Köşe Yazarları

SÜRÜNÜYOR AMA GİTMEMEKTE DİRENİYOR…







Saner’i BRT’de dinlediniz mi?




Sorunlar aşılmazsa erken seçime gidermiş. Hangi sorunlar? Vatandaşın sorunlarından bahsetmiyor, pazarlıklardan bahsediyor.



Kendisi de söylüyor sadece Meclis’in açılamaması bile bir erken seçim gerekçesi, ama direniyor.

Sürüne sürüne, dağıta dağıta nereye kadar giderse, oraya kadar…

Ankara’dan para almış, şimdi heyecanı o.

Ona bu kadar, buna bu kadar…

Ama yandaşa dağıttığının yanında çerez parası. Esnafa şuna buna düşen en fazla 1500 lira. Diğer taraftan, aldıkları danışmanların aylık maliyeti 20 bin lira. 200 kadar bu son dönemde almış; bir bu kadar da Tatar seçilsin diye aldıkları var. Ayrıca Cumhurbaşkanlığına doldurdukları bu hesabın içinde yok.

Acaba diyorum, bu “aldık” dediği para, bizim bilmem ne kadar faiz ödeyeceğimiz 500 milyonluk kredi mi?

Devletin şeffaflığının “ş”si kalmadı ki bilelim. Adam ensemizden ha bire borçlanıyor, biz nereye harcandığını bilmiyoruz…

Bel bağladığı bir başka şey de etik dışı pazarlıkların bir noktaya varması. Onu beklermiş. E ama o tiyatro da halkın gözü önünde oynanıyor. Millet iğrenerek seyrediyor; bunun partinize geri dönüşü ne olacak Bay Saner?

Topu sürekli DP’ye, YDP’ye atıyor. Onların pazarlıklarından “kriz” diye söz ediyor. İşlerin bu noktaya gelmesi, kendinin iş bilmezliğinden değil mi? Kendinin ve partisinin kurulu anayasal düzeni reddetmesinden, ayaklar altına almasından değil mi? Sen böyle yaptıktan sonra, bir partinin milletvekili de başka bir partiden bakan olur, ne olacak ki?

Bunca rezillikten, hukuk dışılıktan sonra, para dağıtarak tekrar seçilmeyi umut ediyor. Hem kurultayında hem genel seçimde. Hayale bak…

Mümkün mü?

Olmamalı…

Devletin çivisi zaten çıkmış, iyiden yerle bir olmasını mı beklemeliyiz?

Önümüzdeki seçimde bu hükümeti oluşturan partilere verilecek oy, bu yaşananların belirsiz bir süre daha devam etmesi değil midir?

Kaç kişi hoşnut bu durumdan?

Köşesinde oturup izleyen vatandaşı bırak, kişisel çıkarları bol keseden tatmin edilenler bile köpürüyor; Türkiye bütçesini getirip dağıtsan ne?

Seçime en hazır partiymiş… “Para bende, nasıl olsa kazanırım” diye düşünüyor herhalde. Tarihin çöplüğüne de bakmaz. Ya da partisinin içinde olup bitenlerin bile farkında değil.

Halkın bu rezilliğe yeniden onay vermesi, intihardır…

Hala çıkmış, “Gelin hükümet kuralım dedik de kurmadılar” diyor. Ama dönüyor, “Tufan Erhürman geniş tabanlı hükümet önerdi ama bunu da biz asla kabul edemezdik” diyor…

Neden acaba? Geniş tabanlı bir hükümette, bu rezillikleri yapamayacakları için olmasın sakın?

 

YERİN KULAĞI VAR

 

EKONOMİYİ DÜZELTMEDEN SEÇİM YOKMUŞ:

Günün sözü Atama Başbakan Saner’den geldi. Saner erken seçim tartışmalarıyla ilgili, “Böyle bir dönemde ekonomiyi toparlamadan bir seçime gitmemizi herhalde kimse beklemezdi” dedi. Ekonomiyi dağıtan, şimdi toparlayacakmış… Yahu ekonomi mi kaldı ki düzelteceksiniz. Çıkın ve deyin ki “kurultayda benim başkanlığı garantiye alıncaya kadar seçim meçim yok”.   Doğruyu konuşmak isterseniz tabii.

 

HAY ALLAH, AFET HANIM DA KÜSTÜ:

Serdar Denktaş, kendi partisinin dışından bir milletvekilini, Bertan Zaroğlu’nu Bakan önermiş. Afet hanım yüreğinden kırılmış. Memleket kırılıyor Afet hanım; sizi şahsen yaralamış olması hiçbir şey ifade etmiyor. Böyle bir teklif niye yapılır, nasıl yapılır, altında ne vardır? Sizi bakan yapsaydı, ne diyecektiniz? O zaman her şey yolunda mı olacaktı? Ertesi gün çıktı toparladı, “3-5 aylığına bakan olsa ne olur” gibilerinden ama kırıldığıyla kaldı, belli…

 

PARA DAĞITIRKEN, ZAM DA DAĞITIYOR:

Başbakan para getirmiş dağıtacakmış… Üç beş kuruş esnafa, üreticiye, bütün halka da zam dağıtıyor. Dün itibarıyla, kredi kartı gecikme faizleri arttı, süte de 1 lira zam. Temel gıda maddesi süte… Geçen hafta da ekmeğe zam gelmişti. En azından bunları olsun sübvansiye etse. Olur mu? O seçilmesini sağlayacak kadar adam besleyecek, sizi mi düşünecek şimdi…

 

GÜMRÜK GÖREVLİSİNE YIKAMAZSINIZ:

Malum jet skandalında devlet yetkilileri hakkında tek bir soruşturma açılmazken, jetin geleceğinden haberleri olmayan gümrük görevlilerine dava açılmış. Dalga mı geçersiniz insanlarla. Kuralları çiğneyerek ülkeye soktuğunuz insanları yanlarına alıp, dağ, bayır arsa gösterenler, yakınlarını otele sokup bu insanlarla görüştüren makam sahipleri? Cip inkar, haberleri bile yok. Bu kadarına da pes…

 

NE HESAPLAR, NE HESAPLAR: Neresinden tutsan, eline bulaşır. Ne entrikalar… Aynı partide birbirlerine olmadık hakareti ederler, KKTC tarihinde görülmemiş bir seviyesizlik sergilerler, biri istifa oyunu oynar, sonra geri çeker, şimdi “çek git” derler, “haddiniz değil” der. Bertan Zaroğlu bugün istifa etse, seçime kadar bağımsız kalmak zorundadır. Parti kursa da o parti seçime zor katılır, bu bir. Kendi de bildiğinden şimdi ayak sürümeye başlamış. İkincisi, şimdi buna bakanlık verildiğini düşünün; diğer 3bağımsızı nasıl susturacaksınız? Bugüne kadar devlete adam sokma kontenjanıyla seslerini kestiniz, Bertan’ı bakan yapınca susacaklar mı?  Saner’in kriz dediği bu olsa gerek.

 

NÜFUSUN SADECE ÜÇTE BİRİ:

Türkiye 65 yaş üstüne 3. doz aşıyı yapmaya başladı bile. Bizde hala tık yok. Ellerinde aşı bolluğu var, yapamıyorlar. Onu bile planlayamadılar. Bugüne kadar gelen aşılarla 215 bin 525 kişinin aşı olmuş olması gerekiyordu. Yapılan kişi sayısı kaç? Ancak da 150 bini bulmuş. Nüfusun üçte biri… O da vatandaş olmayıp sokakta dolaşan üçüncü uyruklular hariç. Daha da başarı diye övünürler. İşte YDÜ açıkladı, halkın yüzde 54’ü de aşı olmak istemediğini açıklamış. Buna karşı ne yapıyorlar? Hiç!

 

 









Başa dön tuşu