Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Son Konuşmalar

Siyasiler sürekli konuşuyor…

Vaadler, suçlamalar, savunmalar havada uçuyor…

Biz de eğlenceli bir tiyatro gibi izliyoruz.

Oysa o konuşmaların satır araları var ki, işte orası zurnanın zırt dediği yer.

Yani bizim geleceğimiz…

Ya başımıza öreceğimiz yeni bir çorap, ya kurtuluşa bir adım…

Dünkü en dikkat çeken tartışma, Özgürgün’ün konuşmaları ve bunlara verilen yanıtlardı.

Mahkemede, hem de banka tarafından açıklanan milyonlarca lira için hala “iddia” deyip geçiştirmeye kalkıyor. Konuşmak, hem de yasal olarak hesap vermek zorunda olduğunun bile farkında değil. O yüzden de herkesi aşağılayacak, küçümseyecek bir propaganda taktiği benimsemiş. Kendi partisinin dışındakilere “bunlar” diye hitap ediyor sürekli olarak. Öyle seviyesiz duruyor ki… En azından ayıp, yakışmıyor.

“Her şeyi biz yaptık” diyor da başka bir şey demiyor…

“Bu ülkede havaalanlarını da biz yaptık” deyince, eşim dayanamadı ve bir tweet’le sordu, “Peki havaalanlarını, ikisini birden kim sattı?”… Bunun cevabı yok tabii…

Miting konuşmasını bile kağıttan okuyan Başbakan, diğerlerine “tecrübesiz” deyince, hemen yanıtını aldı…

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Onun öğrendiği siyaseti hiçbir zaman öğrenmeyeceğim zaten. Belli ki benim öğrendiğim siyaseti de hayatı boyunca siyaset yapsa dahi kendisinin öğrenmesi mümkün değil!!! Bu ülkenin, bu halkın başına ne geldiyse onun öğrendiği ve temsil ettiği siyaset anlayışının sergilediği zihniyetten geldi” derken…

Kudret Özersay, “Sn. Özgürgün bana tecrübesiz demiş, vallahi hukuka aykırı davranmak, Halkı kaale almamak, bankadaki servetini izah edememek ve çeşit türlü skandal ile ülkenin itibarını zedelemekse sizin ‘tecrübe’ dediğiniz, EKSİK OLSUN ÖYLE ‘tecrübe… Biz ülke sevgisini devlet arazisini yakınlarına peşkeş çekenlerden öğrenecek değiliz. Biz ülke sevgisini mücadele tarihimizin sembolü olmuş sahillerimizi ihalesiz bir biçimde yarım asırlığına birilerine kiralamaya kalkacak olanlardan öğrenecek değiliz. Biz egemenliği ve halk iradesini ara bölgede egemenlik ve egemenlik deyip ondan sonra bu devletin kurumlarını ezdirenlerden öğrenecek değiliz” dedi…

Öyledir. Bir zaafiyetin, sakladığın, gizlediğin bir şey varsa, saldırganlaşırsın. Özgürgün de bunu yapıyor…

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş yine flaş bir vaadle geldi. Bunu 2015’de söylemiş ama, koalisyonlarda yapamamış. Diyor ki, işçiye, köylüye, esnafa, zanaatkara, çiftçiye, hayvancıya, kendi hesabına çalışanlara yüzde “0” gelir vergisi…

Hoppalaaa…

Biz devletin gelir kaçaklarının üstüne gidilsin derken, zar zor toplanan gelirin önemli bir kısmından feragat etmesini savunuyor. Birincisi, bu söylediği, hep savunduğu “bütçe disipliniyle” hiç bağdaşmıyor. İkincisi, bu saydığı kesimler zaten sürekli desteklenen kesimler değil mi..? Çalıştırdıkları insanların yatırımlarını bile devlet yapmıyor mu..? En özel kredilerden, hibelerden yararlanmıyorlar mı..? Seçim öncesi gerçekten flaş bir popülizm…

TDP Başkanı Cemal Hoca, “Gittiğimiz yerlerde, insanların karmadan vazgeçip, TDP’ye mühür vurma kararı aldıklarını gördük” diyor. İyi niyetli… Ama benim bildiğim Cemal Hoca, bu halkı iyi tanır… ve bu halk, yüzyüze geldiğinde, asla oyunu belli etmez, nabza göre şerbet verir…

Yeniden Doğuş Partisi iddialı. Erhan Arıklı, kendinin dışındaki tüm partileri vizyonsuz olmakla, halkın geleceğini çalmakla, halkın önüne çıkacak yüzleri olmamakla suçluyor. YDP, bu seçim sürecinde bulunduğu yer kestirilemeyen bir parti…

TKPYG’nin “ABD bizi engelliyor” açıklaması da bana komik geliyor açıkçası. Evet bir ülke, elçiliğinde kendi çalışanının bir siyasi partide fiilen siyaset yapmasını istemez be kardeşim. Türkiye de olsa istemez, Nikaragua da olsa istemez… Hatta KKTC bile temsilciliklerinde böyle birini çalıştırmaz…

Bunlar artık son konuşmalar…

Son günlerde çarpıcı bir gelişme olmazsa, bu propaganda süreci de böyle bitecek.

Aslında hepimiz 1 ayın içinde, 5 yıllık lafa doyduk… Bitse de kurtulsak…

 

YERİN KULAĞI VAR

SÜRPRİZ BİR SEÇİM:

Bundan önceki tüm seçimlerde, kullanılan oyların çoğunu mühürler oluşturuyordu. Ancak son 3 seçimde, karmalar giderek arttı ve 2013’de yüzde 20’ye ulaştı. Toplumbilimci Mine Yücel diyor ki, “Şu anda birinci sırada karma oylar var”… Gerçekten de öyle görünüyor. Tüm partilerde çok fazla sayıda dolgu aday olmasına karşın, hepsinde de çok değerli, mutlaka Meclis’te olması gereken adaylar var. Anlaşılan halk bu birikimi değerlendirmek istiyor. Partilere de, kemik oyları kalıyor. Beceriksiz anketçilerin kararsız ve karmacıları dağıtmadan verdiği ilk sonuçlar gibi… Ama bu karmaları anket tekniğiyle dağıtmak da tutarlı olmuyor. Onun için kim ne derse desin, bu seçim sonucu sürpriz…

 

UBP’SİZ BİR HÜKÜMET OLASI:

Sandığın kurulmasına sadece 48 saat kaldı. Partiler son kozlarını oynayıp, beklemeye çekildiler. Bundan sonrası artık halkın vereceği bir karar. Tek başına kimsenin iktidar olamayacağı neredeyse kesin gibi. Bana göre seçim sonrası 5 parti Mecliste olacak. Sokaktaki hava, birinci parti bile çıksa, UBP’siz bir hükümeti gösteriyor…

 

ÖZGÜRGÜN DE CTP-HP KOALİSYONU DEDİ:

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün Havadis gazetesine verdiği röportajında, “CTP ve HP liderlerinin siyaseti öğrenemediklerini düşünüyorum. Arkadaşlar daha genç. Birisi daha 3-4 yıllık milletvekili, diğeri daha olmadı. Ben 20 yıldır milletvekiliyim böyle bir şeyi söylemeyi hiçbir zaman doğru bulmadım. 26-27 ile koalisyonlar zordur. Böyle olursa siyasi hayatları başlamadan bitecek” diyerek, istemeden de olsa seçim sonuçlarının, CTP-HP koalisyonunu gösterdiğini ima etti…

 

“BEN” DİYENLER NASIL “BİZ” OLUR Kİ:

Adayları sokakta “ben” diye gezen, ayrı kampanyalar yürüten, kafalarına göre vaadler dağıtan parti, “Biriz” diyor. Bu nasıl birliktelik ki..? Parça, körçe… Sonuç, otorite sıfır… Daha bekleyin seçimler bitsin, hesap defterleri ortaya konsun siz o zaman seyredin beraberliği…

 

VE SONUNDA KONUŞTU:

UBP Genel Başkanı Özgürgün banka hesaplarıyla ilgili olarak Havadis gazetesine konuştu ve “Ben çok rahat olduğumuz ve halktan bir şey saklamadığım için böyle provokasyonlarla iş yapmadığım için çok rahat bir şekilde izledim. Benim stratejim polemik üzerine değil. UBP’liler de hakkımız da benim yanlışa tevessül etmeyeceğimi biliyor” dedi. Tabii bunları mal beyanını verirken söyleyemeyecek… Doğrusu, ben ne demek istediğini anlamadım. Belki siz anlarsınız diye paylaşmak istedim…

 

DİLİ SÜRÇTÜ:

Rum lider Anastasiadis’in münhasır ekonomik bölge açıklamasında kullandığı, Türkiye’nin Kuzey’deki rejimin münhasır ekonomik bölgesinde sondaj çalışmaları gerçekleştirebileceği açıklaması Güney’de tepkilere neden oldu. Özellikle siyasi partiler Anastasiadis’in bu gafını tepe tepe kullanıyor. Belli ki seçim çalışmaları kendisini oldukça yormuş, kendini ele veren açıklamalar yapabiliyor…

 

 

ZİRVEDEKİLER

Prologue Araştırma Şirketi Direktörü Mine Yücel: “Var olan sorunları çözecek bir siyasi yapılanma yerine, hala çıkar sağlama daha önemli hale geliyor. Bu bir sorundur. Orta ve uzun planda çok daha mutsuz olacağımız ama şu anda bireysel mutluluklar yaşadığımız apolitikleşme ondandır. Bireysel menfaat daha önemlidir. O yüzden toplumsal kimliğimiz yok”…

 

DİPTEKİLER

Suçlu Sayısında Rekor Üstüne Rekor: İki günde 20 kişi uyuşturucudan tutuklanmış. Korkarım nüfusa vurulduğunda Kolombiya’yı da geçtik. Neden..? “Gelene geç cumhuriyeti” burası da ondan. Ne kapısı belli, ne bacası… Her türlü kriminal buraları mesken tutuyor baksanıza. Kara paracıdan tut, saadet zinciri uyanığına, hatta en basit hırsızına, tecavüzcüsüne kadar. Hiç bir şey bu kadar bol değil bu adanın yarısında, suç ve suçlu kadar…