Zaman nasıl da insafsız… Ve insan zamanın nasıl insafsız olduğunu rol değişiminde anlıyor. Karnındaki ilk tekmeden sonra iki kişilik yaşıyorsun yaşamını. Bir çift küçücük göz...
Sabah güneşi yüzüme vurdu. Küçücük pencerenin kirli camlarını siliyordu. Beni uyandırmaya çalışıyordu. Ama; uyanamamıştım. Belki de hayata uyanmak istemiyordum. Unutmak istediğim o kadar çok acı...
Toplantıdan yeni çıkmıştı, Sessize aldığı telefonuna sürekli çağrı geliyordu gördü Açmak ile açmamak arasında tereddüt etti. Günlerdir beynini kemiren bir şey vardı. İçini acıtan, her...
Yazıyorum, Eski bir kağıt parçası, körelmiş bir kalem işte Bildik kelimeler, Kısa cümleler Dibe vuran düşünceler Gel – Git’ler… Sonu gelmeyen hikayeler Karalıyorum… Yorgunum, Eski...
Sabahın 04.00’ü… Zifiri karanlık, Gün bitmiş, Yeni bir gün kapıda Ben yine varım hayatta… Dünde bıraktıklarımla Unuttuklarımla Bugüne hazırım, Umutlarımla… Hayyam usulca dokunuyor ruhumuza;...
Susma! Söyleyecek o kadar çok şey varken, Damla damla birikirken gerçekler Usulca süzülürken kelimeler Dudaklarından, Pervasızca bir ses olup düşer kulaklarına Serseri bakışların hatırımda… Ben...
Sevmenin bir mucize olduğunu bilmiyor. Sıradan düşünüyor, Herkes sevmiş onu Sanki çok kolaymış gibi… Sevmek bu kadar basitmiş gibi. Seni seviyorum desem Unutuverecek gibi,...