Köşe Yazarları

TABLO NETTİR…








Bu adanın geleceğini çözümde ve uluslararası hukukun içinde görenler ve bunu istemeyenler.




Bu kadar da değil…. İçte politikasızlık, belirsizlik, kötü yönetim sabıkası; diğer yanda akılcı, makul, mantıklı, gerçekçi var oluş politikaları…



Belki de olması gerekendi. Eskiden olduğu gibi sol-sağ diye ayırmak çok da doğru değil. Ama Kıbrıs’ın özelinde adanın kuzeyini ne olduğu belirsiz bir yerlerle sürükleme çabasına karşılık, aynı güçte bir direniş. Kıbrıs Türkünün kendi varlığını koruma, kendi geleceğini kendinin belirlemesi, kendi ayakları üstünde durması için kesin bir duruş.

2020 cumhurbaşkanlığı seçimindeki saflaşma, bu defa da sandığa yansıdı.

Bilineni tekrar edelim. Galiba tek ortak tespit de budur, seçimin kazananı CTP’dir…

Hayalci olmayan, ideolojisini tam olarak ifade eden, radikal çıkıntılık yapmadan, sorumlu bir siyaset izleyen CTP, toplumun yarıya yakınından onay gördü. İnandırıcı oldu. Ve sonuçta bu duruşuyla, oylarını, -henüz kesin açıklanmamakla birlikte 5 bin civarında artırdı. Kimse küçümsemeye kalkmasın, bu çok ciddi bir sonuçtur…

UBP 2018’e göre sadece 500 civarında bir oy artışına sahip olabildi. Yani Sucuoğlu’nun getirdiği yeni heyecan da denildiği gibi olmadı, var olan oy miktarını değiştiremedi. UBP’nin sıfır politika ile geçmişte aldığı neyse o.  Buna, hiçbir ideolojik farklılığı olmayan DP’yi ya da YDP’yi de ekleseniz, sonuç değişmiyor.

En büyük kaybeden ise, HP’dir…

Şu son 3 yılda yaşanan kötü yönetimin, insanların UBP, DP ve YDP’nin elinde düştüğü perişan durumun tek müsebbibi bence HP, daha doğrusu Kudret Özersay’dır. Taaa, 4’lü koalisyonu bitirdiği günden itibaren. İşte sonuçlar ortada. Özersay ilk açıklamasında “Makul politikalarımız halktan onay görmedi” diyordu. Oysa onay görmeyen kağıt üstündeki politikaları değildi, bizzat uygulamalarıydı…

Geleneksel TKP’nin devamı olan TDP’nin Meclis dışında kalmış olması, Bağımsızlık Yolu’nun aldığı oy ve çıkan sonucu çok da etkilemeyen boykotçular… Hepsinin oturup düşünmelerinin zamanıdır…

Başta da söyledim, Kıbrıs’ın kuzeyinde politik çizgi sadece “2” tanedir.

Ne adanın ne de kendi toplumunun geleceği için bir fikri olmayanlar, yani esen rüzgarlarla savrulanlar, yani belirsiz, karanlık bir gelecek vaatleri ve buna karşı direnenler. TDP ve diğer çözüm yanlıları Meclis’e girememiş olsalar da aldıkları oy, çözüm yanlılarının oyuna eklendiğinde nüfusun tam yarısına ulaşan bir irade var…

O halde, direnişin örgütlenmesi zamanıdır. Bunca entelektüel, iyi eğitimli, ülkesi için kaygılı insanın bundan başka seçeneği olmamalıdır.

Olay “CTP kazandı” değildir. CTP’nin temsil ettiği görüş kazanmıştır.

CTP şu an iyi yönetimin, çözümün Meclis’teki sözcüsüdür…

Maalesef görünen odur ki, bir süre daha kötü yönetimin esiri olmaya devam edeceğiz. Borç içinde bir maliye orada duruyor. UBP’nin kendi kaynaklarını harekete geçirmeye bile cesareti yok. Dahası, ayakları yere basan, hayali olmayan tek bir projesi bile bulunmuyor. Ve biz bir süre daha bu UBP ile devam edeceğiz. Toplumun yarısının seçimi de bu.

Nüfus yapısının her geçen gün bozulmaması ve devletin içinde bulunduğu perişanlığın daha da artmaması, adaletsizliklerin, kayıt dışılıkların, kayırmacılığın önünde duvar gibi durulabilmesinin yolu ise güçlü bir muhalefet sergilemekle mümkün. Meclis kürsüsünden yapılan şikayetlerin bu kötülükleri durdurmaya yetmediği de görüldü.

Aklın emrettiği güç birliğidir. Bu noktada eğer niyetler birse, isimler ya da partiler teferruattır.

Önemli olan direnişin bayrağını daha da yükseltmektir.

Geçtiğimiz kritik eşik açık seçik gösterdi.

Direniş saflarındaki en ufak bir çözülme, bugünkünden çok daha kötü bir geleceğin taşlarını döşeyecektir…

 

 

 

 

YERİN KULAĞI VAR

BU DURUMDA HAYATIMIZDAN MEMNUNUZ:

Bundan sonra hiç kimse ne pahalılıktan, ne de zamlardan şikayet etmesin. Tüp gaz bulamıyoruz, akaryakıt kuyruklarında bekliyoruz hiç demesinler. 3 yıldır iktidar olan ve bu topluma zulümden, zamdan başka bir şey vermeyen parti ilk sırada çıkıyorsa demek ki toplum olarak yaşadıklarımızdan, hayatımızdan memnunuz. Sonuç olarak layık olduğumuz şekilde yönetilmeyi hak ediyoruz. Yeni dönemde zamlara ve teslimiyete alışacaksınız. Bu zihniyete hem oy verip hem de şikayet edenlere söylenecek tek söz, “Beter Olun” olmalı…

 

UBP NASIL HÜKÜMET OLACAK:

Pazar günü yapılan seçimlerde birinci parti olan UBP 24 vekil kazanarak tek başına iktidar olamadı. Ülkeyi yeni koalisyonlar bekliyor. Bugün için en mantıklısı UBP-DP gibi görünse de sayıları 27 eder. Meclis Başkanı UBP’den olacağına göre bu sayı 26 düşer. Yani bıçak sırtı. Zaten Sucuoğlu da buna sıcak değil. O zaman ya HP, ya da YDP’yi hükümete alıp, 29 veya 30’a ulaşır. UBP’nin YDP ile kurduğu ortaklıkta yaşadıkları ortada, bir kez daha dener mi bilemeyiz. HP hükümete girip tamamen yok olmayı göze alır mı onun kararını da Kudret bey versin. Yani UBP’nin işi öyle sanıldığı kadar kolay olmayacak. Hele de 24 vekilin hepsinin bakanlık beklediği bu dönemde. Çok gitmez önümüzdeki 1-2 yıl içinde sandıklar yeniden kurulabilir…

 

ZAMAN BİRLİK OLMA ZAMANI:

Pazar gün yapılan seçim sonuçları gösterdi ki, solda birliğe ihtiyaç var. Solun diğer partisi TDP ilk kez baraj altında kalarak Meclis’e gidemedi. TDP özelinde nedenlerin başında “boykotçular” ve “Akıncı” var. Tabi Cemal Hoca’nın “başkanlık” hevesinin de önemli bir etken olduğunu söylemek lazım. Bu saatten sonra üzülmek yerine, bundan sonrasının planlanması gerekir. Esas mücadele bundan sonra başlayacak ve gerektiğinde sokağa taşacak. Ya bu mücadeleyi “sen ben ayırımı” yapmadan hep birlikte verip geleceğimizi ve kimliğimizi kurtaracağız, ya da yavaş yavaş yok olup gideceğiz…

 

KORKULARIM VAR:

UBP, DP, YDP, HP hangileri nasıl bir ortaklık kurar bilmem ama bildiğim yarından itibaren yine dertlerimizle baş başayız. Bir kere vatandaşlık verme olayı artarak devam edecek. Devletin maliyesini güçlendirecek acil ve adil formüller yerine, zam üstüne zam göreceğiz. Topraklar el değiştirecek, özelleştirmeler başlayacak, geriye kalan neyimiz varsa onu da kaybetmemiz olası. Hatta belki bir kez daha ceplerimize el atacaklar. Çünkü bildikleri başka bir şey yoktur. Olsaydı seçim döneminde dile getirirlerdi. Onun için korkum büyük…

 

4 VEKİL KAYBETTİ:

Seçimlere vekil olarak giren ancak seçim sonuçlarına göre partilerinden istifa edip UBP’den aday çıkan 3 vekil ile UBP Lefke Milletvekili Aytaç Çaluda sandıktan çıkamadı. Kaybeden bir diğer vekil ise, YDP’den istifa ederek seçime UBP listesinden giren Bertan Zaroğlu, o da sandıkta kaldı. Boşuna dememişler “taş durduğu yerde ağırdır” diye…

 

ATALAY İN, ZAROĞLU OUT:

Ve KKTC Meclisinde artık bir müftümüz de olacak. Eski Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Lefkoşa’dan YDP adayı olarak Meclise girdi. Türkiye’de kazanamadığı vekilliği burada aldı. Artık Meclis açılışlarını dualarla yapabiliriz. Muhalefetin tek ses halinde örgütlenmesi şarttır diyoruz ya, işte bunlar için.

 







Başa dön tuşu