KıbrısManşetSeçim 2020

Tatar: Akıncı başaramadı







Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı, Başbakan Ersin Tatar, Cumhurbaşkanlığı seçim vizyonunu yapılan bir etkinlik, sosyal medya ve televizyonlar vasıtasıyla kamuoyu ile paylaştı…

Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Köşklüçiftlikte’teki Genel Merkezi’nde pandemi dikkate alınarak düzenlenen vizyon tanıtım etkinliğinde, Tatar ile birlikte, Onursal Başkan 3 Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, tüm bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları da hazır bulundu.

Televizyonlar ve internet  medyasından canlı yayınlanan etkinlikte Ersin Tatar, konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı’nda neler yapacağını anlattı.

Tatar konuşmasında, Kıbrıs Müzakereleri, Kapalı Maraş, pandemi ve iç siyasette hayata geçirmeyi planladığı mekanizmalara ayrıntılı yer verdi.

Kıbrıslı Türklerin, 450 yıldır bu topraklarda olduğunu hatırlatan Tatar, “Ancak tarihi bir gerçektir ki yüzyıldan fazladır kendi vatanımızda bir varoluş, özgürlük ve egemenlik mücadelesi veriyoruz” dedi.

 

“DEVLET SAHİBİ BİR BİR HALKIZ”

Yok edilmek istenen bir topluluk noktasından, Devlet sahibi bir halk noktasına birlikte mücadele ederek ulaştıklarına vurgu yapan Tatar, “Bugün vatanımızın ve devletimizin kurucu partisi olan Ulusal Birlik Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak karşınızdayım. Kökleri Dr. Fazıl Küçük liderliğindeki Kıbrıs Türk halkının diriliş mücadelesine, Hiçbir koşulda kararlılığından ve egemenlik mücadelesinden vazgeçmeyen Rauf Denktaş’a, Ulusal direnişimizin simgesi TMT’ye dayanan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı olarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmaktan onur ve gurur duyuyorum. Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş ve 3’ncü Cumhurbaşkanımız Derviş Eroğlu’nun ardından, Ulusal Birlik Partisi’nin Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği üçüncü isim olmak, yalnızca bir gurur vesilesi değil aynı zamanda çok büyük bir tarihi sorumluluktur. Sorumluluğumun bilincindeyim.

Beklentilerinizin ne olduğunu çok iyi biliyorum” diye konuştu.

“ YİNE HALKIMIN İÇİNDE OLACAĞIM”

Tatar sözlerine şöyle devam etti:

Ersin Tatar olarak şu sözü veriyorum; Seçildiğim andan itibaren her zaman olduğum gibi halkımla içi içe olmaya devam edeceğim. Kıbrıs Türk halkının sorunlarına somut çözümler bulmak için durmaksızın çalışan bir Cumhurbaşkanı olacağım. Türkiye’mizle iki kardeş Devlet esasına dayalı olarak, karşılıklı, sevgi saygı içerisinde işbirliğimizi en ileri noktaya taşıma gayreti içinde bir Cumhurbaşkanı olacağım. Hükümetle çatışan, her şeyden şikayet eden değil, sorunlara çözüm bulmak için çalışan herkesin, her kesimin Cumhurbaşkanı olacağım. Ayırmayacak birleştirip, bütünleştireceğim. Bu topraklarda yaşayan istisnasız her kesimden, her görüşten ve her düşünceden insanımızı kucaklayan bir Cumhurbaşkanı olacağım.

 

“ KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN BİR GELECEK İNŞAA EDECEĞİZ”

KKTC olarak egemenlik, güvenlik ve refahım için onurlu bir mücadele yürüttüklerini belirten Tatar, “öz vatanımızda, kendi ayakları üzerinde duran bir yapı bir gelecek inşa etme çabasındayız” dedi.

Tatar,  BENİM, VAZGEÇMEDİĞİM BİR MÜCADELEM VAR… Benim mücadelem; hedeflerime başarıyla ulaşabilmek, halkıma, vatanıma yararlı bir insan olmak yönünde olmuştur. Siyasetteki mücadelem de bu anlayışımın devamıdır. Bizim mücadelemiz; Kıbrıs Türkünün bu cennet adada bir bütün olarak barış, huzur, güven ve refah içinde yaşayabilme mücadelesidir. Bu mücadele; yalnızca Kıbrıs Türkleri için değil, aynı zamanda Rum komşularımızın da iyiliğini, barışını ve güvenliğini istemektir. Bu mücadele; Çocuklarımız için yepyeni bir geleceğe hep birlikte yürüme mücadelesidir. Hayatın her alanında daha çok üreterek ekonomik açıdan daha güçlü bir KKTC için gece gündüz çalışma mücadelesidir. İnanıyorum ki bu yeni geleceğe hep birlikte, sizlerin desteği ve güveniyle yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.

Rum yönetimi ile siyasetçilerinin mevcut zihniyeti değişmeden, Kıbrıs’ta statükoyu değiştirecek, iki halkı barış içinde huzura taşıyacak bir anlaşmanın mümkün olmadığını vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkı’nın iki devletli, iki bölgeli, egemen eşitliğe dayalı, her iki tarafında üzerinde anlaştığı bir çözüme hazır olduğunun altını çizdi.

“ RUM TARAFI İLE GÖRÜŞMEYE AÇIK OLACAĞIM”

KKTC Cumhurbaşkanı’nın, Kıbrıs Türk halkının yararına olmayan bizi 1974 öncesine götürecek yolu açacak hiçbir sözde çözüme evet diyemeyeceğini ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkı; Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden asla vazgeçmez.  Kıbrıs Türk halkı kendi kendini yönetmekten, kendi iradesine sahip çıkmaktan yani kendi devletinden asla vazgeçmez.  Şu konuyu özellikle vurgulamak istiyorum ki, Ben Rum tarafı ile görüşmeye açık olacağım. Seçimden hemen sonra Cumhurbaşkanlığı’nda oluşturacağımız uzman danışma heyetiyle artık federasyon dışındaki alternatif çözüm önerilerini de masaya getireceğim. Ancak; amacı, hedefi, takvimi belli olmayan hiçbir sürecin içinde yer almaya niyetim yoktur. Halkıma bir beş yıl daha asla kaybettirmeyeceğim” dedi.

“ AKINCI BAŞARAMADI”

Tatar,  “Tek Yol Federasyon”, “Rum tarafıyla ancak ben anlaşırım”  “Bu işi çözersem ben çözerim”  diyen Akıncı’nın,  Rumlarla kısa sürede çözüm yapabileceğini iddia ettiğini ama yapamadığını hatırlattı

“Hedefinin, Kapalı Maraş’ı 1974 öncesi sahipleri için açmak, özgürleştirmektir diyen Ersin Tatar, Kapalı Maraş’ın dünyaya yeniden açılmasıyla ortaya çıkacak refah ve zenginlikten Kıbrıs Türk halkının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de yararlanmasını sağlamaktır. Maraş’ı uluslararası hukuka uygun biçimde, oradaki mülklerin eski sahiplerinin haklarını gözeterek devletimizin idaresinde Gazimağusa Belediyesi’nin bir bölgesi olarak açmak hepimizin çıkarınadır. Maraş’ın yeniden Kıbrıs’a ve dünyaya açılması iki halk arasında kalıcı bir barışın tesis edilebileceğinin de simgesi olacaktır.

İnanıyorum ki Maraş’ın açılması Kıbrıs konusunda önemli dönüm noktalarından biri olacaktır” dedi.

Tatar, “ Ve bu gece buradan bir defa daha açıklıyorum… Maraş’ın açılması için yol haritamız hazırdır. Kapalı Maraş yakında özgürleşecek, yeniden hayat bulacaktır” şeklinde konuştu.

Türkiye – KKTC İlişkilerinin yaşamsal önemine vurgu yapan Tatar, “ Kıbrıs Türk halkı ve KKTC eğer bugün bu adada varsa bu milli değerlerle, kimliğine sahip çıkılması ile olmuştur. Eğer Türkiye Cumhuriyeti’nin her alanda bizlere desteği olmasaydı bugünkü konumumuzda olmayacaktık. Herkes bilsin ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yaşayan bir gerçek, Kıbrıs Türkü, Türk dünyasının şerefli bir parçasıdır.

Biz Atatürkçüyüz ve onun ilkelerine sıkı sıkıya bağılıyız. Herkes bilsin ki; bu tarihi gerçekleri tartışmak abesle iştigaldir. Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye arasında; tarihimizden, kültürümüzden, ortak değerlerimizden kaynaklanan koparılamaz bağlar mevcuttur. Türkiye Cumhuriyeti dün olduğu gibi bugünde KKTC’yi her alanda desteklemektedir” dedi.

“ TÜRKİYE BİZİ HEP DESTEKLEDİ”

Dış politikadan, eğitime, spordan sanata, tarımdan ticarete, sağlıktan sanayiye kadar hayatın ve ekonominin her alanında KKTC’nin yanında dimdik duran bir Türkiye Cumhuriyeti olduğuna işaret eden Tatar, “Kıbrıs Türkleri olarak anavatan Türkiye ile bizleri daha da güçlendirecek, Kıbrıs Türklerini daha da zenginleştirecek, kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak yeni proje ve işbirlikleri mutlaka artarak devam edecektir” derken, Acil Durum Hastanesi’ni örnek gösterdi.

 

Pandemiye karşı, KKTC olarak olayın en başından itibaren halkın sağlığını ön planda tutarak gereken kararları aldıklarını hatırlatan Tatar, halktan asla gerçekleri saklamadıklarını, her kararı bilim insanları, uzmanlar ve halkla sürekli bir istişare içinde aldıklarına vurgu yaptı.

 

“ ÖZEL SEKTÖRE 1 MİLYAR VERİLDİ”

Tatar, “ Bazılarının yaptığı gibi eleştirmek kolaydır. Biz zoru ama doğru olanı, tüm dünyanın yapmaya çalıştığını yapma yoluna gittik. Devlet reel sektörün, özel teşebbüsün sıkıntılarını aşması için 1 milyar TL’ye yakın kaynak aktardı. Birçok önlem aldık , hala alıyoruz ve almaya devam edeceğiz” dedi.

Lefkoşa’ya yapılacak olan 500 yataklı en son teknolojili Devlet Hastanesi’nin yapımına gelecek yıl başlanacağına işaret eden Tatar, üç yıl içinde tamamlanmasını hedeflediklerini söyledi.

Tatar, “Asrın projesi su hattından sonra, bizim başlatıp yine bizim tamamlayacağımız Türkiye ile elektrik hattı bağlantısı kurulması da bu tarihsel dayanışmanın yeni bir aşaması olacaktır” dedi.

“ KIBRIS TÜRKÜ’NÜN DEVLETİ VE KİMLİĞİ TÜRKİYE İÇİN DE ÖNEMLİDİR”

Ersin Tatar, “ Türkiye ile aramızdaki ilişki karşılıklı saygı, sevgi ve işbirliğine dayanmaktadır. Kardeşlik esasına, sevgiye ,saygıya  dayanmaktadır.  Kıbrıs Türkü’nün kimliği ile, Devleti ile var olması bizim için olduğu kadar Türkiye için de önemlidir ve Türkiye bunun gereğini yerine getirmektedir. Kıbrıs Türk Halkı için Türkiye ile ilişkilerinin yaşamsal önemi vardır. Halkımız bunu iyi bilmektedir.

“ AKINCI TÜRKİYE’YE HASSAS KONULARDA LAF ATTI”

Ama bilmeyenler, anlamayanlar vardır. Sayın Akıncı son beş yıllık görev süresi içinde KKTC’nin en büyük destekçisi olan Türkiye ile doğru, sağlıklı ilişki kurmayı başaramamıştır. Tam tersine Sayın Akıncı belirli bir kesimin oyları için Türkiye’ye en hassas konularda laf atmış, eleştiri yapmış, sıkıntı yaratmıştır” dedi.

Yunanistan’ın ve onun kontrol alanındaki Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Doğu Akdeniz’de uyguladığı politikaların esas itibarıyla Türkiye ve KKTC düşmanlığı üzerine kurulduğuna işaret eden Tatar, “Yunan devleti ve Rum yönetimi Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırmak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Türk halkına verdiği desteği engellemek, Akdeniz’i Türkiye’ye ve KKTC’ye kapatmak istemektedirler. Ama onlar ne isterse yapsınlar. Bizler bugünümüz ve geleceğimiz için denizlerdeki, gökyüzündeki, karadaki haklarımıza Türkiye ile birlikte sahip çıkacağız. Bu bağlamda “Mavi Vatan” bizler için büyük önem taşımaktadır. Mavi Vatan’a sahip çıkmak Kıbrıs Türk halkının refahının, zenginliğinin, çocuklarımızın geleceğinin bir gereğidir” şeklinde konuştu.

“ AKINCI GÜZELYURT’U VERDİ AMA BİRŞEY ALAMADI

Ersin Tatar, konuşmasına şöyle devam etti:

2015 Yılında Cumhurbaşkanı olan Sayın Akıncı beş yıllık dönemi ne yazık ki boşa geçirmiştir. Sayın Akıncı, verdiği hiçbir sözü tutmamıştır. Sayın Akıncı, 2017 yılında Crans Monta’da, garantiler konusunda Rum tarafının sıfır asker, sıfır garanti istemesine yol açan tavizkar bir tutum izlemiştir. Sayın Akıncı,  Birleşmiş Milletler ve Rum tarafına Güzelyurt’u da içeren haritayı vermiş ama halkımıza her hangi bir kazanım sağlayamamıştır. Kıbrıs Türk halkı artık; ulusal çıkarlarını koruyacak, hukukunu savunacak, hakkı olanı almasını sağlayacak, saraya kapanıp kalmayacak çalışkan, icraatçı bir Cumhurbaşkanı istemektedir.

“ CUMHURBAŞKANLIĞI’NDA YAPISAL DÖNÜŞME GİDİLECEK”

Cumhurbaşkanı seçildiği zaman, halkın içinde ve halkla omuz omuza bu görevi yaparken Cumhurbaşkanlığı’nda da yapısal bir dönüşüm gerçekleştireceklerini açıklayan Tatar, Ülkemizdeki tüm Sivil Toplum Kuruluşlarının kendisine yer bulacağı biçimde iki ayda bir toplanan Halk Konseyi kurulacağını, Mecliste temsil edilen tüm partilerin kendisine yer bulabileceği Meclis Başkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı’nın da yer alacağı bir Ulusal Danışma Konseyi’ni de hayata geçireceklerini anlattı.

Ekonomi, Turizm ve Yüksek Öğretim Konseyleri ile KKTC ekonomisinin temel alanlarında çok sesli ve kapsayıcı bir anlayışla sektör temsilcilerini ve uzmanlarını bir araya getireceklerini ifade eden Tatar, “Gençlik ve Spor”, “Çevre, Kültür ve Sanat”, “Engelsiz Yaşam” Üst Kurulları ile toplumun en çok ihtiyaç duyduğu alanlarda düzenleyici ve destekleyici kurullar oluşturacaklarını kaydetti.

Başarılarıyla Kıbrıs Türkünü gururlandıran sporcuları, sanatçıları, bilim insanlarını, STK’ları ve çevre alanında başarı gösteren çevreci dostları her yıl düzenleyecekleri Cumhurbaşkanlığı ödülleri ile teşvik edeceklerini belirten Tatar, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını, ismine yakışır biçimde yeni salonuna taşıyacaklarını ifade etti.

“ DAHA ÇOK ÜRETMEMİZ LAZIMDIR”

Tatar, “ Tüm bunları başı dik ve onurlu Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde durarak daha çok üretmesi ve çocuklarımıza refah içinde, güven içinde bir gelecek kurmak için yapacağız. İnanıyorum ki; Hep birlikte “artık yeter” diyerek yeni bir geleceğe yürürsek, bu ortak mücadeleyi hepimizin emeği ile hepimizin katkısıyla ortak bir başarıya dönüştüreceğiz. Yalnızca Lefkoşa için değil, Girne, Gazimağusa, Lefke, İskele ve Güzelyurt için de başarıya  dönüştüreceğiz. Mücadelemizi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için, Başı dik, onurlu, Kıbrıs Türk halkının refah ve esenliği için sonuna kadar sürdüreceğiz. Sevgili halkım, Artık ayağa kalkma ve yep yeni bir geleceğe yürüme zamanıdır. Kıbrıs konusunda masaya artık yeni alternatifler gelecek, Kapalı Maraş’a insanlığa kazandıran yeni bir açılım bir gelecek, Mavi Vatan’la ülkemize zenginlik gelecek, Türkiye ile ilişkilerimizin daha da güçlendiği yeni bir dönem gelecek, Kıbrıs Türk halkıyla iç içe, halka açık bir Cumhurbaşkanlığı gelecek, Yeter ki hep birlikte “Yeni bir Geleceğe Yürüyoruz” diyelim…” ifadelerini kullandı

 

EROĞLU “ BU SEÇİM KKTC VE UBP’NİN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİDİR”

Gecede daha sonra 3’ncü Cumhurbaşkanı, UBP Onursal Başkanı Derviş Eroğlu, bazı Bakanlar, milletvekilleri ile belediye başkanları 11 Ekim seçimi ile ilgili görüşlerini açıkladılar.

UBP Onursal Başkanı 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da gecede yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı seçiminin hem UBP hem de KKTC’nin geleceği açısından son derece önemli bir seçim olacağını vurguladı.

UBP’lilerin tereddüt etmeden sandığa giderek Genel Başkan Ersin Tatar’a oy vermelerini isteyen Eroğlu, “ İnanmak gerekiyor. İnanırsanız başarı kaçınılmazdır. UBP her zaman heyecanı ve başarıyı sevmiştir. Bu seçimde de aynı heyecanla başarı  gelecektir. Hem UBP hem de KKTC için daha da çok çalışmak herkesin görevidir” dedi.

 








Başa dön tuşu