Köşe Yazarları

Seçeceğiz de, ortada inandırıcı projeler var mı..?


Anayasa değişikliği konusu sanki de yerel seçimlerin önüne geçmiş gibi bir durum yarattı.
Acaba diyorum, yerel seçimleri gündemin gerisine düşürmek birilerinin işine mi geldi..?
Her neyse, Meclis referandum kararını aldıktan sonra gerçek gündeme dönmenin de zamanı geldi.
Belediye başkan ve meclis üyeleri, muhtar ve azalarla toplam 3100 civarı aday var. Hepsi de şu anda bölgelerinde insanüstü gayretlerle seçilmek için çalışıyor…
Diğer yandan, belediyelerin borç batağında olduğu da malum. Geçmiş dönemde İrsen Küçük hükümetinin Bakanlar Kurulu kararıyla yükselttiği katkı payının yine arttırılmasını talep etmekteler.
Aldığı gelirin büyük kısmını  yatırıma dönüştüren belediyeleri geçtiğimiz haftalarda yayınlamıştık. Sayıları üçü beşi geçmedi…
Ancak yatırımı olmayan, personelini dahi ödeyemeyen başkanlardan da çoğu yine aday. Burada bir öngörüde bulunarak, birilerinin önünü kesmek istediğim sanılmasın. Ancak sorunların nedenlerini de düşünmek lazım.
Gerçekten iş yapamaz durumda olanlar, kaynakları yetersiz olduğundan mı bu durumda, yoksa yönetim sorunu mu var… Sırf partilidir diye, sırf tanıdıktır diye bile bile oy vermenin mantığı yok. E, dost, akraba kaygısının yerine, genel beklentilerin karşılanması öncelikli olmalı. Tersi, sadece bir akıl tutulması olur ve bunun da kimseye faydası yoktur…
Vaatlere de dikkat kesilmeli bu dönem… Personeli bile ödenmeyen, Sosyal Sigortası İhtiyat Sandığı yatmayan, gelecek döneme yüklü borçlar bırakan belediyeler için dahi, adaylardan uçuk kaçık vaatler duymaktayız.
Çöpünü bile doğru dürüst toplayamayan belediye için spor sahaları, yüzme havuzları vadedenler var.
Şunun şurasında seçime 3 hafta kaldı ama, ben hala kaynak artırımı konusunda bir şey duyamadım. Oysa bu kez gerçekleşmesi hayal olan vaatler yerine, adaylar, programlarını mali durumlar üzerine kurmalıydılar. Maalesef öyle bir plan, proje yok… 
E, peki o zaman ne olacak..? Kim kazanırsa kazansın, bir şey değişmeyecek. Taşıma suyla değirmen, döndüğü kadar dönecek yine…
Bakın size Londra’dan bir küçük örnek… Yaşayanlar daha fazlasını da bilirler…
Bir arkadaşım, engelli olan kayınvalidesini evden hastaneye taşıdığı aracına engelli ruhsatı alıyor. Bunu da arabanın camına yapıştırıyor. Ancak kayınvalidesinin yanında olmadığı bir anda, engelli park yerine aracını park ediyor. Polis geliyor, arayıp, tarayıp buluyor. Ruhsatın alınmasını sağlayan yaşlının araçta olmadığını öğrendiği anda, önce aracın tekerleklerini kilitliyor. Sonra da çekip, park yerine götürüyor. Arkadaş önce bunları bir güzel ödüyor, aracını alıyor. Bir kaç hafta sonra eve bir kağıt, mahkemeye çağrılıyor. Bir sürü hafifletici neden olmasına karşın 450 sterlin ceza ödemesine hükmediliyor…
Ne kadar basit değil mi..?
Bizde her gün sosyal medyada aynı kuralı çiğneyenlerin fotoğrafları yer almakta. Acaba bu insanların peşine düşen, ceza kesen var mı..? Onu bıraktım, çift sarı şerit ihlallerinin kaçta kaçı ceza yiyor…?
Sistemi kurmaya yeter ki karar verilsin, daha nice alanlarda hem kaynak sağlanabilir, hem de düzen.
O nedenle diyorum ki, söylenenleri ihtiyatla dinlemekte, sandık başında kararımızı  biraz düşünerek vermekte fayda var…

 

YERİN KULAĞI VAR
İSKELE’DE 68 İSTİHDAM:
İskele, Belediye’ye yapılan 68 istihdamla çalkalanıyor. İddiaya göre seçim yasakları nedeniyle “mevsimlik işçi” olarak belediyeye alınan 68 kişiden birçoğu 50 yaşın üzerindeymiş. Tepkilerin asıl nedeni ise, Halil Orun’un bu kişilere, seçimi kazanması halinde “kadrolanma” sözü verdiği yönündeki iddialar…

İSKELE’DE BELİRLEYİCİ EROĞLU: 
7 adayın yarışacağı İskele’de kazanan adayı Eroğlu’nun tavrının belirleyeceği konuşuluyor. 29 Haziran’da yapılacak seçimlerin iki favori adayı Orun ve Alanlı arasındaki yarışta Eroğlu’nun adayı olduğu iddia edilen Hasan Sadıkoğlu’na verilecek desteğin, seçim sonuçlarını belirleyeceği iddia ediliyor. Eroğlu’nun Sadıkoğlu’na destek vermesi halinde UBP oylarının önemli ölçüde azalacağı ve bu durumdan Alanlı’nın karlı çıkacağı konuşuluyor…  

İŞİNİ BİLİYOR:
Aslında DP’li olan ancak, son seçimlerde Mağusa’dan bağımsız aday olmaya karar veren İsmail Arter’in UBP’lilerle gezmesini yadırgayanlar, hatta kızanlar bile var. Arter kendince doğru yapıyor. Hele de İlçe Başkanı Canaltay’ın desteğini almak, ona büyük bir moral ve motivasyon oldu. Son günlerde Derviş beyin de devreye girmesi ile Oktay Kayalp’a soğuk terler döktürmesi kaçınılmaz olacak… Kısacası işin etik tarafını bir yana bırakırsak, İsmail Arter, kendince doğru olanı yaptı… Hedefe giden her yol mübah.

HERŞEY UÇUYOR:
Ersin Tatar’a göre ekonomi uçacaktı, Ersan Saner de batan KTHY’yi bilmem hangi senenin hangi ayında uçuracaktı… Bunlar bitti, şimdi de, Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözümün her iki tarafın da ekonomisini ‘uçuracağı’ yönündeki haberleri okuyoruz. Aslında hiçbirinin uçacağı yok. Ne ekonomi, ne KTHY, ne de ada ekonomisi… Kimse kimseyi boşuna kandırmasın…

ARAŞTIRMAYA GEREK YOK:
TDP milletvekili Dr. Mehmet Çakıcı, KKTC’de 2007 ile 2012 yıllarında gerçekleştirilen bilimsel araştırmada kumar bağımlılığının yıllar içerisinde arttığını ve bu oranın 2012 yılında %3.5 olduğunu belirlediklerini açıklamış. Bunu anlamak için bilimsel araştırma yapmaya gerek yok ki Sayın Çakıcı. Çıkın sokağa ve etrafınıza bir bakın, bakkaldan çok bet ofisi göreceksiniz. Vatandaş, üniversiteler, birçok STÖ şikayetçi ama, bu konuda kolunu kıpırdatacak kimse yok ne yazık ki…

ABD BİLDİĞİNİZ GİBİ:
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, geldi, dinledi, söyleyeceklerini de söyledi gitti. Bizde de bir umut, bir umut… Geçtiğimiz günlerde ABD’deki katı, set, retçi Rum-Yunan lobisinin temsilcileriyle bir araya geldi. Söylediklerine baktım, “Çözüm bulunabilir, sizlerin çabalarınız da çözüme yardımcı olur” demiş. İşte bunu duyduktan sonra, ABD’nin hiç de acelesi olmadığına kanaat getirdim. Baksanıza, ay sonu geleceği bildirilen ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyareti de rafa kalkmış gibi görünüyor…

ZİRVEDEKİLER

Sibel Siber: Meclis Başkanı Siber hükümete sorduğu sorularla yine gündem oldu. Ulaştırma Bakanı’na: “Lefkoşa-Akıncılar yolu ne oldu..?”,  Çevre ve Orman Bakanı’na: “Yangın helikopteri ne oldu..?”, Çevre Bakanı’na: “Teknecik’te daha kaliteli yakıt kullanılacaktı. Ayrıca filtre sorunu çözülecekti. Teknecik Santrali’nin filtresi ne oldu..?” sorularını soruyor. Cesaretini kutlamak lazım. Sorumlular da sadece Sayın Siber’e değil, halka cevap vermeli…

DİPTEKİLER
Cemevi Ayıbımız: Alevilerin Cemevi şikayetleri, Türkiye’deki Taraf gazetesine düştü. 1991’de arsa tahsis edilmiş, 2017’ye kadar beklemişler, sonra kendi kaynaklarıyla inşaatı başlatmışlar, ancak devam ettirememişler. Yine soracağım, şu bizim Din İşleri Dairesi sadece Sünni-Müslüman İşleri Dairesi midir? Ya da bağlı olduğu Vakıflar… Kuzey Kıbrıs’ta 12 bin Alevi’nin yaşadığından söz ediliyor. Ciddi bir rakam.  Meclis’te, olmayan azınlıkların haklarını tartışanlar, dini bir grubun ibadethanesine yardım yapmayı düşünmez…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı