Araştırmacılar, dünyanın en ekstrem sporlarından biri olan serbest dalışın insan vücuduna etkisine ışık tuttu.
Bulgular, serbest dalışçıların kalp atış hızının dakikada 11’e, beynindeki oksijenin yüzde 25’e kadar düştüğünü gösterdi.
Serbest dalış, solunum cihazı olmaksızın tek nefeste suyun derinliklerine inilen bir aktivite.
Tek nefeste 100 metreden fazla derinliğe ulaşabilen ve 4 dakikayı aşan sürelerde su altında kalabilen sporcular, insan vücudunun sınırlarını zorluyor.
Ancak bugüne kadar dalışın, sporcuların vücudu üzerindeki etkilerini anlamak epey zordu. Zira önceki araştırmalar, laboratuvarda yapılan dalışlara dayanıyordu.
Şimdiyse Orta İsveç Üniversitesi’nde hayvan fizyolojisi profesörü olan Erika Schagatay’ın yönettiği araştırma ekibi, laboratuvarın dışına çıkarak bir çalışma yürüttü.
LED kullanarak kalp atış hızını, kan hacmini ve beyindeki oksijen seviyesini ölçebilen bir sistem geliştiren uzmanlar, 107 metre derinlikteki serbest dalışçıları inceledi.
Bulgular, sporcuların beynindeki oksijen seviyesinin dünyanın en iyi dalışçılarından olan foklardakinden bile az olduğunu gösterdi. Zira bazı kişilerin oksijen seviyesi yüzde 25’i gördü.
Araştırma ekibinden Chris McKnight, bu seviyenin Everest Dağı’nın tepesinde ölçülen en düşük değerlere eşit olduğunu söyledi.
































