Köşe Yazarları

Seçimi partiler değil adaylar kazanır


Seçim döneminde en yaygın fikir güçlünün yanında yer almaktır. Yani son güne kadar kararsız kalan seçmenler kimi daha güçlü gibi görüyorsa ona oy kullanır. Bu da şunu ortaya koyar; “Güçlüyseniz arkanızdan gelen çoktur ama değilseniz işte o zaman yandınız.”
Yani gücünüzün farkında olanlar yanlış da yapsanız yanınızdadır. Gücünüz yoksa ve güçlünün karşısında savaşmak zorunda kalırsanız herkes size karşıdır. Yarışı kazanmanız da imkansız o zaman.
Seçim de böyle bir şey.
Yani bir taraftan partilerin desteğini almadan yola çıkanlar var, diğer taraftan  partileri ile yolu alanlar…
Halk da doğaldır ki güçlü hissettiği kişinin yanında yer almak ister ve onunla yola çıkar. Bir de ahbaplık, dostluk, arkadaşlık, akrabalık ilişkileri vardır. Yani çok yakından tanıdığınız kişilerle yola çıkmayı tercih edersiniz ve onlarla sonuna kadar gidersiniz. Özellikle seçim zamanı bu gibi örnekler çoktur.
Seçim zamanı yaşanan çirkinlikler gözler önüne seriliyor. Adaylar kendilerini halka anlatmak yerine bir birlerinin kuyularını kazmak adına canla başla çalışıyor. Birçok bölgemizdeki belediye başkanlarının gücü ortadadır. Bunu kırmak adına çalışan diğer partiler başkanları yıpratma politikası ile iş yaparak hedefi saptırıyor.
Bağımsız çıkarak taraf almam diyenlerin sayısı da bu yıl oldukça fazla. Bağımsız adayların şansının olmadığını iddia edenler de yok değil hani ama her ne kadar bağımsız adayların güçsüz oldukları dile getirilse de işte oradaki durum bir muammadır. Güçsüz gibi gördükleri ama aslında bazı partililerin gizlice destek verdiği bu adaylar, sürpriz yaparak belediye başkanı bile olabiliyor. Örneğin Mehmet Hulusioğlu. Yıllardır tanıdığım ve çalışmalarını takdir ettiğim bir başkan. Hangi partiden olduğuna değil neler yaptığına bakarım ben. Çatalköy’ü baştan aşağıya yenilemiş. Elindeki imkanları zorlayarak belediyenin sosyal yönünü kendisine destek veren sanatçı Derman Atik’le birlikte nerdeyse bir numaraya çekmiş bir başkan. Şuan seçime hazırlanırken elbette ki geçmiş yıllarda olduğu gibi mevcut partisinin adamı olarak ama bağımsız bu yarışa çıkmış ve de kazanmış. Şuan yine aday ve yine bağımsız olarak halkının karşısına çıktı. Bu yarışta önemli olan yarışı kiminle oynadığınız değil, nasıl oynayarak kazandığınızdır.
Seçim startı verildiği günden beri Hulusioğlu’nun açığı aranıyor. Herkesin bildiği gibi hata bulmak kimseye bir şey kazandırmaz tam aksine hata bulmakla harcanan zaman boşa harcanan zamandır. Hulusioğlu’nun bölgeye verdikleri de veremedikleri de ortadadır. Bu yarışın galibi halktır.
Halkın iradesi seçime yansır. Yani bağımsız olsanız da olmasanız da bölgenize kazandırdıklarınız önemlidir partiniz değil.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı