Köşe Yazarları

Solculuk üzerine

Erdoğan Özbalıkçı yazdı...







Dünyada en çok anlaşılamayan konu, SOL olsa gerek.

Sol, dünyaya farklı bir gözle bakmayı, ön yargıları yıkmayı hedefleyen ve devamlı yenilenen bir düşünce sistemidir.

Diğer siyasi akımlardan solu ayıran ana noktaları yeniden hatırlamak, doğru bir bakış açısı için tayin edicidir.

Karl Marks ve arkadaşları, dünyayı değiştirmek amacıyla “BÜTÜN DÜNYAYIN İŞÇİLERİ BİRLEŞİN” sloganı ile, solun milliyetçilik mikrobundan arındırılması gerektiğini özlü bir şekilde özetlemişlerdi.

Türk milliyetçi solu ve Yunan milliyetçi solu veya herhangi bir milli rengi ön plana getiren sol,  sadece bir göz boyamadır.

Sol, sınıf mücadelesinin esas olduğunu, emeği ile çalışan ve sermayeyi kontrol edenin mücadelesinin uzlaşmaz olduğunu ortaya koyalı yüzyıllar geçti.

Kıbrıs’ta Rum ve Türk milliyetçileri kadar tehlikeli olan , kendisine sol diyen ve diğer ulusun haklarını dikkate almayan akımlardır.

Türkiyeli, Kıbrıslı Türk  ayrımı veya Yunanlı Kıbrıslı Rum ayrımı, sol politikalarla çelişen ve emperyalizmin veya dar milliyetçi hakim sınıfların çıkarına hızmet eden bölücü ve tehlikeli politikalardır.

Sorun EMEĞİN ÖZGÜRLEŞMESİ ve SÖMÜRÜNÜN ORTADAN KALKMASI sorunudur.

Türkiye’de, Türk, Kürt ayrımı temelindeki bölünme, emekçi halkın birbirini kırmasından başka hiçbir şeye hızmet etmemiştir.

Aynı şekilde, Kıbrıs’ta, Türkiyeli Kıbrıslı Türk ayrımını yapanlara dikkat etmek gerekmektedir.

Irksal temelde ayrım yerine, sınıfsal ayrım yapılabilir.

Sınıfsal ayrım, emekçilerin provakasyona gelmelerini  ve hakim sınıfların bölücü politikalarını engelleyen tek yoldur.

Farklılıklar, bir bahçedeki çiçekler gibidir. Bulundukları ortama zenginlik katarlar.

Sol siyaset bölünmeye karşı çıkmanın yanı sıra, yönetmede diğer emekçilerle işbirliğini esas alan politikaları güçlendirmeyi esas alır.

Rum solunun geçmişte, ENTERNASYONALİZM yerine dar Rum milliyetçiliği yoluna saplanması, Kıbrıs Sorununun daha da karmaşıklaşmasına hızmet eden gerici sonuçları güçlendirmişti.

Kıbrıslı Türkler, Türkiye Solunun 1995 yılından sonra koyu bir milliyetçilik batağına saplanmasından çok zarar görmüşlerdir.

Türkiye solu, Kıbrıs ve Kürt sorunlarında ırkçı çıkışlarıyla, SOL OLAMAYACAĞINI sık sık göstermektedir.

Türkiye Sol’unun yapısını belirleyen KÜÇÜK BURJUVA KAYPAKLIĞI ve halka güvenmeme hastalığıdır.

Geçmişte birlikte mücadele ettiğimiz ve enternasyonalist olan birçok akımın, bugün ŞÖVENİST olması, halka güvenmeme hastalığı olan KÜÇÜK BURJUVA ideolojisinin yansımasıdır.

Kıbrıs’ta da, Türkiyeli Kıbrıslı ayrımı yapanların , emekçi sınıflardan kopmuş ve lümpen yönleri ağır basan insanlar olduğu, küçük burjuva sorumsuzluğunun iyi bir örneğidir

Kendisine Sol diyen herkes SOL OLAMAZ.

SOL sorumluluk gerektiren ve güçleri dağıtan değil, birleştiren, strateji ve taktikleri doğru kullanan bir akımdır.

Kıbrıs’ta da artık, SOL ile SOL GEÇİNENLER arasındaki mücadele doğru temele oturmalıdır. Aksi halde tüm halk acı bedeller ödeyecektir

 








Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu