valizimizi aldıktan sonra bizi dışarda bekleyen aracımıza yöneldik. Yerine göre 4- 5 şerit olan yollarda motosikletler, minibüsler ve aralarda ‘Tuk Tuk’ diye tabir edilen taşıtlar trafik selinin içinde akıp gidiyordu. ‘Tuk Tuk’ genelde rahat hareket kabiliyetinden dolayı her yerde kullanılmaktadır. Bu araçlar 3 tekerlekli küçük motosikletler olup ön koltukta sadece şoför arka sırada ise sırasında 6 kişiye kadar yolcu alabilen üzeri brandayla örtülü araçlardır. Tayland trafiğinde korna çalma yasağı vardır. Tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi direksiyonlar sağda araçlar ise yolun solundan gitmektedirler. Trafikte öncelik motorlara aittir. Roma trafiği Bangkok trafiği yanında hiç kalır. Roma’ya gidenler ne demek istediğimi daha iyi anlamışlardır.

 

Bangkok’da gezilecek yerler

Wat Pho (Yatan Budha Heykeli): 46 metre uzunluğunda 15 metre yüksekliğinde olan devasa Yatan Buda heykeli odanın tam ortasındadır. Tapınakta tarih ve bilim konularında bilgiler veren 1.380 mermer levha vardır. Ziyaretçilerle dolup taşan bu salonu gezerken ‘tık tık’ diye sesler duyarsınız. Buda heykelinin yanına yerleştirilmiş olan 108 adet bronz kase şans getirdiğine inanıldığından içerisine bozuk para bırakılıyor. Bu para daha sonra oradan alınıp tapınağın bakımında kullanılıyor. Bu heykelin tapınağa 1800’lü yılların başında yerleştirildiği tahmin edilmektedir. Budizm ülkenin resmi dinidir. Ülkede yaşayan nüfusunun hemen hemen %95’i Budizmin Theravada koluna mensuptur. Tayland Budizmi animizm, Hinduizm ve Konfüçyüsçülük inanışları ile iç içedir. Ülke genelinde nüfusun yaklaşık %5’i ise Müslümandır. İslam dini özellikle ülkenin güneyindeki Pattani gibi bölgelerde yaygındır. Tayland’da ayrıca Hristiyanlık, Sihizm ve Hinduizm dinlerine mensup kişiler de yaşamaktadır

Grand Palace(Büyük saray): 1782 yılında inşa edilen saray 3 bölümden oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla ziyarete kapalı olan iç alan, orta ve dış alanlardır. Geniş bir arazi üzerine kurulmuş olan bu kompleks içerisinde 100 civarı bina vardır. Kraliyet ailesi, taç giyme törenlerini, Kraliyet düğün ve cenaze gibi faaliyetleri burada yapmaktadırlar.

Wat Phra Kaew(Zümrüt Buda Tapınağı): ‘Wat’ olarak isimlendirilen Budist tapınaklarının toplumdaki yeri önemlidir. Bu tapınaklarda insanlar ibadet etmenin yanı sıra gönüllü olarak çalışarak topluma hizmet ederler. Budist tapınaklarına girmeden tıpkı camilerde olduğu gibi önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir. İbadet yerlerine saygıdan dolayı Tapınaklarda şort, askılı t-shirt, mini etek gibi kıyafetleri giymekten kaçınmak gerekir. Eğer üzerinizde bu kıyafet varsa ve vücudunuzu örtecek şalınız yoksa bu ibadet yerlerine giremezsiniz. Budizm inanışına göre tapınakta oturacaksanız, ayak insan vücudunun en değersiz yeri olarak kabul edildiği için, ayak tabanının Buda heykellerine veya diğer insanlara dönük olarak oturulmaması gerekmektedir. Yine bu inanışa göre baş insan vücudunun en kutsal noktası olarak kabul edildiğinden çocukların başına dokunmak veya başlarını okşamak hiç hoş karşılanmaz. Budist keşişler her sabah ellerindeki taslarla kapı kapı dolaşarak yemek ve bağış toplarlar. Bangkok genelinde küçük veya büyük olarak inşa edilmiş 450 binin üzerinde Budist tapınağı vardır. Wat Phra Kaew Tapınağın en önemli özelliği ise içerisinde 65cm yükseklikteki Zümrüt Buda heykelinin bulunmasıdır. Zümrüt, Budizmin en önemli sembolü sayılmaktadır.

Patpong Gece Pazarı: Önceki yıllarda ziyaret ettiğim bu gece pazarı otelimizden 30 dakika yürüyüş mesafesindeydi. Dünyaca ünlü Gucci, Dolce Gabana gibi markaların taklit ürünlerinden çanta, ceket, Rolex marka saatler gibi çeşitli ürünler bu pazarda satılmaktadır. Gece kurulan bu pazara özellikle Bangkok’a gelen turistler hem çeşit hem de fiyatların çok ucuz olmasından dolayı yoğun ilgi göstermektedir. Tercihen rehber eşliğinde dolaşmak istiyorsanız turun fiyatı 15USD’dir.

Yüzen Çarşı Turu: Bangkok’un en sevdiğim gezi yerlerinden biridir. Yüzen çarşı Thai kültürünün bir parçası olup yerli halkın el emekleriyle yapılan çeşitli ürünlerin satıldığı yerdir.  Bu tura katılacak olan kişiler sabah 07.00 gibi tur için otelden ayrılarak tura başlarlar. Bangkok’a varışımın 2.ci gününde katıldığım bu tur Bangkok ’da yüzen çarşılardan bir tanesi olan Damnoen Saduak’tadır.  Bangkok’ta konakladığımız otelimizden takriben 1.5 saat uzaklıktaydı. Otelden ayrıldıktan sonra güzergahımız üzerindeki Hindistan cevizi atölyesi ilk durağımızdı. Ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri olan Hindistan cevizi atölyesinde birbirinden farklı hediyelik eşyalar bulursunuz. Burada Hindistan cevizi kabuklu, bütün olarak satılmaktadır. Arzu ederseniz uğraşmadan hazır soyulmuş olarak da satın alabilirsiniz. Buradan hareket ettikten 15 dakika sonra yüzen çarşı turunun yapılacağı iskeleye varıyoruz. Bir tekneye en fazla 6-7 kişi biner. Kimileri bu yere doğunun Venedik’i benzetmesi yapmaktadır. Burada küçük kanu şeklinde olan tekneler dolmuş gibi çalışıyor. İskeleye yaklaşan her tekne sıradaki yolcusunu alıp yola çıkıyor. Dar olan kanalın bazı yerlerinden özellikle de köşelerde tekneler birbirlerine sürünerek geçmektedir. Yüzen çarşıya doğru giderken karşınıza her köşede bir farklı tekne çıkıyor. Kimisi turistleri ana çarşının olduğu yere taşıyan tekneler olup kimileri ise suyun bir kenarında durmuş teknesinde kendi yaptığı el işlerini satan başlarında huni şeklinde hasırdan yapılmış şapkalarla yerel köylülerdir. Bu gördüklerim karşısında bana en ilginç gelen ise şu minicik teknelerin birinde tüp gazını yakıp Hindistan cevizini pişirip satan bir yerel köylü olmuştu. Kayığımız kanalda ilerlerken tahta ayakları üzerinde dere yatağının kıyısında yapılmış küçücük evlerin yanından geçmek yerel halkın yaşantılarını görmeniz için inanılmaz bir deneyimdir. Buradan geçerken ne yazık ki zengin halk ile fakir halkın yaşamı arasındaki uçurumun ne kadar büyük olduğuna tanık olursunuz.  Kanalın çarşısına vardığımız zaman ise üzeri örtülü bir alanda Tayland’a ait başta otantik kıyafetler, şapkalar ve üzeri işli cüzdan ve çantalarla tezgahların üzeri doludur. Siz sadece tropik meyvelerin tadına bakmak isterseniz pek tabii ki bu da mümkündür. Hindistan cevizi, papayadan tutun da longan, passion fruit, dragon fruit gibi meyveleri bu pazardan soyulmuş ve yemeye hazır olarak alabilirsiniz. Eğer taze sıkılmış bu meyve sularından kocaman bardakta içmek istiyorsanız bardak fiyatları 10TBH dır.(yaklaşık 0.30 cent) Tayland’da sokaktaki alışverişlerde pazarlık payının olduğunu tecrübelerimden biliyordum. Her ne kadarda ilk başta çok yadırgamışsam da doğruluk payı vardır. Örneğin satıcının size 20 dolar dediği bir çantaya siz 2 dolar diyorsunuz. Karşılıklı pazarlık sonunda 5 dolara çantayı alırsınız. Buradaki 1 saatlik serbest zaman sonrası otobüsümüz pazarın arka tarafındaki park yerinde bizi beklediğinden orda buluşup aracımıza geçtik. Kalabalık ancak bir o kadar da renkli olan bu turda bol bol fotoğraf çekme ve alışveriş yapma fırsatınız vardır. Bangkok’a giderseniz mutlaka bu tura katılmanızı tavsiye ederim. Rehberli olan bu turun fiyatı 40USD’dir.

 

Baiyoke Sky: Tayland’ın en yüksek binası olarak kabul edilen bu yapı 309 metre yükseklikte ve 85 kattan oluşmaktadır. Binanın 77. Katında bulunan restoranda Bangkok manzarasıyla yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Asiatique Riverfront: Siam Krallığı dönemlerinde Avrupa ülkeleri ile ticaretin yapıldığı bölgede inşa edilen ve içerisinde 1500 üzeri dükkan, masaj salonları, barlar, restoran ve kafeler vardır. Bu yer ayrıca Bangkok’un eğlence merkezi de sayılmaktadır. Eğer buraya giderseniz mutlaka dönme dolaba binip şehrin keyifli seyrini yapabilirsiniz.

 

Bangkok’da kalınacak yerler:

Bangkok’ da konaklayacağınız süre içerisinde otel, apart otel veya kiralık daireler olmak üzere pek çok alternatifiniz vardır. Buradaki 3* oteller bizlerin 4* otelleri, 4* oteller ise 5* yıldızlı otellerimiz ayarındadır. Elizabeth Hotel(3*), Solitaire Bangkok Sukhumvit(4*) ve Compass Sky View Hotel(5*), Bangkok Siam Hotel(5*) oteller arasından tavsiye edebileceklerimden sadece birkaç tanesidir.           3*-5* otellerin 2 kişilik odada kahvaltı dahil gecelik fiyatları 60-120 USD arasında değişmektedir. Ancak Şubat dönemi yoğun bir dönem olduğundan fiyatlar artış gösterebileceğinden yerlerinizi önceden ayırmanızda fayda vardır.

 

Bangkok’da ne yenir:

Tayland’da dışarıda yemek oldukça ucuz olduğu için kültürlerinde evde yemek yapma alışkanlıkları yoktur. Bu nedenle Tayland’daki evlerin genelinde mutfak yoktur. Ancak son yıllarda Avrupalıların bu ülkeye yerleşmesi ile yeni yapılan inşaatlara küçük olarak mutfak yapılmaya başlanmıştır. Sokak satıcılarından ayak üstü atıştırmalıklar ki bunlar arasında tuzlanmış bizim bildiğimiz ağustos böcekleri, kara fatmaların yanı sıra farklı böcekler yağda kızartılarak acılı soslarla patates kızartması gibi kese kağıtlarında satılıp kıtır kıtır yenmektedir. Görüntüsü beni açmadığı için bu yemekleri denemedim. Thai yemeklerinde farklı soslarla yapılan deniz mahsulü başta Jumbo karidesler ve yengeçler olmak üzere farklı balık çeşitleri de tüketilmektedir. ‘Noodle ‘olarak adlandırılan erişte ve pilavlarda yemeklerin vazgeçilmezleridir. Kaliteli restoranlarda yiyeceğiniz Thai soslu balık çeşitlerinin porsiyonları fazlası ile büyük ve fiyatları da çok uygundur. 4 kişilik bir aile, içecek ve tatlısı ile 20USD doymaktadır. Belli başlı Thai yemekleri:

-Khao Man Gai: Thai usulü pişirilmiş pilav üzerinde tavuk ve yanında sosudur.

– Tom Yum Goong: Thai usulü pişirilmiş içerisinde deniz ürünleri bulunan çorbadır.

-Pat Thai: Thai eriştesidir.

 

Tayland’da yaşam:

Güneydoğu Asya’daki erken dönem inanış biçimi olan ‘animizmin’ bu ülkedeki etkisi de büyüktür. Bu inanışa göre her nesne bir ruhi varlık veya ruh tarafından yönetilir. Tayland’ın değişik şehirlerini gezerken karşıma evin önünde bulunan minik kuş kulübesini andıran yapılar dikkatimi çekmişti.  Bunlar aslında ruh evi olarak adlandırılan yapılardır. Ev inşa edilmeden önce o arazide yaşadıklarına inanılan ruhlar için yapılmışlardır. Bu kulübelere ruhları mutlu etmek için düzenli olarak adaklar adanır. Eğer bu adaklar yapılmazsa ruhların eve gelerek huzursuzluk yaratacaklarına inanılır. Yine inanışa göre hayaletlerin var olduğudur.

Tayland da yıl boyunca çok farklı festivaller düzenlenmektedir. Yeni yılda yapılan su festivali ‘Songkran’ ve su ruhlarını onurlandırmak için yapılan ‘Loi Krathong’ ülkenin önemli festivallerinden sayılmaktadır. Tayland’da babalar günü Kral ‘Bhumibol Adulyadej’in doğum günü olan 5 Aralık’ta kutlanır.

Tayland’da ikili bir hiyerarşi sistemi vardır. Gençler yaşlılara, fakirler zenginlere, öğrenciler öğretmenlere, hastalar doktorlara saygı göstermek zorundadırlar. Tayland’ da askerlik mecburi değildir. Askere gitme yaşı gelen kişi askeriyeye giderek kurasını çeker. Çektiği kuraya göre o kişi askerlik yapar veya yapmaz. Bangkok sokaklarında gezerken yollarda yürüyen Thaililerin hemen hemen hep ayni renkte giyinmiş oldukları dikkatimi çekmişti. Belki tesadüftür diye düşünmüştüm ancak ertesi günü de ayni şeyi gözlemleyince rehberimize dayanamayıp sormuştum. Meğerse Thaililer haftanın 7 gününe farklı renkleri vermişler ve o günlerde de inanışlarına göre hep ayni renk giymeye özen gösterirlermiş. Gün bazında şöyle bir sıralama yapılmıştı: Pazartesi: Sarı, Salı: Pembe, Çarşamba: Yeşil, Perşembe: Turuncu, Cuma: Mavi, Cumartesi: Mor ve Pazar: Kırmızı renklerdir.

Bu haftaki yazı dizimde sizlerle Tayland’ın başkenti Bangkok’u dolaştık. Haftaya Tayland’ın başka şehirleri olan Pattaya, Phuket ve adalarda buluşuncaya kadar sizlere sağlıkla dolu günler dilerim.

 

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı