“Son pazar günü” - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Perşembe, Mayıs 30, 2024
Köşe Yazarları

“Son pazar günü”

Burak KARATAŞ

Arada kaçmak lazımdır.

Çünkü sıkılırız. Bunun temelinde de insan olmamız yatar.


Aslında ortada başka bir neden daha vardır: Anlaşılamamak, hatta anlaşılmamak… Sanki birileri tarafından organize edilmiş gibi duran bir kitlesel tepkimeyle sürekli ve sürekli uğraşmak… Bununla birlikte, incitirken incinmek… Menzil-i maksuda varma pahasına birçok şeyi yitirmek…

Başkaları için biçilen bazı kaftanların o başkalarınca tepkiyle karşılanması da buna eklenebilir…

Bunların kimisi iyi niyetle yapılsa dahi alınan sonuç pek değişmez.

Birilerince “toplum mühendisliği” serlevhasıyla lanse edilen birtakım faaliyetlerin pek farklı sonuç verdiğini de tarihte kimse gözlemlememiştir.

Herhalde bütün insanlar, tüm bu bahsettiklerimizi sezmiş, bilmiş yahut yaşamıştır. Ya da yaşacaktır diyelim, daha doğru olsun. Ama yine de kendilerince hedeflerinden caymayacaktırlar, bu da elde bir hakikat.

O halde ne yapmalı? Arada kaçmalı…

Daha çağdaş bir ülke istiyorsunuz, bu uğurda kendi kavlinizce çaba sarf ediyor ama yine de sonuç alamıyor musunuz?

O halde kaçınız. Ama kendinize.

Tekrar, tekrar ve tekrar okuyunuz, inceleyiniz, soruşturunuz, ilk başta kendinizden kaçınız ve irdelemekten de asla korkmayınız. Bu sayede hep diri kalabilirsiniz. Kemal Tahir’in dediği gibi, “kendi kapı numaranızı dahi aynı gün içinde iki defa kontrol etmeden” ama öyle ama böyle hiçbir uğurda nitelikli bir mücadele veremezsiniz.

Başıboşluk, nahoşluk, asalaklık; bu mücadeleyi akamete uğratmak adına kenarda bekleyen en pis hadımlığın, yani bir tür öğrenmekten korkmanın, yani bilgiye ve yeniliğe ve “ilericiliğe” kapanmanın, yani bir çeşit “şahsi otarşi”nin, yani kibrin tetikçileridirler.

Bununla yüzleşmemek için çaba sarf ettiniz ve… Yine aynı şeyle karşılaştınız. Ya da birileri sizin kadar dirayet gösteremedi.

İşte o zaman kaçacaksınız kendinize. Ya da her nerede nefes alabiliyorsanız oraya…

Bendeniz ara ara tarihe kaçarım. Çünkü tarih bir iptiladır derunumda.

Baksanıza, başlığa da otuzlu yılların en ünlü Leh tangosu olan “To Ostatnia Niedziela”yı seçtim bu yüzden… “Büyük Harp” evvelinin Leh tango kralı Mieczyslaw Fogg, ne de güzel söyler bunu… YouTube’da var! Açın da dinleyin. Bu sayede politikayı neden pek önemsemediğimi daha iyi kavrarsınız…

Politikasız yapamayanlara karşın, kendi tarihine, kendi derununa kaçabilen az sayıda vatanperver ve namuslu insana selam olsun!

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar