Köşe Yazarları

ŞIMARIKLIK VE KÜSTAHLIK HALLERİ







İlk gençlik yıllarımın önemli bir bölümünün geçtiği Mesarya’da çiftçiler ve hayvancılar hayatlarının önemli bir bölümünü gökyüzüne bakarak ve bulutların yolunu gözleyerek geçirirlerdi.




Çünkü yağmura ihtiyaçları vardı.



Ektikleri arpa ile buğday ancak gökyüzünden yağacak yağmurla bereket verirdi.

İlkokul kitaplarında öğretildiği gibi “kurak ve sıcak”tı Mesarya.

Hala öyledir.

Dört ya da beş yılda bir kuraklığın makus talihi kırılır ve bolca yağış alır.

Sadece dört veya beş yılda bir.

Trodos dağlarına barajlar yapılmadan önce Kanıldere akardı, kuraklığa bir nebze ilaçtı.

Barajlardan sonra Kanlıdere de kurudu, Mesarya dibelik kuraklığa ve susuzluğa mahkum oldu.

Dört ya da beş yılda bir yağan bereketli yağmurlarla Mesarya’da dereler ya da akarlar su dolar.

Toprak suya doyar ve ekili tarlalar su altında kalır.

İşte o yıl ürünün bereketli, sıcak sarı yaz aylarının dahi mahsulle dolu olduğu bir yıl olur.

Tıpkı içinde yaşadığımız günlerde olduğu gibi.

Bu istisnai berekette köylüler sevinç içinde ellerinde kürekler ovaya koşarlardı.

Akan suyu kendi tarlalarına çevirmek için adeta yarışırlardı.

Çünkü tarlaya akıtılan su kışın arpanın-buğdayın can suyu idi, yazın bostanın.

Anlayacağınız, her daim bereketti.

 

***

Lefke ve Güzelyurt havzasının en büyük derdi sudur.

Binlerce dönüm narenciye ve sebze bahçesi, kuraklıktan dolayı tehdit altındadır.

Tatlı su kaynakları kuruduğu için  denizin tuzlu suyu tarım alanlarının içine girmiştir.

Milyarlarca lira harcanarak Türkiye’den getirilen suyun Güzelyurt havzasına akıtılıp tuzlu su belasından kurtulmak için çalışmalar yapılmaktadır ama henüz bir sonuç alınamadı.

Susuzluk elimizdeki iki üretim yeri Mesarya ve Güzelyurt-Lefke’yi çok kötü etkilemektedir.

 

***

Durum böyle olduğu halde;

Yağan bereketli yağmurları “felaket” olarak lanse eden gazeteci kılıklılar, ellerindeki akıllı telefonlarla birkaç fotoğraf veya video yayınlayıp da sosyal medyada “battık-gittik-mahvolduk” edebiyatı yapan zavallılar yüzünden sanırsınız ki memlekette asrın felaketi yaşanıyor.

Biçare adamız yeniden sulara gömülmek üzeredir.

Yapmayın Allah aşkına;

Mesarya dereleri yıllardır akmıyordu, akmaya başladı.

Karkot deresi yıllardan sonra denize ulaştı.

Rum tarafı açıkladı;

“Barajlarda tüm Kıbrıs’a 2 yıl yetecek su birikti. Hem de son 24 saat yağan yağmurlarla…”

Sizinkisi artık şımarıklık ve küstahlık ötesi olmaya başladı









Başa dön tuşu