KıbrısManşet

Suçlu DEVLET





KKTC’de ölümlü “iş kazalarında” rekor inşaat sektöründe.  Yılın ilk 2 ayında 3 işçi inşaatlarda yüksekten düşerek yaşamını yitirdi. Sektöre güvenlik sistemleri sağlayan Çağkan İskele Yapı Sistemleri Şirketi sahipleri, “suçlu kim” sorusuna net yanıt verdi  

mahmut bozalanlar

MEVZUAT YETERSİZ: Mahmut  Bozalanlar: KKTC’de inşaatlarda iş güvenliği standartları yasal zorunluluk kapsamında değil. Bu nedenle bir işçinin inşaattan düşüp ölmesi önemli bir gündem haline gelmiyor. Birkaç günlük bir tepki veya inşaat yasağı sonrası, inşaat rutin işlerine devam ediyor

BARET, POTİN, YELEK: Mahmut Bozalanlar: Çalışma Dairesi, inşaat denetimlerinde çoğunlukla çalışanlarda baret, inşaata uygun ayakkabı, yelek ve bazen de güvenlik kemeri kullanılıyor mu diye bakıyor. Sıfır toleransı olan güvenlik önlemi aramadıkları kesin

DEVLET TEŞVİK ETMELİ: Çağkan Bozalanlar: Kiralamaların dışında müteahhitlerin kendi güvenlik sistemlerini satın almaları halinde devletin teşvik edici uygulamaları olması gerekir. Güvenlik sisteminin yaygınlaşabilmesi için bu tür mali teşviklerin geliştirilmesi gerekir. Çünkü satın alma maliyetleri gerçekten çok yüksektir

 

 

Öntaç DÜZGÜN

Bu fotoğraf Güney Lefkoşa’dan, Lokmacı geçiş kapısından 500 metre kadar ileride Faneromeni Kilisesi’nden alınmış bir fotoğraf. Kilisede restorasyon çalışmaları yapılıyor ve bizim görmeye alışık olmadığımız türden sıkı güvenlik önlemleri alınmış

 

KKTC’deki inşaat sektöründe neredeyse “kazasız” gün geçmiyor. KKTC genelindeki ölümlü “iş kazalarının” büyük çoğunluğu da bu sektörde yaşanıyor. Geçen yıl “iş kazası” sonucu 10 kişi yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerden 6’sı yine inşaat sektöründe.  Bu yılın ilk ayında ise İnşaatlarda, yüksekten düşme sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 3. Yaralanmalarla sonuçlanan “iş kazalarının” sayısı ise bunun kat kar üstünde. Gelişmiş ülkelerde bu, iş kazası ve iş kazası sonucu ölümler bundan çok daha az neden ise, yasal zorunluluk haline getirilen güvenlik önlemleri. Güney Lefkoşa’dan, Lokmacı geçiş kapısından 500 metre kadar ileride Faneromeni Kilisesi’nden alınmış fotoğraf yasal zorunluluk nedeniyle uygulanan iş güvenliği önlemlerini açıkça gözler önüne seriyor. Önlemler sıfır tolerans dikkate alınarak alınmış. KKTC’de bu, yasal orunluluk  olmamasına rağmen bu tür güvenlik sistemlerini kullanan şirketler de var ancak bir elin parmaklarını geçmiyor.

KKTC’de yaşananları değerlendirmek üzere inşaatlarda güvenlik ekipmanları tedarikçisi “Çağkan İskele Yapı Sistemleri Şirketi” sahipleri iki genç Çağkan- Mahmut Bozalanlar kardeşler ile görüştük.

Soru: Az önce, bir fotoğraf üzerinden Güney Kıbrıs’ta bir inşaat restorasyonunda kullanılan iş güvenliği sistemlerini birlikte değerlendirdik.  Vardığımız ortak kanıya göre, bu inşaatta çalışan bir görevli kendi isteği ile aşağıya atlamaya çalışsa bile zemine düşme ihtimali nerede ise mümkün değil. Bu tip güvenlik sistemleri bizde neden yok?

Mahmut  Bozalanlar: Bu tür güvenlik sistemleri hatta daha da gelişmişleri bizde var. Hatta kullanan saygın inşaat şirketleri de var. Ancak bizde inşaatlarda iş güvenliği standartları yasal zorunluluk kapsamı altına alınmadığı için bir işçinin inşaattan düşüp ölmesi önemli bir gündem haline gelmiyor. Birkaç günlük bir tepki veya inşaat yasağı sonrası, inşaat rutin işlerine devam ediyor.

Soru: Hiç mi standart yok?

Mahmut Bozalanlar: Çalışma Dairesi görevlilerinin inşaat denetimleri sırasında aradıkları güvenlik önlemlerine baktığımız zaman hemen hemen bir kriter olmadığı sonucuna varabiliriz. Çoğunlukla çalışanlarda baret var mı? İnşaata uygun ayakkabı kullanıyorlar mı? Ve yelekleri var mı? Bunları denetliyorlar. Bazan güvenlik kemeri kullanılıyor mu diye de baktıkları oluyor. Ama etrafta çok sıklıkla gördüğümüz inşaatlarda olduğu gibi kapsamlı, sıfır toleransı olan güvenlik önlemi aramadıkları kesin. Olması ve denetlenmesi gereken şey ne büyüklükte olursa olsun inşaat başlarken, inşaatın yükselmesi ile birlikte tam güvenlik sisteminin kurulu olup olmadığıdır. Bu konuda devlet ile inşaat sahipleri arasında iş güvenliği bakımından yaratılmış bir uzlaşma yok.

Soru: KKTC’de inşaat sektöründe çoğu zaman kapsamlı iş güvenliği sistemlerinin olmadığını veya çok pahalı olduğunu duyuyoruz. Bu söylem ne derecede doğrudur?

Mahmut Bozalanlar: Bu söylem doğru değildir. Bir inşaatta gerekli olabilecek her tür güvenlik ekipmanları bizde vardır. Üstelik bunların hem satışını hem de kiralamasını yapıyoruz. Az önce de söylediğim gibi saygın inşaat şirketleri örneğin Northern Land, Noyanlar, Gerçek İnşaat veya daha başkaları gibi bu sistemleri doğal olarak kendiliklerinden kullanıyorlar.

Nelerimiz var sorunuza ise, bütün cephelerde kullanılabilecek iskele sistemleri, merdiven veya asansör boşluklarına uygun güvenlik bariyerleri, inşaattan düşme olasılığına karşı güvenlik ağları var. Vinçlerin yükseğe çıkardıkları yükleri üzerine indirmeleri için platformlar ve tekerlekli taşıma araçları var. Yüksek binalarda personel taşıyıcı asansörler var. Her şey var ama zorunluluk yok, kontrol yok. Mesela güvenlik kemeri uygulaması yeterli sayılıyor ancak kemer taktığı halde boşluğa düşen, yere çakılmayan ama o hızla beton üzerine vurarak ölen örnekler var. Bütün sorun getirilmeyen güvenlik kriterlerinde.

Soru: Genel olarak tam donanımlı güvenlik önlemi alan şirketlerin bütüne oranı sizce nedir?

Mahmut Bozalanlar: Bu oranın yüzde 10’u geçmediğini tahmin ediyorum. Özellikle büyük inşaatlarda özellikle otel inşaatlarında bu tür önlemler çoğunlukla yok. Zaten müteahhitlerin iş güvenliği uzmanları yok. Bu tür elemanları gereksiz görüyorlar.

Soru: Bu sistemler çok mu pahalı? Diyelim ki her bir katı dört daireden oluşan beş katlı bir inşaat için kiralanan güvenlik ekipmanlarının kira bedelleri çok mu pahalı. Daire başına düşen maliyet çok mu yüksek?

Mahmut Bozalanlar: Mesela bir çalışanın inşaattan düşüp ölmesini engelleyecek güvenlik ağı sisteminin maliyetini söyleyebilirim. 80 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğinde dünya standartlarına uygun, bir işçi veya nesne düştüğü zaman kendi kendine kapanıp güvenlik sağlayan sistemin inşaat sahibine maliyeti duruma göre 40-45 bin liradır. İnşaat maliyetinin bütününde önemli bir oran değildir.

Soru: Geçtiğimiz Pazar günü Gönyeli girişinde bir işçinin düşüp öldüğü çok katlı otel inşaatının güvenlik önlemlerini değerlendirme fırsatınız oldu mu?

Mahmut Bozalanlar: İnşaatı yürüten firma, inşaat güvenlik hizmeti kiralamak üzere firmamızı ziyaret etti ancak fiyatları beğenmediğini ileri sürerek talebinden vazgeçti. İnşaatın resimlerinden gördüğümüz ve anladığımız kadarı ile bu inşaatta bir güvenlik sistemi yoktu.

Çağkan Bozalanlar: Dahası 8 şubat tarihli Radikal gazetesinde önden bu inşaatın resmi yayınlanarak “Devlet Göreve” diye başlık atıldı. İnşaatta hiçbir güvenlik önlemi olmadığı yazılıydı. Bu yayından 17 gün sonra bir işçi orada dördüncü kattan düşerek öldü. Bu açık ihbar bile, devletin orada önlem almasını sağlayamadı. Daha da ölümler olacağından kuşkulanıyoruz. Bu ölümler duracak gibi görünmüyor.

Soru: Şirketinizin ayni anda hizmet verebileceği inşaat büyüklüğü ne kadardır?

Mahmut Bozalanlar: Sadece kiralama hizmetlerimiz olarak 100-110 bin metrekare inşaat alanına ayni anda hizmet verebiliriz. Satış kapasitemiz bu rakamların dışındadır.

Çağkan Bozalanlar: Kiralamaların dışında müteahhitlerin kendi güvenlik sistemlerini satın almaları halinde devletin teşvik edici uygulamaları olması gerekir. Güvenlik sisteminin yaygınlaşabilmesi için bu tür mali teşviklerin geliştirilmesi gerekir. Çünkü satın alma maliyetleri gerçekten çok yüksektir. Sanırım Güney Kıbrıs’ta bu alanda hibe veya düşük maliyetli kredilendirme uygulamaları vardır. Devlet, teşvik verdiği bir şirketin güvenlik kriterlerini ihlal ettiğini tespit ederse, verdiği teşviki geri talep etmesi mümkündür. Bu alanda yaratıcı adımlar atılması gerekir.

Soru: Tartıştığımız konu belli, son olarak ne demek istiyorsunuz?

Çağkan Bozalanlar: Bir şirket İskele’de İstanbul Plajı’nda bir hotel inşaatı başlatmıştı. Bir yıl kadar önce bize müracaat ederek bazı güvenlik ve inşaat gereçleri kiralamak ve satın almak istediklerini bildirdiler. Usuller gereği onlardan bazı belgeler istedik. Müteahhitler Birliği’ne üyelik, kimlik bilgileri gibi rutin belgeler. Bunları bize verdiler, biz de onlara istediklerini kiraladık. Bir süre sonra, bu inşaatın dördüncü kat karkas dökümü yapılırken, inşaat çöktü. Allahtan ölen olmadı ama ikisi ağır olmak üzere beş kişi yaralandı. Bizim kiraladığımız malzemeler kullanılamaz hale geldi. Uğradığımız zararı görüşmek için davet yaptığımız zaman anladık ki bizim malzemeleri kiraladığımız firma değil bir başkası kullanıyordu. Daha da ileri bir soruşturma yapınca, anladık ki bizim ülkemizde, inşaat karnesini Türkiye’den gelen illegal inşaatla uğraşan kişi veya şirketlere kiralayan ve geçimini bundan sağlayan insanlar var. Bu gelenler hiçbir mühendislik veya mimarlık hizmeti almadan inşaatı yapıp gidiyorlar. Ve bu duruma gerek Müteahhitler Birliği gerekse devlet seyirci kalıyor. Sonuç: Bereket ki kullanım sırasında değil de inşaat aşamasında çöken bir bina, ikisi ağır beş yaralı ve bizim karşılığını alamadığımız kullanılamaz hale gelen malzemelerimiz. Onun için diyoruz ki her şeyin başı kriter koyma ve denetlemedir.

 








Başa dön tuşu