Köşe Yazarları

Gaz konusu güven yaratıcı önlem olamaz! (Çözüme hayrı da dokunmaz!)






Kıbrıs gibi artık müzminleşip kangren haline gelmiş siyasi sorun hastasını  ne konsültasyonlar ne de büyülerle  iyileştirebilirisiniz!  Tek çare hastalıklı uzvu kesip atmaktır! 
Açıkça yazalım.  “Rum tarafı için bu hastalıklı uzuv Türk tarafıdır! Ne var ki iki asırdır uğraşıyor kesip atamıyor! Türk tarafı Rum tarafının bu tutumunu bildiği için  her devrede kendini  teyakkuzda ve savunmada tutuyor!”
“GÜVEN YARATICI” ÖNLEMLER SORUNU ÇÖZMEZ! Son zamanlarda BM’ler ile şimdilerin Eide’si ve bizden bazı çevreler  “güven yaratıcı önlemlerle”  sorunu çözebileceklerini zannediyorlar!  Herkesin aklı kendine diyoruz! Fakat ekliyoruz:   “Rum’un Doğu Akdeniz’deki Münhasır ekonomik Bölgelerini”  müzakerelerin önüne koymakla  büyük hata yapıldı ve hatada devam ediliyor!  Üstelik bu inatçılık Anastasiadis’in masaya dönmemesine de şeker lokum gibi bahane oluyor! Çünkü:
Eğer  Türkiye KKTC istediği için Doğu Akdeniz’de sismik araştırmalara başlamasaydı,  biz ve dünya alem görecekti ki Anastasiadis o  masadan yine kaçacaktı!”  Çünkü isteklerinin bir teki bile kabul görebilecek  barışçı ve çözümsel  içerikli değildi! Ne var ki bu gerçeği görmeyenler  hâlâ zannediyorlar ki eğer Akdeniz’deki  Hidrokarbon yatakları konusunda  dalaşmadan paylaşım uzlaşısına varılırsa çözüme de varılacaktır…  O zaman soralım ama?          Hidrokarbon yatakları sorunu çıkana kadar Şubat 2014’de başlayan müzakerelerde hangi konuda uzlaşıya varıldıydı ki?           Dosyaları masaya fırlatarak müzakereleri terk eden Anastasiadis değil miydi?         Güzelyurt’u Maraş’ı falan filan köyü  hemen verin diyen Anastasiadis  değil miydi?       Cumhurbaşkanı ille de hep  Rumlar’dan olacak,  siyasi eşitlik olmayacak diyen Anastasiadis değil miydi? Vs…
Eee! Şimdi ne oldu da  “bu Anastasiadis”  gitti   yerine  “gaz’lı Anastasiadis”  geldi!
İŞİN KISASI:  Arkasını AB ve desteğine dayamış  Rum’un   Türkler’e ve Türkiye’ye karşı duyduğu kin ve husumetle kangrenleşmiş beynini söküp atıp  yerine sağlıklı bir beyin koymazlarsa bu adada  (çok istediğimiz halde)  çözüm olmaz!
     **********
İsmail Arter (Ve Gazimağusa Belediyesi’nin vaziyeti umumiyesine genel bakış!)  

Başlık afilli   oldu ama  henüz Mağusa Belediyesi öylesi “şenlikli” değil… Tabii diğer belediyeler gibi “batma” söylemleriyle anılan da değil! Şimdilik  “durağanlığı” yaşıyor…  Bizse  “bir an önce bir şeylere başlasın bir şeyler  yapılsın”  beklentilerinde  kaşınıyoruz!  Ne var ki yeni Belediye Başkanımız İsmail Arter’in çok acelesi yok… En azından ben öyle anlıyorum… Zaten kendisi de söylüyor:  “Ben diyor bürokrasiden geldim…”  Bilirsiniz bürokratlar temkinli olurlar… İnce eler sık  dokurlar…  Doğrusu mevcut belediyelerimize baktıkta bu tutum çok da yanlış  değil diyoruz çünkü devir  “hesapsızlıklar ve  keyfi icraatlar  nedeniyle  “batma devri” oldu!
Bu girişten sonra gelelim konuya:   Önce Mağusa’nın kendimce önceliklerini bir kere daha sayayım:
Kanalizasyon sorunu devam ediyor, çözümü gerek!
Yolların sorunları  devam ediyor çözümleri gerek!
Trafik sorunu günden güne azıyor bir gün Mağusa halkını ham yapacak!  Yani tehlike o kadar büyük çözümü gerekiyor!
Artık çarpık yapılaşmayı, “bugüne kadar olanlar oldu bundan sonra olmasın”   kararlığına koymak gerek!
Eski Eserler Dairesinin  Mağusa’daki surlar içi eski eserlerini “pislikhane ve viranelik” haline getiren tutumuna  “yeter”  deyip çözümsel tedbirler getirilmesi gerek!
DAÜ’yü  sadece  Mağusa’nın medarı iftiharı olarak nitelemekle yetinmeyip  16 bin öğrencisine kent olarak verdiği hizmetlerle  veremediklerinin  bilincinde  alt yapı çalışmalarını başlatmak gerek!
Ve artık Mağusa’da başıboş köpekler sorunu  vardır ve artık bu konuda tedbirler alınması gerek!
KISACA:  Geçtiğimiz hafta ziyaretine gittiğim İsmail Arter’le konuşurken  “işte manifestom”  deyip anlattığım sorunlardı yukarıda sıraladıklarım… Tabi  “Bakanlıklar arası yetki dağılımlarından kaynaklanan, bu nedenle aksayan belediye hizmetlerinden de söz ettik! Ve tabii  “yeni istihdamlardan”  da!..  Pekala İsmail Arter ne söyledi, neleri açıkladı, nelerden yakındı? İşte  İsmail Arter işte ileride sık sık Köşeme” taşıyacağım,  şimdilerde ise özetleyerek aktardığım anlatımları, sıkıntıları!       

**********      İsmail Arter ne dedi  neleri açıkladı? 



Seçildikten  sonra Mağusa Belediyesi’ni tamı tamına 4 Temmuz 2014 tarihinde devraldı. Tutun ki altı aylık bir süre. Arter önce kendini ve konumunu anlattı:
“Ben dedi bürokrasiden gelen bir kişiyim. Görevimin bilincindeyim ve Belediyeyi tehlikeye atıp  töhmet altında bırakacak hiçbir siyasi rüzgârın altına girmem…”
“Belediye başkanı olarak “siyasi  olmak” da istemem. Çünkü ben her kesimden, her siyasi partiden,  her türlü görüşe sahip insanların yaşadığı Gazimağusa kentinin belediye başkanıyım… (Arter siyaset dışına ittiği  hizmet anlayışını bu şekilde açıklarken son döneminde eski Başkan  Oktay Kayalp’ı da duvara toslatan kanalizasyon sorununa açıklık getiriyor ve şöyle diyor.)  
KANALİZASYON SORUNU:  “Yazık ki teknik yönden başarılı olmadı!  Kaldı ki henüz kentin yüzde 50’si kanalizasyondan yararlanmamaktadır…  Öte yandan Emek İnşaat’la AB  mahkemelik durumdadırlar! Mağusa  halkı bu nedenle mağdur duruma düşmüştür! Kanalizasyon borularından eğimlere, pompalama istasyonlarından arıtmaya kadar sorunlar yaşanıyor! Önceleri  8 noktada yeniden kazı yapalım dedik bu kez 23 noktada daha sorun çıktı!  Emek İnşaat yüzde 25 oranında tazminat talebiyle AB’nin sorumlu ve yetkililerini mahkemeye verdi! Arada biz Belediye olarak ihaleye çıktık çünkü her hal’u kârda sorunu çözmemiz gerekiyor..  Gel gelelim ihaleye kimse cevap  vermedi! Galiba devreye giren Müteahhitler Birliği müracaatları  etkiledi!”  (Bu da ilginç değil mi?  Demek ki kanalizasyon işleri çetrefilli!)
Diyelim ki kanalizasyon sorunu “şimdilik bu hallerde” ve bir diğer soruna geçelim: 
TRAFİK: İsmail Arter de farkında.  Zaten Mağusa yollarına çıkıp da soruna toslamamak yahut belâsına uğramamak mümkün değil.  Nitekim sıkışıklığı önleyecek yeni yol düzenlemeleri  ile trafik işaret ve sinyalizasyonlar konusu Arter’in programında yer alıyorlar…
Yukarıda sıraladığımız öteki  sorunların  da bir plan dahilinde ele alınacağını öğreniyoruz.  Tabi araya MAGEM yani  şu Gençlik Merkezi’nin durumu giriyor.  Arter MAGEM’in artık  tamamen belediyenin yetki ve sorumluluk alanı içinde olduğunu söylüyor.  Yani gençlerin değil… Veya CTP etiketli  örgütlü gençlerin değil!
İSTİHDAMLAR KONUSU: Sözü Arter’e bırakıyorum:  Oktay Kayalp döneminde 321 personel,  21 taşeron işçi vardı. Ben göreve başladığımda özellikle temizlik yönünden şikâyetler almaya başladım. Gördüm ki yeterli temizlik elemanı yok. Bugüne kadar üç aylık kadrolarla 40 kişi istihdam ettim.  (“Pekala üç ay dolunca” soruma Arter, “her halde ihtiyaç var geçici olarak devam ederler”  cevabını verdi ve ekledi:  “Bu istihdamlar siyasi değildir. Hiçbir partiye bağlı değilim. İhtiyaç vardı istihdam yaptım,  hepsi bu…”
BU KONUŞMA BENİ TATMİN ETTİ Mİ?  Hayır!  İsmail Arter en azından bazı şeyleri açıklayıp anlatırken az biraz rahatladı mı?  Sanmıyorum,  hayır!  Mağusa’nın sorunları sadece köşeme aktardığım bu konular mıdır? Hayır! 
Kısaca demek istediğim şudur.  Sorunların önünde  bir belediye başkanı vardır ve işi de çok zordur!  Az biraz daha bekleyecek, zaman zaman kapısını çalıp  “neler oluyor”  diye soracağız. Tutun ki insanlar konuşa konuşa anlaşırlar…  Ha kavga da ederler mi? Tabii ki!







Başa dön tuşu