Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Spor

Siyaset her yerde

Mete OĞUZ

 

KTFF (Kıbrıs Türk Futbol federasyonu) Başkanı Sayın Hasan Sertoğlu’nun yakın zamanda Türkiye’de yayın yapan ‘Lig Radyo’ya verdiği ropörtajdan bir kesitle başlamak istiyorum. Sertoğlu, bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) Başkanı Nihat Özdemir’i ziyaret etmiş ve bununla ilgili Lig Radyo’ya verdiği ropörtajda şunları söylemiştir: “Kıbrıs Türk futbolunun bu dönemde hala daha ambargolar altında ezilmesi dünyanın ayıbı. Kişisel olarak Kıbrıslı Türkler Avrupa vatandaşı ama futbolu ambargolar altında. Bu da dünyanın, özellikle Avrupa’nın iki yüzlülüğü. Menfaat, çıkar ilişkileri… Her şey siyaset. UEFA ve FIFA’ya gidip konuştuğunuzda bizde siyaset yoktur derler. Siyasetin Allah’ı var.”

 

Ne demiş Konfüçyüs; “iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.”

Ambargolar demişken, KKTC Futbol Milli Takımı 2108’de İngiltere’de gerçekleştirilen CONIFA (Bağımsız Futbol Organizasyonları Birliği) Dünya Kupası’nda final oynamış ve dünya ikincisi olmuştu. CONIFA organizasyonu, dünyada tanınmamış ülke ve toplulukların, ambargoları yıkarak bir araya geldikleri alternatif bir spor Organizasyonudur ve KKTC’de üyesi olduğu bu kuruluşun turnuvalarına 2016’dan beri katılmaktadır. Günlerce basında yazıldı çizildi bu organizasyon. Övüldü ve yere göğe sığdrılamadı. Hele bizimkiler finale kaldığında övündük da övündük… Yalnız yanlış anlaşılmasın ben milli takımımızı gönülden tebrik ederim. Konu başka..!

 

Bu yıl CONIFA’nın takviminde yer alan ve 1-9 Haziran tarihleri arasında Artsakh’ta gerçekleştirilen Avrupa şampiyonasına katıldık mı? Hayır. Neden? Neden olacak siyasi sebepler!.. Çünkü Artsakh, Dağlık Karabağ olarak bilinen ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında ithilaflı bir bölge. Siyasi olarak tanınmıyor. KTFF da katılmamamızın sebebini “siyasi” olarak açıklamıştı. Demek ki, futbola ve sporun herhangi bir branşına siyaset etki edebiliyor muş. Elimizde olan veya olmayan sebeplerden dolayı Karabağ’a gitmemiz mümkün değildi belki de. Bunda bir sorun yok. Fakat, başkalarına futbola siyaseti alet ediyorsunuz deyip, siyasi sebeplerden dolayı uluslararası bir turnuvaya katılmamak da siyasetin Allahı..! Yorumu size bırakıyorum…

 

Ambargoları sürekli öne sürüp mazlum edebiyatı yapmak, bizim en iyi bildiğimiz siyaset aslında. Neymiş? Siyaset..! haklı mıyız? Haklıyız elbette. Elimizden bir şey gelir mi? Hayır. Şu anki statükonun devam etmesi durumunda, tanınmamışlık karşımıza daima ambargoları çıkaracaktır. Yalnız futbolda veya sporun herhangi bir branşında değil, sanatta ve kültürel aktivitelerde bile güçlüklerle karşılaşacağız.  Bu ambargolar konusunda sürekli Türkiye’nin kapısını aşındırmak da bana göre pek fayda sağlamamaktadır. Genelde Türkiye spor federasyonları özelde Türkiye Futbol Federasyonu da UEFA, FIFA’nın bir üyesi ve bu uluslararası mekanizmanın bir dişilisidir. Bu dişli makinenin çalışmasını sağlamak için mekanizmanın kurallarına da uymak zorundadır. Kanaatindeyim.

 

Türk takımlarının ülkemizde kamp yapması konusuna gelince, buradaki engel siyasetten çok bizim tesisleşmede yaşadığınız sıkıntılardır aslında. Kış aylarında maçlara ara verilen dönemlerde Kıbrıs adası, dünyada kamp yapılmasına en uygun ülkelerden biri aslında. Hatta bunu turizme dönüştürüp ülke ekonomisine hatırı sayılır bir katkı sağlamak da mümkün. Ne var ki, konaklama ve spor alanlarının birlikte bulunduğu elverişli kamp tesislerine ihtiyacımız var. Devlet veya özel sektör bu konuya eğildiği takdirde, üniversite turizmi gibi spor kamp turizminin de patlayacağı muhakkaktır.

 

Eleştirim KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’na değil. Onun yerinde kim olsa benzer söylemleri yapacaktır. Diğer tüm spor federasyonların başkan ve yöneticileri de ambargolardan ve spora siyasetin alet edildiğinden yakınmaktadır. Mesele, siyasetin hayatımızın her anında var olduğu ve bunu ne eğitimden ne spordan ne de sanattan izole düşünemeyeceğimiz gerçeğidir.