Köşe Yazarları

SÖZÜN BİTTİĞİ YER…


Bugün yine oturduk, Meclis’te aradan geçen 4 günde meydana gelen yeni skandallar konusu konuşulacak diye izlemeye başladık…

Evet konuşuldu. Muhalefet konuştu. İktidar, laf çevirdi, çemkirdi hatta Başbakan, yasal zorunluluğu olmasına rağmen, birçok soruyu yanıtlamayacağını söyleyebildi…

Yeteri kadar pespayeydi. Ancak, Serdar Denktaş, “Bana sataşıldı” gerekçesi göstererek söz alıp da  kürsüye çıkınca, rezaletin son perdesi açıldı…

Denktaş aniden, Başbakan Tatar’ın “elimde sadece ön bilgi var, rapor gelince açıklayacağım” dediği polisin o malum jet olayına ilişkin soruşturma raporunu okumaya başladı. Felaket üstüne felaket. Gümrük memuru haberi olduğu halde göreve gitmemiş; Dışişlerinin yazılı açıklamasının hilafına itfaiye kapısından girmemişler; otel aracıyla alınmışlar; otelin kamera kayıtlarıyla oynanmış; gelenler gelme gerekçelerinin dışında her şeyi yapmışlar, memlekette gezmedik yer bırakmamışlar, daha neler neler…

O anda Meclis salonundan “yazıklar olsun” sesleri arasında tüm muhalefet Meclisi terk etti. Gerçekten de öyleydi. Ne havalar atıldı, muhalefete ne sitemler edildi, sütten çıkmış ak kaşık rollerine girildi, hatta bir iktidar vekili  “yemeğe gitsinler de orada konuşsunlar” diyebildi. Sonra birden bire sus pus oldular. Günlerdir toplumdan gizledikleri yalanları bir tokat gibi yüzlerine vurulmuştu.

Bu saatten sonra ya toptan istifa edecekler, ya “gensoru” olarak bildiğimiz yola başvurulup, Meclis araştırması açılacak ya da hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edecekler…

Aslında yapılması gereken, bu hükümetin, yürütme yetkisini kendisinin bırakması ve çekilmesidir. Peki yaparlar mı? Hiç sanmıyorum. Çoktan toplu istifalarını vermeleri gerekirdi ama onlarda bırakın bu istifa erdemini, istifa edecek yürek yok…

Polis raporunu biz Serdar Denktaş’tan öğrendik ama, onlar bu raporun içeriğini çoktan biliyorlardı. Ona rağmen sabahtan o saate kadar Meclis’te havalar attılar. Ersin Tatar’ın başka bir dünyada yaşadığını biliyoruz da, HP de olup biteni içine sindirmiş, hazmetmiş. Bu rapora rağmen koltuğu bırakmama adına elinden geleni yaptı, yapmaya da devam edecek… Bunu yaptıktan sonra gensoruya onay verirler mi? İmkansız.

Sadece jet olayı da değil ha. Rezaletin son perdesi Netflix dizileri gibi uzayıp gidiyor, her gün yeni bölüm, yeni sezon…

Cumhurbaşkanı “Başbakan’ın bana getirdiği görev değişimi talebinde sadece Turizm Bakanı yoktu, aynı kağıtta Sucuoğlu’nun da görevden alınıp, yerine Çaluda’nın getirilmesi talebi de vardı” derken, Başbakan Cumhurbaşkanını yalancı çıkarırcasına, “Ben tek bir bakan değişikliği sundum, diğeri aramızda istişareydi” diyebildi. Aynı anda ortağı HP ise, “bizim sadece bir değişiklikten haberimiz vardı diyordu…

Neresinden tutarsan elinde kalan bir durum. Ama onlar öyle rahatlar ki, muhalefet soru soruyor, onlar başarılarını anlatıyor.

Allah bizi yeni başarılarından korusun. Siyasi hayatlarını noktaladılar, orası kesin. Ancak bugünden ve 1 Temmuz’dan itibaren başımıza gelmesi muhtemel tehlikeleri bunlarla mı atlatacağız? Bir anda yüz tane yeni vaka çıkarsa ne yapacaklar, ne yapacağız, düşünmek bile istemiyorum. Ya da yine birilerine ayrıcalıklar tanımayacaklarını kim garanti edecek?

Bu ülke siyasetinin ve de kamu yönetiminin bu hallere gelmiş olmasından dolayı utanıyorum.

Daha da önemlisi, önümüzdeki günlerde sağlıkta ve ekonomide meydana gelebilecek tehlikeden dehşet duyuyorum.

Bu devletin yönetimini ellerinde tutanların, bizlere yaşadığımız bu çaresiz dönemde güven vermesi gerekenlerin bize yaşattıklarına bakın.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı