Köşe Yazarları

Tabuları yıkmak

Kıbrıs konusunda yeniden hareketli bir döneme giriyoruz.

Bu hareketli dönemin esas olarak Ocak ayının ortasında başlaması planlanırken, BM şimdi karar aşamasına hızla yaklaşıyor.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute, Pazar günü Kıbrıs’a geliyor.

Kıbrıs Türk toplumu lideri Mustafa Akıncı’nın Lute’u, pazartesi günü kabul etmesi bekleniyor.

Lute, Akıncı ve Anastasiadis’le yapacağı görüşmelerde bir ortak referans noktası bulmaya çalışacak. Bu ortak noktaya varmak için Garantör ülkelerle de temaslarına devam edecek.

Lue, bu  çalışmalara başlamadan önce, Aralık ayının başında AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini  ile görüşmüştü.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Mayıs 2018’de görevlendirdiği Amerikalı diplomat Lute, Kıbrıs’a ilk ziyaretini Temmuzda gerçekleştirmişti.

Lute, Garantörler ve AB yetkilileriyle de yaptığı görüşmeler sonrasında BM Genel Sekreteri’ne çalışmalarıyla ilgili rapor sunmuştu.

BM Genel Sekreteri Guterres, kendisine sunulan rapordan sonra,  BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, müzakereler başlamadan önce kilit konularda gerçek bir yakınlaşma sağlanıp sağlanmadığını ve tarafların kendi öngörebileceği ortak bir geleceğe yönelik çözüm için yeni öneriler getirmede istekliliğini ölçmek için Lute’un temaslarını sürdürmesini istemişti.

Lute,  Ekim ayında Kıbrıs ve garantör ülkelere konuyla ilgili bir ziyaret daha gerçekleştirmişti.

BM Genel Sekreterinin elinde, görüşmeleri ileri götürebilecek mekanizmalar vardır.

Bu mekanizmalardan birincisi, çözüm yönünde ilerlenmemesi durumunda, BM askerlerinin adadan ayrılacağı argümanıdır.

Zaten ABD‘nin BM ye olan katkısını azaltmasıyla birlikte, BM çalışmalarını yürütmekte zorlanmaktadır.

Özellikle Anastasiadis’i masa başına getirmek için, belirli zorlayıcı faktörlerin devreye girmesi gerekmektedir.

Anastasiadis’in Partisi DİSİ ‘nin Başkanı Averof bu dönemde Kıbrıs konusunda bir uzlaşmaya varılabilmesi için, iki toplumun yakınlaşmasında en aktif rolü oynamaktadır.

Averof’un son olarak,  Kuzey Kıbrıs’ta sele kapılan gençlerin cenazesine katılması ve orda ASKERİ YETKİLİLERLE tokalaşması, Kıbrıs Türk basınında yeteri kadar değerlendirilmeyen önemli bir açılımdır.

Rumların işgalci diye nitelendirdikleri askeri yapının üst düzey komutanlarıyla  bile diyalog arayışında olan bir lider, Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir güçtür.

Averof’un hamlesinin bir benzerini, Türk liderleri de yapma yoluna girerse, Kıbrıs’ta TABULAR YIKILIR.

Tabular yıkılmadan, Rum ve Türk milliyetçiliği geri plana itilmeden, bu adada mantıklı bir çözüm beklemek hayaldır.

O nedenle, Lute’nin  iki tarafın LİDERLERİYLE temaslarında, her iki tarafın, samimi olarak GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER konusunda net ve RADİKAL açılımlar yapılmalıdır.

Lute, Kıbrıs konusunda olumlu bir noktaya ulaşmak için, taraflara, HEM HAVUÇ, HEM SOPA siyasetini hissettirmek zorundadır. Bu yapılamazsa, Kıbrıs konusunda TABULAR yıkılamaz. Ada da macera denizinde yüzmeye devam eder.

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı