Köşe YazarlarıManşet

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE ATİNA

Başaran Düzgün







Larnaka-Atina




‘Bu satırları 10 bin metre yüksekte yazıyorum’ şeklinde bir yazı girişini çok severdi eski dönem yazarları.



Pek havalı olurdu.

Bir de 10 bin metrenin üzerinde yetkililerle mülakat yapmak havalıydı.

‘Muhabirimiz uçaktan bildiriyor’ gibi komik mahreç kullananlar bile oldu

Uzun bir dönemdir tıkılıp kaldığım memleketten firar ettim.

Evet bu yazının giriş satırlarını Atina uçağında yazmaya başladım.

Devamını Atina’nın relardan havasında getirdim.

Siz yazının başlığındaki gerginlik efekti veren kelimelere aldırmayın.

Atina tembel denilecek kadar huzur içinde.

Hani zaman zaman tıkanan trafik olmasa bütün şehir tatile gitmiş bile sanabilirsiniz.

Zaten Atina özelinde ve Yunanistan genelinde kadim bir imajları var ya; Az çalışırlar çok eğlenirler’ diye. Atina tam da öyle.

Ama Atina’dan önce ilk firarımda bazı özlemler paylaşmak isterim.

Kremiya çıkışından başlayarak uçağa bitinceye kadarki izlenimlerim.

 

*

Sabah 7’de barikatta temiz ve konforlu bir vitoya bindik. Şoförümüz Yıltan işini severek yapan ve oldukça bilgili biri.

Zaten oturur oturmaz ‘abi internet ister misin’ diyerek beni mutlu etti. Arabanın içinde wi-fi dağıtan alet var.

5 kişiye aynı anda hizmet veriyor.

Saat 7:30 oldu ve ben 3 bin küsur  kişiye Havadis’i nasıl ulaştıracağımı kara kara düşünürken imdadıma Yıltan yetişti.

Kısa sürede e-gazeteleri abonelere ulaştırdım.

Yutan ‘buna ayda 20 Euro ödüyorum’ dediğinde de iptidai durumumuzu bir kez daha anımsadım.

Lefkoşa’nın ve Girne’nin trafiğinden şikayet edenlere küçük bir tavsiye: Sabah saatlerinde barikattan çıksınlar ve Larnaka-Limasol yoluna dönen kavşağa yönelsinler ve görsünler trafiğin ne olduğunu.

 

*

 

Larnaka havaalanı pırıl pırıl.

Güvenlik bahane edilerek girişte insanlara işkence yapmıyorlar.

Bilet alma dahil işlemlerin büyük bölümü zaten internet üzerinden yapılmıştı. Sıra beklemeden ve ayaklarımıza kara sular inmeden çıkış kapısına ulaştık.

Yarım saatlik bir rötar ile Aegean Havayolları’nın Atina uçağına bindik.

Şunu belirtmeliyim ki buralarda Covid bitti.

Ne havaalanında ne de uçakta (hostesler dahil) kimse maske takmıyordu.

Uçağın kalkışı esnasında dumanlar içinde kabine temiz hava pompaladılar. Covid öncesinden gördüğüm tek fark oydu.

Başka da hiçbir şey.

Atina Venizelos Havaalanı kalabalıktı.

Rehberimiz ‘Covid öncesinin turist rakamlarına ulaşıldı’ bilgisi verdi.

Benzer bilgiyi Türkiye medyasında da okumuştum.

Sadece Antalya bölgesine 9 ayda 10 milyon turist gitmiş.

Diğer bölgelerle birlikte hedef 30 milyonmuş.

Anlayacağınız Ege denizinin Türkiye kıyıları ve Yunanistan’ın Egedeki adları tıka basa turist dolu.

Ve her iki ülke de turizmden gelecek paraya bel bağlamış durumda.

Peki öyleyse Ege’de niye tepişip duruyorlar*

Devamı yarına. Sıradan Atinalı vatandaşlar silahların gölgesinde turizmden para kazanmaya çalışırlarken yaşanan gerginliklerle ilgili ne düşünüyorlar…









Başa dön tuşu