Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Tarihe saygı…

Tarihe saygı…

Kıbrıs Türkü için kim ne derse desin 1974 asla unutulmayacak bir dönüm noktasıdır.

Öyle Rumların enosis hayali gibi de değil…

Bir halkın kurtuluşu, özgür yaşaması için gerçekleştirilmiş bir adımdır…

Ve o ilk adımın atıldığı yerin, unutulmaması için, saygıyla korunması, anıtlaştırılması gerekirdi.

Aynen dünyanın başka yerlerinde gerçekleştirilen başka “çıkarmalar” gibi…

Biz oraları çoktan ranta teslim etmiştik…

Göstermelik, bakımı bile yapılmayan bir beton yığını olan anıttan başka bir şey yoktu.

Sanki başka sahil kalmamış gibi, plaj yapılmış, önemi yok edilmişti…

Neden diye düşünüyor insan. Neden bizde değerlere saygı yok, neden koruma yok, neden o bilinç yok…

Öyle ki, ranta ilk dönüştürenler, ağzından vatan millet laflarını düşürmeyenlerdi.

Şimdilerde, tümüyle talan edilmesi, daha büyük rantlara teslim edilmesi için bir ısrar var.

Yine bugün bu ısrarın sahipleri de, bir numaralı milliyetçiler…

Bunları düşünürken, aklıma dünya tarihinde önemli çıkarma harekatları geldi. Acaba dedim, onlar tarihlerine nasıl sahip çıkmışlar…

Internet elimizin altında büyük bir fırsat. Bir kaç dakikalık taramayla, o büyük çıkarmaların yapıldığı sahillerin fotoğrafları geldi…

Biri, İkinci Dünya Savaşı’nda Müttefiklerin Normandiya’ya çıkarma yaptıkları Omaha Plajı, bir diğeri Japonların Pearl Harbour baskınının yapıldığı sahil, sonra yakın tarihte Falkland’a İngilizlerin çıktığı plaj ve en sonuncusu, muhteşem Çanakkale… Hepsinde de o tarihi bölgeler koruma altına alınmış. Discolar, kumarhaneler, otelleri bırakın, kilometrelerce tek bir yapılaşma yok…

Burada sayfam yettiğince, her birinden birer fotoğraf koyabildim. Meraklısı girip detaylı inceleyebilir.

Bizim niyetimiz tarihi tümüyle unutturmak mıdır acaba..?

Yapılacak talanın başka izahı yok bence…

Hasbel kader iktidarı eline geçiren birilerinin böyle bir tarihi değeri yoketme hakkı ve yetkisi var mıdır..?

Kimse bana, biraz ileride müze var falan demesin. O Platini Plajı’nın, o artık anılmayan Yavuz Çıkarma Plajı’nın yeri başkadır…

Barselona’ya gidenler bilirler. Kentin en çok satan turu, iç savaş döneminin geçtiği yerleri içine alan turdur. Bir tur, 75 euro’dur. Amerika’da iç savaş turları da öyle…

Bırakın turistleri, insanlar tarih bilincini, ulusal saygıyı öğrenmeleri için çocuklarını götürüp, gezdirirler…

Yurtseverlik, Rum’un enosis anmasına karşı çıkmakla sınırlı olamaz. Bu ne körü körüne milliyetçiliktir, ne faşistliktir. Bu kendi tarihine saygıdır, o kadar… Tersi ise samimiyetsizlik…

Kendi değerlerinize, tarihinize saygıyı kaybedip, onları ranta dönüştürdüğünüz anda, geleceğiniz de dönüşecektir…

Ve siz, herşeyi kaybetmeye mahkum olursunuz…

Pearl Harbour

 

Çanakkale Şehitler Abidesi

 

Omaha Beach Müttefiklerin Normandiya çıkarmasının yapıldığı sahil

 

Falkland Adaları İngilizlerin çıkarma yaptığı sahildeki anıt
Falkland Adaları İngilizlerin çıkarma yaptığı sahildeki anıt

 

 


 

YERİN KULAĞI VAR

ÜÇ MAYMUNLARI OYNUYORUZ:

Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer günlerdir, Güzelyurt Hastanesi İhalesi’yle ilgili üst düzey bir kamu personeli tarafından kendisine bir bakanın huzurunda rüşvet teklif edildiğini söyleyip duruyor. Ama dikkat edin Gürcafer’in bu açıklamalarını ihbar kabul edip de konuyu araştıran kimse yok. Ülkenin Başsavcılığı çağırıp da, “nedir kardeşim bu iddialar, kim kime ne vermiş, gel anlat bakalım” demiyor. Soruşturma açılması için neyi bekliyorlar? Şaka mı  bu…

 

NE BEKLERDİNİZ:

Haftalardır erken seçim için “hodri meydan” çekmediği kimse kalmadı Başbakan Özgürgün’ün ama, işin aslının hiç de öyle olmadığını anlamamız çok uzun sürmedi. UBP Parti Meclisi Özgürgün’e seçim tarihi ile ilgili yetki verirken, olası seçimlerin en erken 2018 yılında yapılmasına karar verdi. Zaten Özgürgün’ün bu atıp tutmalarına, ‘tarih verin’ açıklamalarına yetkili organların onay vereceğine pek inanan da olmamıştı. Peki şimdi Özgürgün çıkıp da ne diyecek çok merak ediyorum…

 

AKLINIZDAN ÇIKARIN, BOZMAZLAR: İki ortağın arasını bozmaya çalışanlar boşa uğraşıyor. Böyle bir uyumlu ortaklık daha önce hiç görülmedi. Tarhte bir çok UBP-DP hükümeti kuruldu ama, kabul edelim ki, ortada bir Eroğlu otoritesi vardı. Şu anda, aklına esenin, istediğini yapabildiği, otoritenin sıfır olduğu bir ortam var. Bundan iyisi, Şam’da kayısı derler… Hele de seçim kokusu gelmeye başladıktan sonra, ortaklığı bozarlar mı hiç…

 

SİZ OLSANIZ İSTER MİSİNİZ?:

Siz olsanız kazanıp kazanmayacağınızın belli olmadığı bir seçim riskine girer miydiniz? UBP’deki vekillerin durumu aynen öyle. Bakmayın siz kamuoyu yoklamalarındaki sonuçlara. Olası bir seçimde yeni adaylar, “bağımlı bağımsız” adaylar UBP içindeki mevcut artimetiği olumsuz etkileyecek. Şimdiki vekillerin en az yarısı erken bir seçimde sandıkta kalma korkusu yaşıyor. Önlerinde bir seneden uzun bir süre varken, bu rahatlıklarını riske atmak isterler mi?

 

KAYIPLAR ORTADA:

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, borçların büyük bir kısmının kapatıldığını söylüyor. Öylesine yuvarlak bir laf ki… Oysa devletin 5 milyar lira iç borcu var. Bunu adam gibi ödeyecek gücü de yok. Oysa, eğer Türkiye ile imzaladıkları yapısal dönüşümü gerçekleştirseler, Türkiye bu borçların faizleri için 100 milyon TL’lik bir destek daha sağlayacak. Gerekleri yerine getirilmediği için de bu para gelmiyor ve devletin borç faizleri katlanarak artıyor. Bu kadar basit…

 

SİZCE NEDEN UYGULAMIYORLAR?:

Bugüne kadar görülmemiş bir ilk… Muhalefetinden iş çevrelerine herkes Türkiye ile imzalanan protokolun bir an evvel takvimine uygun uygulanmasını istiyor… “En iyi biz yaparız” diye güvence verenler ise, yan çiziyor, kaçıyor. Son olarak Ticaret Odası, Başbakan’ı ziyaret etmiş. Gündemleri “yapısal dönüşüm programıyla ilgili izleme komitelerinin tespitleri”… Malum Ticaret Odası böyle bir komite kurmuş, hükümetin takvime uyup uymadığını takip ediyordu. Tespit kağıdının boş bir sayfa olduğu açık… Peki ama sizce neden uygulamıyorlar?

 

BİZDEN İNSAFLI ÇIKTILAR:

Güney Kıbrıs Elektrik Kurumu, uluslararası yakıt fiyatlarında yaşanan artış nedeni ile elektrik fiyatlarına yüzde 8.7 oranında artış yaptı. Buna göre, Ocak ayında 200.90 Euro ödemiş olan vatandaş, Mart ayında 218.40 Euro ödeyecek. Yani yaklaşık 18 euro(70 TL) fazla ödeyecek. Bizde ise, son zam ile faturlar ikiye katlandı. Zam konusunda da onlar bizden insaflı çıktı…

 

 


 

ZİRVEDEKİLER

Prof. Dr. Naciye Doratlı: “Anıtlar Yüksek Kurulu’nu siyasileştirecek değişiklik yasa tasarısı Meclis’e sunulmuş. Gerekçe: AYK’nın aktif ve etkin çalışmasını sağlamakmış… Aktif ve etkin çalışmadan anlaşılan ise, Mimarlar Odası; Şehir Plancıları Odası; Üniversite; ve Belediyeler Birliği temsilcilerinin Kurulda yer almaması…. Bizler, siyasi baskılara asla boyun eğmediğimiz için çıkar çevreleri için sorun olduk. Şimdi kendileri için sorun olan bu duruma çözüm getiriyorlar. Bu yasa değişikliğine fırsat vermemek için, kültür varlıklarının korunmasına gönül veren herkesi mücadele etmeye davet ediyorum”…

 


DİPTEKİLER

Hüseyin Özgürgün: Başbakan Özgürgün, Cumhurbaşkanı’nın “irade Meclis dışında” sözlerinin üstüne “tarih versin sandığa gidelim”  dedi mi, demedi mi? Sonra muhalefete hodri meydan çekerken, “Erken seçim önerisi getirsinler, ben dahil 18 milletvekili onaylayalım” dedi mi, demedi mi? Geldi öneriler… Sonra? UBP yetkili organları  “seçim 2018’de” dedi… Neydi o hodri meydanlar? Başka türlüsünü beklemezdik zaten…