Seyahat

SİCİLYA (Catania – Etna)


İlkokul arkadaşım Emine ‘Haydi Şirin senin ile bir yerlere kaçalım ‘diyerek dünden razı olan beni seyahat planları yapmam için harekete geçirmişti.

Haritadan gideceğimiz destinasyonu çok kısa sürede kararlaştırmış akabinde de valizlerimizi hazırlamıştık. Bu seyahatimizde iki farklı ülkeyi gezecektik. Her ikisi de ada ülkesiydi.  Bu gezideki ilk durağımız sizlerle birkaç hafta önce Şirin’ce GEZİyorum yazı dizimde anı ve deneyimlerimi paylaştığım Malta idi. İkinci adamız ise beyaz perdenin bilinen oyuncularından Marlon Brando ve Al Pacino’nun baş rollerini oynadığı Godfather II filminin çevrildiği Sicilya adası olacaktı. Ancak zamanımız kısıtlı olduğundan bu gezimizde sadece Catania ve Etna’yı gezebilecektik.

Sicilya, Akdeniz’in en büyük adasıdır. Ada; Tiren, Akdeniz ve İyonya denizi ile ayrılır. İtalya’nın en güney batısında, kısaca çizmenin en ucunda bulunan Calabria’dan Messina boğazı ile geçiş yapılır. Bu boğazın en dar yerinin genişliği ise 3.5 kilometredir. Son yıllarda Messina boğazı üzerinden ana kara ile bağlantı sağlayacak dev bir köprü yapılması tasarlanmaktadır. Palermo – Napoli, Palermo- Messina- Catania arasında düzenli deniz yolu taşımacılığı ve tren seferleri yapılmaktadır. Ayrıca adada 4 havalimanı vardır. Bu havalimanlarından Catania Havalimanı (CTA) en yoğun çalışanıdır. Yarı özerk olan bu ada kendi içerisinde ise 9 ile ayrılır. Adada konuşulan dil İtalyancadır. Ancak çok farklı bir lehçe vardır. Toplam nüfusu 5 milyon 100 bin olan adanın başkenti ise Palermo’dur. Nüfusun çoğunluğu Hristiyan Katolik olmasına rağmen bazı bölgelerde Hristiyan Ortodokslarda vardır. Para birimi olan İtalyan Lireti, İtalya’nın 2002 yılında Avrupa Birliğine girmesi ile Avrupa para birimi olan Euro’ya geçilmiştir.

 

Bu gezimize, Malta’nın Valetta şehri ile Sicilya’nın Pozalla limanı arasında sürekli sefer düzenleyen deniz taşımacıları arasından ‘Virtu Ferries’ ile gitmeye karar vermiştik. İki ülke arasında karşılıklı yapılan bu seferler günde 2 kez olmak üzere haftada 8 kez yapılmaktadır. 900 yolcu kapasiteli olan bu devasa deniz otobüslerinde yolcu yanı sıra 167 araç taşınabilmektedir. Sezona göre değişiklik gösteren bilet fiyatlarında ise Mayıs- Haziran döneminde yolcu bilet fiyatları gidiş dönüş €90 ‘dur. Bizler de bu dönemde seyahat ettiğimizden biletlerimizi uygun fiyata almıştık. Temmuz- Ağustos aylarında ayni güzergah üzerinde yapılan seferlerdeki bilet fiyatlarında % 50 civarı artış gözlenmektedir. Çok geniş olan oturma salonuna geçmeden bizler de her yolcu gibi gemi limandan çıkana kadar güvertede eşsiz manzaranın fotoğrafını çekerek ölümsüzleştirmiştik.  Ne var ki 1 saat 45 dakika süren yolculuğun keyfini alamadan deniz otobüsümüzün Sicilya’nın Pozalla limanına vardığı anonslarla bize duyurulmuştu.  Limanda muhaceret işlemleri çok hızlı bir şekilde ilerleyip herkes gideceği güzergahtaki aracına doğru yol almıştı. Araç park yerinde farklı kategorilerde hazır duran otobüsler yolcularını bekliyordu. Bunlar; Catania otobüsleri, günübirlik Sicilya tur otobüsleri ve Pozalla şehir otobüsleri olmak üzere 3 ayrı kategoride sıralanmışlardı. Bizim gideceğimiz yer Catania olduğu için küçük el bagajlarımızla bu otobüse bindik. Biz gemi biletini alırken otobüs taşımacılığı ücrete dahildi. Eğer gemi bileti alırken otobüs biletinizi almamışsanız otobüse binmeden ekstra €14 ödemeniz gerekir. Takriben 2 saat süren bir yolculuk sonrası Catania şehrine varmıştık bile. ‘Hotel Centrale Europe’ da konaklayacaktık. Konum olarak ‘Piazza Del Duoma’ Meydanını seçmiştik. Toplamda 17 odası olan otelimize yerleşip de balkonu açtığımızda tam karşımızda şehrin sembolü olan ‘Fontana dell’Elephante’ ve hemen arkasında ise eşsiz yapısı ile ‘Basilica Cattedrale Sant’Agata’ duruyordu. Konum olarak otelimizi seçerken çok yerinde bir karar verdiğimizden mutlu olmuştuk. Bir an önce şehri dolaşmak için sabırsızlanıyorduk.

Catanıa’da gezilecek yerler

Piazza Del Duomo(Katedral Meydanı): Meydan 18.ci yüzyılda Barok tarzında yapılmış olup etrafında Sant Agata Katedrali, Catania Katedrali, Palazzo del Municipo gibi sayısız tarihi binalar bulunur. Meydanın tam ortasında ise Fontana dell’Elefante olarak bilinen bir fil heykelinin sırtında küçük bir Mısır dikilitaşı ve üzerinde ise haç vardır. Şehrin simgesi haline gelen bu filin çevresinde her gün yüzlerce kişi oturup fotoğraf çektirmektedir. Filin tam arkasında, bizim otelimizin altında bulunan ‘Nonna Vicenzia’ pastanesindeki tatlılar ise tadına varamayacağınız türdendir. Hemen pastanenin önünde kısaca meydanda bulunan birkaç masa ile buraya ayrı bir güzellik katılmıştır. Ancak bu masalarda oturursanız sizden ekstra masa ücreti de alınır. Tabii bir de yiyip içtikten sonra öyle saatlerce oturup masayı işgal etmeniz olamaz.

Basilica Cattedrale Sant Agata(Sant Agata Bazilikası): Katedral 1086 yılında Normanların Catania’yı fethinden sonra yapılmıştır. Katedral içinde Catania doğumlu besteci ‘Vincenzo Bellini’nin de mezarı vardır. Katedral 1693 yılındaki büyük depremde yıkılınca yeniden inşa edilmiştir.

Catania’da ilk gün şehri mümkün olduğunca yürüyerek gezmeye çalıştık. Böylesi daha keyifli olacaktı. Şehri gezerken karşımıza etrafı koruma amaçlı çevrilmiş Roma Döneminden kalma tarihi kalıntıları gördük. Akdeniz iklimine sahip olan Sicilya’da yazları Kıbrıs gibi çok sıcaktır. Şehrin hemen hemen her köşesinde çeşmeler var. Bu çeşmelerden akan sularla yüzünüzü bir nebze olsun serinlemek için yıkayabilirsiniz. Eğer susamışsanız pek tabii ki içilebilir olduğundan bu sulardan içebilirsiniz. Öyle her köşe başında marketlerde şişe suyu aramanıza hiç gerek yoktur. Sokak pazarlarında meyveden tutun da hediyelik eşyaya varıncaya kadar alışveriş için farklı alternatifleriniz var. Fiyatlara gelince 1 kg kirazın fiyatı €1 olunca fiyat yönünden uygundu. Bu arada kilosu €4 veya kalite farkından dolayı €5 satılan garavolli(salyongoz) lar ise pazarın bir başka ürünüydü.’ Piazza dell Duomo’ Meydanında kurulan açık balık pazarı var. Bu pazarda çok çeşitli türden deniz mahsulleri taze olarak tezgahlarda satılmaktadır. Bunların başını istakozlar, orkinos ve sardalya çekmektedir. Sabah açılan bu balık pazarı saat 13.00 ‘de kapanır. Sırasıyla eğer satılmayan ürün varsa arabalara yerleştirilip tezgahlar toplanır. Etraf tamamen boşalınca da devreye hemen belediye girer. Çöpler toplanıp, yerler ilaçlı sularla dezenfekte edilip temizlenir. Tezgahların bulunduğu boş alana ise saksılarda rengarenk mevsim çiçekleri yerleştirilir. Sabahın balık pazarı görüntüsünden geriye hiçbir iz kalmamıştı. Etrafta ne berbat bir koku ne de çöp kalmıştı. Balık pazarının olduğu yerde güzel görünümlü çiçekler Meydana renk katmıştı.

Etna yanardağı

Ertesi günü, adına ilkokuldaki coğrafya derslerinden aşina olduğumuz ancak içimizde tuhaf bir ürperti olmasına rağmen aldığımız tur Etna Yanardağı turu idi. 9 saatlik bu turun ücreti €50 dur. Etna, Alplerin en güneyinde ve halen aktif olan bir yanardağdır. Farklı yıllarda pek çok kez patlayan bu yanardağın sıcak lavları 1169 yılında Catania şehrine kadar uzanmıştı. Bu püskürmeden tam 530 yıl sonra ise Catania şehri tamamen lavlar altında kalmıştı. Etna yanardağı 1983 yılında harekete geçmişse de en yakın tarih olarak Aralık 2018 yılıdır. Bu tarihte  3 saat içinde 4 şiddetinde 130 depreme neden olmuş ve güvenlik açısından Catania Havalimanı 4 saat boyunca uçuşlara kapatılmıştı. Tur otobüsümüz virajlı yollardan dağa doğru tırmanırken tepeye doğru ilerlediğinizde küller altında kalmış evleri ve yanmış ağaçları görüp o yanık kokusunu hissedersiniz. Yol boyunca resimlemeye çalıştığımız bu karelerde hayatın acımasız doğa afetiyle lavlar altında kalmış binlerce insan ve bina yatıyordu. Etna, 2.100 metreden sonra tamamen çıplaktır. 3.000 metreden sonra ise tamamen lavlar üzerinde yürürsünüz. Aracımız çıkabileceği kadar gidip meydandaki park yerine otobüsü park etti. Rehberimiz bize burada 2 saat serbest zaman vermişti. Bu süre içerisinde dileyenler artık kara yolu ile değil de teleferik ile daha tepeye çıkabilirlerdi. Biz tepeye kadar çıkmayıp meydanda dolaşmayı tercih ettik.  Yüksekte olduğunuz için burada hava serin olduğundan mutlaka yanınızda giyebileceğiniz bir hırka bulundurun. Meydanda yemek yiyebileceğiniz 8-10 civarı restoran ve kafeterya vardır. Bunlar genelde İtalyan mutfağından pizza, makarna çeşitleri satan restoranlardır. Hediyelik eşya satan kiosklarda yine ayni yerdedir. Bu kiosklardan, Etna yanardağı patlamasından sonra lavlarla kaplanmış taşlardan yapılmış çok farklı hediyelik eşyaların yanı sıra zeytin ve zeytin yağından yapılmış ürünler, Sicilya peynir çeşitleri, başta limoncello olmak üzere yöreye ait alkollü içecekler ve buzdolabı magnetleri satış mağazalarının çeşitleri arasındadır.

Catanıa’da konaklama

Şehir genelinde butik oteller vardır. Gecelik oda fiyatları €60-€75 arasında farklılık göstermektedir. Bu oteller arasında Hotel Centrale Europa, Tricora Sicilian tavsiye olunur.

Sicilya yemekleri

Sicilya mutfağı Arap, İspanyol ve Yunan mutfaklarından etkilenmiştir. Dünyanın en iyi zeytini ve tabii ki zeytin yağı ayrıca başta portakal olmak üzere narenciye çeşitleri, üzüm ve şaraplarına sahiptir. Catania sokaklarında dolaşırken gözüme şaraplar arasında ‘Nicosia’ adlı şarap çarptı. Markalaşmış olan bu isim 1898 yılında dede Francesca Nicosia tarafından Etna’nın yamaçlarına ekilen bağlardan gelir. Kim bilir belki de sadece bir tesadüf değil de İtalyan atalarının Kıbrıs ile bir bağlantısı olmuştur. Bu şaraplardan hiç düşünmeden 3 şişeyi ve yine ayni yerde satılan yerel alkollü içeceklerden tadını beğendiğim, şamfıstığından yapılan Crema Liquore Al Pistacchio Siciliano’dan Kıbrıs’a götürmek üzere aldım. Sicilya mutfağının vazgeçilmezleri arasında kurutulmuş domates, Sicilya peyniri, Siciliya pestosu, mortedella, salame Siciliano yanında makarna çeşitleri de başı çekmektedir.

Pasta Alla Noram: Genelde penne rigalte (kalem makarna) kullanılarak patlıcan, kurutulmuş domates katılarak, üzerine parmesan peyniri serpiştirilip fesleğen ile servis edilir.

Sfincione: Küçük yerel pizzadır.

Cannoli: Rulo şeklinde yapılan hamurun içerisine krema veya çikolata konarak tüketebilirsiniz.

 

İlk mafya ailesi Sicilya’da kurulmuştur. Matematikçi Arşimet, besteci Vincenzo Bellini Sicilyalı bilinen ünlüler arasında yer alır. Ada genelinde balık, meyve ve sebze konserve yapımı yanı sıra çimento ve gübre sanayi vardır. Sicilya ‘da petrol bulunması ile de petrol sanayii gelişmiş, termik santraller kurulunca Sicilya’nın ticareti de büyümüştür. Bu arada ülke ekonomisinde hem rehberimizin anlattıklarından hem de bizlerin gözlemlediğimiz kadarıyla turizmin payı büyüktür. Farklı dönemlerde yapılan etkinlik ve festivallerle turizm sektörüne renk katmaktadır. Nitekim bizim orada bulunduğumuz dönem festival dönemine denk gelmiş meydanda kurulan sahnelerde sabaha kadar devam eden konserler ücretsiz olarak izleyenlerin büyük beğenisini kazanmıştı.

Kısa tatilimiz süresince yaptığımız program ile Sicilya’da gezip dolaştık. Adadan keyif alarak ayrıldık. Ancak bu kez daha kapsamlı bir program yapıp daha uzun sürede adanın tümünü gezmeyi hedefliyoruz. Eğer sizlerde Sicilya’yı merak ediyorsanız bir gezgin olarak sizin de bu adayı programınıza almanızı öneriyorum.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum’da buluşuncaya kadar sevgiyle kalın….



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı