Köşe Yazarları

Tarihi iş birliği


ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Kıbrıs’a gelmesi ile gelişen hareketlilik herkesi sevindirdi.

Biden’ın adaya gelmesi tarihi bir ziyarettir. Adada yaşanan çözüm sürecine katkısı olacağına inancı ile Biden en iyi şekilde karşılanarak ağırlandı. Bu süreçte yaşanlar tabi ki basın yolu ile halkla paylaşıldı. Ama her nedense bu birkaç gün içinde herkesin kafası “Biden neden geldi?” sorusuna cevap aradı.
Birçok ihtimaller üzerinde duruldu. Hatta Türk basınında “çözüme ışık” haberleri yansırken Rum basınında ümit verici haberler yer alamdı.
Aslında her iki tarafın çözümü ne kadar istediğini biliyorken Biden’ın bu yönde gösterdiği çaba yeterlimiydi?  Her iki liderle görüşerek orta yol bulmak yerine her iki lidere ayrı ayrı ışıklar verdi. Aslında Biden’ın ziyaretindeki açık adres Doğal gazdı. Biden, Ukrayna’daki durumla ilgili Rusya’nın pozisyonunu perdelemek için Kıbrıs’a gelmişti. Suriye ve Libya’da sıkıntı çeken Amerikan’ın, Kıbrıs çözümü ne kadar öncelikliydi ki?
Bazı kesimler Kıbrıs’taki hareketlenmenin sadece bir soyut kavramdan ibaret olduğunu düşünse de bazıları için bu somuttu.
Çözüme ne kadar yakın olduğumuzu ilerleyen günlerde daha net göreceğimizi düşünüyorum.
Bu bağlamda çözüm sürecinde Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri ve Kıbrıs İnşaat Müteahhitleri Birliği Federasyonu arasında iş birliği protokolü imzalandı. Biden’ın Kıbrıs’ta olması ve çözüme katkı koyacağı düşüncesi her iki kesimin iş adamlarını heyecanlandırdı. 
Dün atılan imza da bu çözüme yakınlaşma adına duyulan inançla bağlantılıydı.
İş birliği protokolünde iki başlık vardı. Birinci başlıkta; çözüm hususunda iki örgütün çözümün gerçekleşmesinde nasıl katkı koyabileceği ve ikinci başlıkta ise çözümde ortaya çıkacak olan inşaat potansiyelindeki işbirliği.
Uzun zamandır Türk ve Rum inşaat müteahhitlerinin yaşadığı sıkıntılar ortadadır.
İki tarafta da inşaat sektörünün hareketlenmesi adına bir atılım yapması ümidi var. Bu hareketlenme her iki taraf için kazanç sağlayacaktır.
Bugün baktığımız zaman ülkemize Türkiye’den gelen müteahhitler hem daha ucuz iş yaptığı hem de daha hızlı iş bitirdiği için Kıbrıslı müteahhitlerin önünü kesmektedir.
Doğal olarak da bu durum müteahhitlerimiz tarafından çok da hoş karşılanmamaktadır. Yerli üretilen kumdan taşa, taştan tuğlaya, tuğladan betona her şey Türkiye’de yapılan üretimden daha pahalı. Hal böyleyken tüm bunlar müteahhitlerimizi rekabet alanını kısıtlayan en önemli etkendir. Kendi ülkesinde ihale alamayan birçok müteahhit yırt dışından gelerek kendilerinin ekmek kapısına göz diken müteahhit ve taşeron firmalardan rahatsızdır. Özellikle devletin bu konuda gerekli girişimi yapması şarttır.
İnşaat sektöründeki denetimsizlik de ayrı bir boyutta seyrederek birçok müteahhidimizi zorda bırakmıştır. Standartların altında üretilen inşaat malzemelerini kullanarak bina inşa eden birçok firma inşaat sektöründe sorunlar yaşatmakta ve bu sektördeki kaliteyi düşürmektedir.
İşte tam da bunların bilincinde olan Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri özellikle iş birliği yapılması konusunda çok hassas davranmış ve tarihi bir girişim başlatarak hem alışveriş hem de dostlukların güçlenmesi adına bir adım atmıştır. İki tarafın da bunu olumlu yönde değerlendirmesi inşaat sektöründeki gelişmeleri hızlandıracak hatta ve hatta ekonomik anlamda çöken bu sektörde bir ışık doğacaktır.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı