Köşe Yazarları

SEÇİMLERİN ANALİZİ

Erdoğan Özbalıkçı yazdı








 




23 Ocak seçimleri önemli derslerle ve uyarılarla dolu olarak sonuçlandı.



Kıbrıslıların bu dersleri kavraması  ne yazık ki biraz zor olacak.

Bir seçimin doğru analiz edilebilmesi için iç ve dış koşulların doğru bir şekilde kavranması gerekmektedir.

İç koşullarda belirleyici olan yapı, her açıdan Türkiye’ye bağlı ve bağımlı bir düzenin esas olmasıdır.

Sıradan halk, bu düzende ayakta kalabilmek için birinci şartın, Türkiye ile bağımlı bir politika izleyen partilere yakın durmak olduğunu tecrübelerle öğrenmiştir.

Sağ iktidarlar, popülist politika uygulamakta artık tecrübe sahibidir

Kahvelerde , özel sohbetlerde sağ iktidarları amansızca eleştiren birçok insan, son anlarda sağ iktidara yaklaşıp, gelecekte bir şeyler koparmanın peşine düşmektedirler. Bu istemler, sağ iktidarların en büyük avantajıdır.

UBP bu tavrı çok iyi bilmekte ve buna uygun açılımları çeşitli söylemlerle her dönem pekiştirmektedir.

UBP nin kurultay yolculuğu, sanılanın aksine Partiye yeni bir ruh kazandırmıştır.

Sucuoğlu’nun seçilmesiyle birlikte, yapılan hatalar ve yanlış politikalar bir önceki yönetimin sırtına yüklenmiş, ter temiz, yıpranmamış ve mücadeleci bir lider imajı, Sucuoğlu’nun şahsında kitlelere taşınmıştır.

Hayat pahalılığının bu kadar arttığı, dövizin hızla yükseldiği bir ortamda, bu koşulları düzeltme yönünde hiçbir açılım yapamayan bir iktidarın yıpranma yerine GÜÇLENMESİ Kıbrıs Türk toplumunun siyasal bilincinin geriliğinin de yansımasıdır.

Kitleler, sol iktidarların gelmesi durumunda, Türkiye’den, gerçekte olmayan, para akışının duracağı propagandasının da büyük etkisi altındadırlar. Bu büyük etki, Sucuoğlu’nun son haftada Türkiye’ye davet edilmesiyle tavan yapmıştır.

Sol’a gelince…

CTP doğru açılımlarla, bilinçli kesimin ana partisi olma başarısını göstermiştir. Bu seçimde oylarını en fazla arttıran parti CTP dir.

Karma oy sayımında CTP lideri Tufan Erhürman’nın açık farkla önde olması da, Tufan Hoca’nın toplumda en popüler politikacı olduğunu GÖSTERMEKTEDİR.

 

Diğer sol partiler öncelikle CTP ile olan farklılıklarını halka izah edememişler ve mücadelede farklı bir kutup olma şanslarını kesinlikle kaybetmişlerdir.

Kendisini farklı sol olarak göstermeye çalışan BOYKOTÇULAR, bu yönelimlerinin sadec UBP nin değirmenine su taşıdığını kesinlikle kabul etmeyecekler ve başarılı olduklarını tekrarlayacaklardır.

Ancak BAŞARI nerededir? Türkiye İKTİDARINA  olan ekonomik ve siyasi bağımlılık, bu boykotla daha azalmış mıdır?

Sol’un dünya örneklerindeki en önemli kazanımı, BİRLEŞİK CEPHE politikalarını doğru bir şekilde kullanmalarıdır.

Gerek Lenin gerekse Mao, Rusya ve Çin pratiklerinde, baş düşmana karşı olan tüm güçlerle birleşme siyasetlerini doğru uyguladıkları için, ülkelerinde başarıya ulaşmışlardı.

Birkaç söz de TDP ve TKP önderliklerine. Bu hareketleri yakından bilen biri olarak  şunu kesinlikle söyleyebilirim

Sosyal demokrasinin Kuzey Kıbrıs koşullarında, üstelik bireysel kariyer hırslarıyla BAŞARILI OLMA ŞANSI kesinlikle yoktur.

Sağ cenahtan bazı yazarlar, SOLU GELECEKTE BÖLMEK İÇİN, bu hareketlerde liderlik değişiminin olması durumunda, bu hareketlerin  yeniden BAŞARILI OLACAĞINI savunmaya başladılar.

Savunulan bu politikalar , Kuzey Kıbrıs sol ve demokratik güçlerine gelecekte çok zarar verecek   BÖLÜCÜ politikalardır.

Doğrusu..

Sosyal Demokratların , Kendileriyle hemen hemen aynı görüşleri savunan CTP ile bütünleşerek, sağ popülizme karşı güçlerini birleştirmeleridir.

Bu yapılmadığı zaman sol güçler BELEDİYE SEÇİMLERİNDE yine büyük kayıplara uğrayacaklardır.

Böyle bir durumda, ana kutupta birleşmeye karşı çıkanlar tarih önünde esas sorumlu olacaklardır.







Başa dön tuşu