Kimseyi beğenmezlerdi.
Dünyaları bile.
Burunlarından kıl aldırmazlardı.
…
Şeherliydiler…
…
Köyden kasabadan gelenlere yüksekten bakarlardı.
Köye kasabaya gittiklerinde itibar görürlerdi.
…
Bir şeherli olma durumu…
…
Her şeyin nabzı şeherde atardı.
Başta siyasetin.
Şeherde yaşayan bir erkek olmak, ziyadesi ile önemliydi.
…
Halbuki neydi?
Sabahleyin radyosunu açar, ilk havadisleri alır, sonra gazetesine gömülür, kahveye gittiğinde günün meseleleri üzerine kafa patlatırdı.
Son sözü ise “Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?” şeklinde olurdu.
…
Berberine uğradığında, kendi yüzünü ilk kez görmüş gibi aynaya bakar, her tarafını inceler, boynunda meydana gelen kıl dönmesini tespit edip berberin dikkatine getirirdi.
…
Bisiklet lastiğini Köse’den doldururken, bir köşede duran mahallebiciden mahallebi yer; mahallebiciye de “Ne olacak bu Kıbrıs meselesi” diye sormadan edemezdi, ki mahallebici de aynı soruyu sorardı.
…
Üstünde düzgün duran gabardin kumaştan ceketi ile ayağını Rauf Dayının boya kutusuna uzatır, boyatırken etrafı süzer, sonra işine giderdi.
…
Hafta başı sinemaları kollar, yeni filmleri not eder, uyarsa Zafer Sinemasından yer ayırtırdı.
…
Cuma geldi mi, çantasını alır Bandabuliya’ya çıkar, tanıdık kasaplarla sohbet eder, evde tavşan varsa Buzcu Enver Dayıdan dirifil almayı ihmal etmezdi.
Ki, Enver Dayıya da aynı soruyu sorması ihtimal dışı değildi.
…
Güzel havalarda Enver’in kahvesinin kaldırımlarında oturur, nargilesini tüttürürken çocuklarını Çağlayan Bahçesine salıverirdi, ki orada da gündem Kıbrıs meselesi olurdu…
…
Mevsim kış ise, Bedevi Pastanesine uğrar, buğulu camların kenarına ilişerek baharatlı çay içerdi…
Hafta sonları, Girne Kapısında düzenlenen Bayrak merasimini görmek için yola koyulur, meydana varmadan Ayanlı’dan yarım önge fıstık, Mahmut dayıdan da birkaç parça pestil alırdı.
…
Şeherli olmak önemliydi…
…
Şimdikiler gibi her şeyi bildiğinden ve her konuda fikir sahibi olduğundan, son havadisleri köyden kasabadan gelen hısım akrabaya nakleder, onlar da şeherli akrabalarının gün görmüşlüğüne hayran kalırlardı.
…
Bayram geleceğinde gazmircilerden kumaş bakar, kareli olanları seçer, kaç arşın lüzum ederse kestirir, doğru terzisine giderdi.
Terzi vücut ölçülerini büyük bir itina ile alıp deftere yazarken, o bir şeherliye yakışır biçimde tane tane siyaset konuşur, terzi ve diğer müşterilerle muhabbeti koyulaştırırdı.
…
Dünkü şeherlilerle bugünkü şehirliler arasında “Ne olacak bu Kıbrıs meselesi”nden başka herhangi bir bağlantı kalmamıştır…
…
Dolayısıyla sorunun korunup kollanmasında yarar öngörülmektedir…
































