Köşe Yazarları

Şikayet yerine yapılabilecek o kadar şey var ki!!


İster Federal çözüm bulunsun ister bulunmasın, Kıbrıs Türkü, şu an tuttuğu 1.450 bin civarındaki Rum malını tazmin etmek durumundadır. Bu ya nakit ödemeyle, ya da mal iadesiyle yapılabilir. Güney’de bıraktığı 430 bin dönümlük mala karşılık 1,453 bin dönüm!! Taşınmaz Mal Komisyonu, Kıbrıslı Türkler için büyük fırsattır. Şu an yapılan başvuruların tümü tazmin edilse 350 bin civarı bir mal hukuk altına alınacaktır. Tabii bunun parası nereden gelecek sorusu halen çözülmemiştir.

Bence malın dağıtım şekline göre bunun da bir çözümü bulunabilir. İki tarafta da -geriye dönüştürülemeyecek derecede- bazı mallar kamusal yarar adına esaslı bir şekilde geliştirilmiştirler. Yani bu malların üzerinde şu an Havaalanları, Elektrik santralları, göçmen evleri, hastaneler, yollar ve barajlar yapılmıştır. Buradan yola çıkarak, bu mallar karşılıklı bir şekilde takas edilebilir. Esaslı geliştirilmiş mal miktarı aşağı yukarı aynı miktardadır. Örneğin Teknecik santralı karşılığına güneydeki Kıbrıs Türklere ait Tatlısu köyünün arazileri üzerine de koskocaman bir elektrik santralı kurulmuştur. Bu tip malların tazmini için ortak bir komisyon kurularak iki tarafın mal sahipleri böylelikle tazmin edilebilirler. Yani “büyük çözüm” gelene kadar rehine tutulmalarına gerek yoktur. Gelecek parayla şu an tutulan mallar da böylelikle tazmin edilebilir.

Bu önerim zamanında Mehmet Ali Talat’ın mal tazmin komisyonuna sözlü olarak sunmuştum. Bana söylenen Hristofiyas’ın o dönemde bu öneriye sıcak baktığı, fakat bizimkilerin tüm sosyal kontları da kamusal yarar kategorisine alınmasını istemeleriyle bu takasın gerçekleşememesidir. Bu kamusal yarar amaçlı geliştirilmiş malların haricinde Maraş, Maronit köyleri, Karpaz’daki Rumlara ait bazı malların iadesiyle bence Taşınmaz Mal Komisyonu büyük bir hamle yapabilir ve kaynağını güneyle takas edilecek kamu yararına esaslı geliştirilmiş malların tazminatlarından da yararlanabilir. Bir de bir tazmin fonu kurularak, karşılıksız mal almış kişilerden uzun vadeye yayılmış ödenebilecek bir vergi alınmalıdır.

Türkiye bugüne kadarki ödemeleri yapmıştır fakat çoğu kendi yatırımlarını temizleme amaçlıdır. Bu da normaldir. Dün de söz ettiğim gibi adaya yerleştirilmiş ve Rum malı verilmiş yaklaşık 40 bin TC vatandaşı vardır. Bunların tazminatlarını da Türkiye hükümeti ödemek zorundadır. Karşılıksız mal almış Kıbrıslı Türklerin de pamuk ellerini cebe sokup, kendi tuttukları malların tazmini için yaratılacak kaynağa katkıda bulunması elzemdir. Bu miktar da yaklaşık 400-500 bin dönüm arasındadır. Tek taraflı sınır ayarlamasıyla da külliyetli miktarda mal iadesi sağlanabilir. İlle de “büyük çözümü” beklemeye gerek yoktur. Bu tür iadeler çözümü destekleyici ve iki bölgeliliği perçinleyici hareketler olacaktır. Kıbrıs Türkü tek taraflı %28-29’a inmesi demek, 500 bin dönüm malın iadesi de demektir. Yani yapılacak o kadar şey vardır biz hala bağcı dövme peşindeyiz. Bu işi de federalist anti federalist kavgasına indirgeyerek hiç bir şey yapmamayı tercih edip sadece şikayet ediyoruz. Bir de etik vesaireden bahsederek lafazanlık yapıyoruz. Hade gelin kollarımızı sıvayıp bir şeyler yapalım dediğimizde de saklanacak yer arıyoruz. Bunun en güzel örneği Maronit açılımı. En az 50 bin dönüm mal daha hukuk altına alınacaktı. Biz ne yaptık? Ayia Marina’ya cami!!

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı