Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Son yerel seçimler ve referandum sonuçları

Bu hafta tüm kesimlerin halâ konuşmakta olduğu konu, geçen haftaki Anayasa değişikliği referandumu ve seçim sonuçlarıdır. Halkı ve tüm yönetim kurumlarını sonuçlar bu kadar meşgul ederken başka konu yazmak içimden gelmedi. Ve ben de özet olarak düşüncelerimi paylaşmak istedim. Çünkü her seçimde yıllardır bir takım tatsızlık ve haksızlıkların yaşanmakta olduğu ve halkın iradesinin sandığa yansımaması için bir takım oyunlar ve dolaplar döndürüldüğü bilinmekle ve yaşanmakla beraber, bu seçimde bir çok farklı faktörlerin rol oynadığını, rakip partilerin parça parça birleştiği, aynı partililerin bölündüğü ve seçmenlerin de bazı yerlerde partileri bir kenara koyarak kendi görüşleri doğrultusunda veya toplumda oluşan etki-tepkiye göre veya başka etkiler altında oy kullandıklarının yansımaları görülmüştür.
Bu seçimde bariz bir farklılık da vatandaşın partiler dışına kayması olmuştur. Tüm partiler bu seçimden beklediklerini alamadı, hatta asgari temsiliyete düşenler var. Partilerin vatandaş üzerindeki etkisi bu kadar zayıflamışsa siyasi partilerin tümünün bu konuyu oturup uzun uzun düşünmeleri gerekir. En hafif deyimi ile seçmenin siyasal partilere güveni kalmamışsa bunun nedenini kendi kendilerine sormaları lâzım. Her seçim döneminde bin bir vaatlerle gelen,  halledeceklerini somut örnekler de vererek söyleyen parti veya adaylar ondan sonra o konularda hiçbir şey yapmaz veya söylenenlerin tam aksini yapmayı adet-alışkanlık haline getirmişse ve vatandaş üzerinde aldatılmışlık duygusu yayılmışsa, seçim ve referandum sonuçları da onun tezahürüdür.
Halkımız bu gün dünya ile bütünleşme süreci yaşamaktadır. Dünyada olup bitenleri değerlendirebilmekte ve kendi yaşadığı ülkesi ile mukayese edebilmektedir. Gençliğimizin çoğunluğu başka ülkelerde de tahsil yapmış, dünya görüşüne sahip vizyon sahibi olduğu gibi, hak ettiği şekilde ve standartlarda yaşama arzusundadır. Ülkemizde üniversitelerimiz de bilgi birikimi ve bilgi ağının genişlemesine yardımcı olmaktadır. Teknoloji, anında her olayı ve bilgiyi önünüze getirmektedir. Dolayısıyla gelinen zamana göre,  görüşler, değer yargıları, inançlar, yaşayışlar değişmektedir.  Değişmeyen, siyasal yapımızdaki bozuk düzen ve bu düzenin kendi lehlerine çalışması için kurulan kasaba politikacılığı müessesesinin devamı için, eski antidemokratik yöntemlerin halâ daha devam ettirilmesi, insanların gözünün içine baka baka böl ve parçalayarak yönet, menfaat grupları ile taltif ve cezalandırma sistemini çalıştır, şahsi gücünü korumak için her yol mubahtır politikalarının uygulanmasının, hem etkisini ve hem de buna karşı genelde halkın tepkilerini, bu seçimlerde hep birden yaşadık.   
Seçmen doğrulara susamıştır. Seçmen şeffaflık, dürüstlük, icraat ve hizmet beklemektedir. Özellikle son 2009 seçimlerinden bu yana yaşanan olaylar, bölünmeler, çekişmeler, genel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Parti içi seçimler, yerel seçimler, şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık çalışmaları, siyasilerin seçim kazanma hedefinden başka bir şey düşünemez hale gelmeleri, halkı bezdirmiştir. Ne ekonomik program ve ne de gelecek için ülke kalkınma ve siyasetinin her alanda şekillenmesinde hedef alınacak öngörülerin yürürlüğe konamaması, partiler arasında bu konularda bir konsensüs sağlanamaması, halk ve ülke menfaatlerinin geri plana itilmesi, halkın Meclise ve yönetimlere karşı güvenini sarsmıştır. Dolayısıyla yöneticilerin ve temsilcilerin ne söylediğine değil ne yaptığına bakarak reaksiyon göstermektedir. Doğru ve güven veren programlarla ve hizmetlerle halk ikna edilmedikçe bu reaksiyonlar devam edecek görünümündedir.
Anayasa değişikliğinin reddi de aynı reaksiyonla olmuştur. Daha önce bu konuyu değerlendirmiştim tekrarlamayacağım, ancak en sonunda oy birliği ile bu çıkan değişikliklere,  bir başlangıç olması bakımından ‘evet’ denmesi daha sonraki gelecek ilerlemeler için bir yol açacağı yorumunda bulunmuştum.
Çünkü vadedilenler çoktu ve her kesimi memnun etmek için her kurum ve kuruluştan çıkan taleplerin tümü de muhtelif partiler tarafından herkesi tatmin etmek için telaffuz edilmekte idi. Bu defa beklentiler çoğaltıldı. Halbuki Meclis ve siyasi partilerin, tüm beklentileri değil de toplumun genelinin ve çoğunluğunun inandığı değerleri de yok saymadan, hem ülke gerçeklerini hem de dünya gerçeklerini göz önünde tutarak, demokratik hak ve değerleri korumak, ülke kurumları arasında dengeleri koruyarak hizmetlerin ve görevlerin fırsat eşitliği içinde süratle gerçekleştirilmesini sağlayacak mekanizmaların işleyişini kolaylaştırıcı hükümleri getirmesi, bunları hep birlikte savunması ve halka daha açık ve uzun sürede anlatması gerekirdi. Örneğin Anayasa değişikliği Meclis gündemine gelip aylarca Meclis içinde tartışıldığı halde – herhalde bütün partilerin kendi aralarında aldığı bir kararla- Meclis tarafından madde madde içeriği açıklanmadı ilan edilmedi ve tartışılmadı. Oylanmadan sonra iki CTP Milletvekili T. Erhürman ve A. Akansoy her kanalda ve basında anlatmaya çok çalıştı, ancak zaman çok dardı ve bunun dışında diğer partiler ise hiç sahiplenmedi.  Hayır’cıların çoğunluğunun söylediği de, “son güne kadar gizlendi, çıkan maddeler de kuşa döndürüldü, halka açılmadılar, halk nezdinde tartıştırmadılar, emrivaki oldu” şeklindedir. Referandumda verilen mesaj, bundan sonraki süreçte, Anayasa değişikliği gündeme gelecekse, paket halinde yayınlanması halkın bilgisine getirilmesi, hassasiyetlerin ölçülmesi, tartışılmasının gerekeceği oldu. Çıkan sonuç budur. Halkın katılımcılık arzusudur.
Bu seçimlerde dikkate gelen ve şaşırtan diğer bir husus da, marka haline gelen bazı belediyelerimizin uzun hizmet adamlığı ve dürüstlüğü ile tanınan başkanlarının, çeşitli nedenlerle seçilememesi oldu. Örneğin, Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp ile İskele Belediye Başkanı Halil Orun. Beldelerini mevcut imkânlarıyla en iyi duruma getiren, halkın genelinin takdir ettiği adı şaibeye karışmamış, rantiyecilere fırsat vermeden mümkün oranda halkın yararlanmasına açık yerleri, tesisleri ve alt yapıları da yapan ve beledi günlük hizmetleri de muntazam yerine getirdiği halk tarafından devamlı aksettirilen bu iki beldemizdeki başkanlar kaybetti. Demek ki, bazı tür faktörlerin etkisi,   halka yapılan doğru hizmeti de kaale almayabileceği sonucunu bir kez daha doğruladı ki bu üzücüdür.