Köşe Yazarları

Şu katran meselesi ve “kapatılacak” iddiası


Karayolları Dairesi’nde hesaplar tutmuyor…

Bir süreden bu yana kaybolan katran ve gelişigüzel kullanılan “muafiyetli mazot” ile ilgili iddialar ortalıkta dolaşıyor.
Sayıştay Başkanlığı devrede…
Bir rapor hazırlanıyor…
Ötesinde, bir süredir “4 bin ton katran kayıp” deniyordu ya…
Kayıp katran miktarının 6 bin ton civarında olduğu belirtiliyor.
Buna bir de, Karayolları Dairesi’nin depolarında olması gereken mazotun da kayıp olduğu haberi eklendi şimdi.
Bir süreden bu yana, asfalt şantiyesi bulunan kesimin üzerinde oklar.
Rahatsızlık büyük.
İddialar korkunç boyutta.
Elimizde belge yok, daha derine inemiyoruz, isim veremiyoruz.
Ama müteahhitler arasında, hele de asfalt işi yapanlar arasında en çok konuşulan konu bu…
Dediğim gibi Sayıştay devrede…
Siyasilerin, bu işi örtbas gayreti olduğu iddiası mide bulandırıyor.
Sayıştay Başkanlığı bu denetimi yapmalı…
Karayolları Dairesi arşivlerinde belge karartmaya çalışanlar olduğu iddiası ise tam polislik bir mevzu…
Herkes bu olayda “çok” dikkatli olmalı…
Herkes…

***
Toplumun yarısı hasta, hastalar Lefkoşa’da

Ya toplum olarak hastayız, ya da nüfus konusunda birileri yalan söylüyor…
Neden mi?
Tebrik edelim, Dr. Bülent Dizdarlı, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı oldu… (Maaşı artmadı, iş yükü arttı…)
Devlet hastanelerinin imajı konusundaki algı yıllardır Dizdarlı’yı rahatsız ediyor.
İşe, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki 2013 yılı performansını kamuoyu ile paylaşarak başladı…
Bir yılda 150 bin değişik şahıs, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nden hizmet aldı…
Mağusa Devlet Hastanesi ne işe yarar?
Girne Akçiçek Devlet Hastanesi ne işe yarar?
Lefke Cengiz Topel Devlet Hastanesi ne işe yarar?
Ortaya şu sonuçlar çıkıyor:
– 296 bin olarak açıklanan nüfusun yüzde 50’si bir yılda hasta oldu…
– Tamamı da gidip Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nden hizmet aldı…
Ya da:
– Birileri nüfus konusunda bize yalan söylüyor…
Bunun başka bir izahı olamaz…

Polikliniklere 150 bin 337 başvuru
İstatistik rakamlarını bir kez daha sizlerle paylaşmamızda sanırım bir sakınca yok…
Dünkü gazetemizde okuyamayan, bugünkü köşemizde okusun.
– POLİKLİNİK: 2013 yılı içinde 150 bin 337 kişi polikliniklere başvurdu.
– YATAN HASTA SAYISI: 2013 yılında hastanede toplam 18 bin 053 kişi yataklı tedavi gördü.
– YATAK DOLULUK ORANI: 2013 yılı için hastanedeki doluluk oranı %84,066.

Ve ameliyat sayıları:
BÜYÜK AMELİYAT: 2013 yılı boyunca 2 bin 278 büyük ameliyat yapıldı.
ORTA AMELİYAT: Toplam bin 737 orta büyüklükte ameliyat yapıldı.
KÜÇÜK AMELİYAT: 2013 yılında 986 operasyon yapıldı.
Ve binlerce de tahlil, EKG, biopsi vs vs vs…

***
Devlet hastaneleri olmazsa olmaz

Bir kere şu noktada görüşümü yazayım…
Devlet hastaneleri olmazsa olmazımız…
Ülkedeki sağlık sisteminin katalizör görevi devlet hastaneleridir.
Son dönemlerde, özel sağlık yatırımları öne çıkıyor.
Özel yatırımlarla kıyas yapıldığında, devlet hastaneleri “konfor” açısından daha geri…
Bu net…
Randevulu sistem…
Acil vakalarda özen…
Dirlik düzen…
Çevre düzenlemesi…
Yani “albeni” açısından özel hastaneler daha bir özenli…
Hastalar özel hastanelerde kendini “daha özel” hissediyor.
Devlet hastanesinde de gelişmesi gereken budur…
Bölüm bölüm bu var… Ama genele de yayılmalı…

“Tedavinin yüzde 50’si güler yüzdür”
Dr. Derviş Eroğlu… Şimdi Cumhurbaşkanı ama mesleği doktorluk…
Hemşireler Günü kutlamasında şöyle demişti:
“Tedavinin yüzde 50’si güler yüzdür. Memleketin dört bir tarafından gelen hastalar, sizin yüzünüzün gülmesini bekler… Siz gülerseniz, hastanın tedavisi olumlu başlamış demektir…”
Ama hemşire ile biter mi?
Özel görevliler…
Özel sektör görevlileri…
Kayıt görevlileri…
Tümü gelen hastaya kendini özel hissettirmeli.
Devlet, öyle ya da böyle bu kesime iş sağlıyor, aş sağlıyor, maaş sağlıyor…
Zaman zaman, “mutsuz” olduğu için çalışan, bu hastalara da olumsuz yansıyor…
Şikayetleri duyuyoruz…
Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi, tedavinin en önemli bölümü güler yüzdür…

Güven artmalı
İnsanımız, bin bir ümitle, şifa bulmak için düşüyor hastane yollarına…
Çocuğu olan v ar olmayan var…
Bakıcısı olan var olmayan var…
Evladı ile gelen var, gelmeyen var…
Yol sokak bilen var, bilmeyen var…
Adap bilen var, bilmeyen var…
Ama herkesin ortak noktası nedir?
Şifa bulmak için hastane yoluna düşüyor…
Sağlık çalışanlarından beklenen de, yukarıda bahsettiğim gibi, bu huzur ortamını yaratmalarıdır…
Ötesi teferruattır…
Devlet hastanelerin güvenin artmasını sağlayacak olan da budur.
Siz istediğiniz kadar başarılı ameliyat yapın, can kurtarın, hasta kurtarın…
O gülen yüz var ya…
O olmadı mı… Nafile…
Bir yanlış, üç doğruyu götürüyor…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı