FutbolKöşe YazarlarıSpor

Soğukla baş başa







Girne’de sabah saatlerinde başlayan fırtına ve soğuk havanın, Türk Ocağı ile Mağusa Türk Gücü maçını seyretmeye gelen taraftarları ısıtacağı ümidini taşımamak elde değildi. Fakat maçın hem birinci hem de ikinci devresinin başında gelen MTG golleri ile birlikte, ilerleyen her dakika soğuk havanın daha da hissedilmesine sebep oldu.

Maçın lig lideri ile lig ikincisinin maçı olma özelliği taşımasının yanında, özellikle yeni transferlerin takımlarına nasıl katkı koyacağı da merak edilen bir noktaydı. Özellikle maça Türk Ocağı’ndan biraz daha hızlı ve daha istekli başlayan MTG, 11. dakikada bulduğu golle zor geçmesini umduğu maça rahatlamış olarak başlamış oldu ve ilk devrenin 39. dakikasındaki golle de soyunma odasına bu rahatlıkla girdi.

Maçın ilk devresinde özellikle her iki takımında merkez defanslarının orta sahaları ile çok uyumlu olmadıkları ve özellikle dönen topları almakta zorlandıkları gözlemlendi. Ki, buna bağlı olarak ta, TOL’un en net pozisyonu maçın 1-0 olduğu anda, merkezde Doğukan’ın kaçırdığı pozisyondu. Bu da TOL adına maçın dönüm noktası olabilecek bir andı. Her iki takımında ilk devrede üretkenlikten uzak olmaları, önce gol yememe içgüdüleri ile hareket etmelerinden kaynaklanmış gözükse de, merkez orta saha oyuncularının her iki takımda da beklentilerin altında olmalarından kaynaklıydı. Bu oyuncuların tempolarının düşük olması ve önce defansif düşünceleri bu alanın verimsizliğine yol açtı.

Özellikle maçın ilk devresi adına gözlemlenen, TOL transferlerinin zamana ihtiyaçlarının olduğu, Gürcü oyuncunun özellikle fiziksel özelliklerinin iyi olduğu, ilk devre birkaç maçını seyrettiğim ve temposunu beğendiğim lider MTG’nin ise, temposunu biraz daha yukarıya çekmesi gerektiğiydi.

İkinci devrenin başında TOL adına 1 golün gelmesi ile maça heyecan gelmesi beklenirken, 56. dakikada gelen 3. gol sonrası, maçı izlemeye gelenleri akşamın soğuk havası ile baş başa bıraktı. MTG’nin skoru koruma ve rahatlamasına neden olan gol, TOL’un ise morallerini bitiren ve geriye kalan dakikalarında orta alan mücadelesi şeklinde ve üretkenlikten uzak bir hale dönüşmesine yol açtı.

Kontrolü eline geçiren MTG oyunun temposunu istediği şekilde organize etti ve hatta oyunun birkaç bölümünde ise kontralarla pozisyonlar da yakalama fırsatını elde etti. TOL’un, oyunun sonlarına doğru oyuna ortak olmaya çalışmak istemesine rağmen, skor avantajı ile birlikte, galip gelinmesi için gerekli işlemleri yapan MTG, maçtan galip olarak ayrılmasını bildi ve yoluna devam etti.

Bugün, buradan sizlere seslenme imkanını bana veren sevgili Ahmet Özsoy’a yeni görevinde başarılar dilerken, ülkemizde spor yazarlığı görevini icra eden tüm spor yazarlarının da, ne kadar zor bir işi icra ettiklerini anlamama yardımcı olduğu için teşekkür ederim.








Başa dön tuşu