Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Seçim projeleri için borçlanmış..!

Artık yazmayacaktım. Kendi kendime dedim ki, ‘nasıl olsa seçim yaklaşıyor, Mağusa halkı olanları gördü, gereğini yapar’…

Bir de ne göreyim, İsmail Arter televizyonda dehşet şeyler söylemiş…

Hani şu cari harcamalar için Belediye’yi soktuğu 10 milyonluk borç konusu var ya, bakın ne diyor;

“Son yapılan 10 milyon TL’lik borçlanma ise emekliye ayrılan çalışanlarımızın kıdem tazminatlarını ödemek ve açık söylemek gerekirse gelecek yılki seçimler öncesi Mağusa halkına yeni hizmetler, yeni projeler sunmak içindir”…

Nasıl ama…

Benim özetle anladığım, bir kısım çalışanı kıdem tazminatlarını ödeyerek emekli edecek ki, yerlerine istediklerini alabilsin.

Sonra, itiraf geliyor; “Seçim öncesi projeler”…

Bir de kalkmış, “Açık söylemek gerekirse” diye vurgulamış.

Gerçekten açık söylemiş. Artık buna yapılacak yorum var mıdır? Parayı almış, seçim çalışması yapacak…

Seçimi kaybederse ne olacak..?

Kendinden sonra gelenleri ipotek altına sokmuş olacak.

Mağusalı da habire bu borcu ödemeye çalışacak.

Şimdiden bu kadar borçlandığına göre, sonrasını düşünemiyorum…

İtiraflar, bitmiyor, dahası da var, “geçici işçilerin sayısını arttırdım” diyor.

O geçicileri hangi münhalle, hangi sınavla aldığını söyleyemiyor.

Saflık mı, acemilik mi, yoksa  pervasızlık mı, anlayamadım.

İnsan bunları nasıl bu kadar açık söyler? Kendi kendini ele veriyor…

 


ORTADA BİR YASADIŞILIK VAR, BAŞSAVCILIK NEDEN SESSİZ…

TDP milletvekili Zeki Çeler’in, araç plakaları konusundaki uygulamanın yasaya aykırı olduğunu kanıtlarıyla yayınlamasının üstünden bir hafta geçti.

Trafik Dairesi Müdürü’nün yasaya aykırılığı kabul ettiği mektup bir yıl öncesine ait, yani uygulama yasa dışı bir şekilde bir yıldan fazladır devam ediyor.

Ortada bir kaos var ama kimse çıkıp açıklama yapmıyor.

Ne Bakan, ne de Müdürü…

Hatalı bir uygulama olduğu kanıtlanmasına karşın, ne yapılacağına dair tek bir açıklama yok…

Bu yanlış sürgüt mi edilecek? Polis yasaya aykırı tüzükle ceza yazmaya devam mı edecek? İdare, yani hükümet ve sorumlu memurlar yasayı çiğnemeye devam mı edecek..?

Hadi siyasiler ve onlara itaatten başka bir insiyatifi olmayan bürokrasi bilerek yapıyor.

Ya, yasaya aykırı çıkarılan ve uygulamaya konan Tüzüğe “olur” verdiği belirtilen hukuk makamları..?

Olayın basına düşmesinden sonra bir açıklama yapmaları gerekmez miydi..?

Merkezi Mevzuat Dairesi ve en önemlisi Başsavcılık..?

“İddialar doğru değil” bile diyemiyorlar… Tık yok… Çünkü çok açık, Yasa hala eski plakaları yazıyor…

Korkuyorum gerçekten… Siyasetten, kamudan ümidi çoktan kesmiştik, tek güvendiğimiz yargı, hukuk adaletti…

Ona da mı güvenemeyeceğiz..?

 


 

YERİN KULAĞI VAR

UBP’DE TATAR HAREKATI:

Yanlış hükümet icraatlarını eleştiren Ersin Tatar, parti içinden birlerinin hedefi haline geldi. Parti yetkililerinden birlerinin Tatar’ı, “konuşmaya devam edersen aday yapılmayacaksın” diye tehdit ettiği de gelen iddialar arsında. Genel Başkan Özgürgün’ün bu gelişmeler karşısında tedbirler alması gerekirken sessiz kalması, son kurultayda %45 oy alan Tatar’ın “önünü kesme” ve “ne kadar yıpranırsa iyi” senaryosu olarak değerlendiriliyor…

 

AKILLANMADILAR:

Öyle görünüyor ki hükümet geçen yıl yaşananlardan ders almamış. Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Denktaş, kış saat uygulamasına geçilmeyeceğini ve saatlerin aynen devam edeceğini açıkladı. “Devletiz” diye övünmeyi biliyorsunuz ama, “tak-şak paşalıktan” da vazgeçmiyorsunuz. İlle Türkiye’nin saat uygulamasına uymak zorunda mıyız. Sakın kimse kakıp da bankalar, uçaklar mazeretini öne sürmesin. İstenirse hepsi hallolur. Ancak bunun için irade lazım ki, sizde o yok…

 

SİZ NE İŞE YARARSINIZ?:

Vergi Dairesi Müdürü Özdemir Kalkanlı, “Çok geç kalan miktarlar var. Devletin alacakları çok büyük” diyerek, hükümetin vergi affı kararından sonra tahsilatların artacağını iddia etti. Hala daha akıl koymadılar, bilmem kaç kez sigorta affı, bir o kadar muhaceret affı ve araç kayıt affı…Sonuçlarını birlikte yaşadık. Bunda da aynı hayal kırıklığı yaşanacağı kesin. Adamlar, kazandıkları paranın vergisini bile ödemiyorlar.Siz eğer devletseniz, vergi borcu olanın yakasına yapışır, tahsil edersiniz. Ama ne yapacaksınız, yakasına yapışsanız, yarın seçimde kapısına nasıl gideceksiniz…

 

ARTIK SIĞMIYORUZ:

Bu küçücük ada artık daha fazla yükü kaldıramaz hale geldi. Geldi gelmesine de, hala daha kontrolsüz bir şekilde nüfus akışı devam ediyor. Ne arabaların gideceği yol, ne hastane, ne okul, hiç biri yetmez oldu… Zamanın Başbakan’nı İrsen Küçük’ün dediği gibi, “kalabalık bir nüfusa” sahip olduk. Bilmediğimiz, tanımadığımız kültürler adayı mesken tuttu. Bu gidişle yakında hava alacak meydan bulamayacağız…

 

YA TAŞ OCAKLARI:

Hükümetin zaten yasak olan kömür ocaklarını kaptama kararından sonra, gözler taş ocaklarına çevrildi. Dağları, ovaları yok eden taş ocakları, kömür oacaklarından daha tehlikeli. Hem çevreye, hem insanlara… Neden hiç akla gelmez?  Gamini çalıştıran garibanı hizaya getirmek kolay, taşocağı çalıştıran kodamana dokunmak zor, öyle değil mi?

 

NİYE HAYRET EDİYORSUNUZ?:

Tarihi Girne kalesinin çevresine “tursitler” tarafından çadır kurulmuş. Ne beklerdiniz ki? Herkes kendini, dilediğini yapmakta özgür sanıyor. Eğer ülkede devlet otoritesi yoksa, olacağı budur. Yarın evinizin bahçesinde aynı manzarayı görürseniz hiç şaşırmayın. Böylesine basiretsiz, böylesine vurdumduymaz ve teslimiyetçi bir iktidar ne geldi, ne de gelecek…


 

 

ZİRVEDEKİLER

Erkut Şahali: FETÖ soruşturması konusunda Başbakan Özgürgün’ü ‘dut yemiş bülbül’e benzeten Şahali güzel söylemiş:  “Ne diyor Özgürgün? Açıklama yapmak için Türkiye’den detaylı bilgi ve belge bekliyorlarmış. O zaman sormazlar mı adama ‘ sen nesin ve neye yararsın’diye.! Sen Başbakansın kardeşim, bilgi ve belge peşinde olması gereken tüm birimler sana bağlıyken, sen kendini Türkiye’ye tabi sayıyorsun. O zaman o makamda işin ne..?”

 


DİPTEKİLER

Eski Eserler Dairesi: Salamis antik tiyatronun çadır tiyatrosuna döndüğünü belgeleyen görüntüler üzerine Eski Eserler Dairesi Müdürü Fuat Azimli Haberal Kıbrıslı’ya açıklama yapmış. Orayı konserler için kiralamışlar, ama kiralayanlar sökmemiş, bakacaklarmış, falan. Önemli olan sökülmesi değil ki, adam eski eserlerin üstüne neredeyse gecekondu kondurmuş. Basit bir çadır değil, çivi çakmış, demir çakmış. Dev bir demir panoyu, eski eserlerin üstüne atmış gitmiş. Eski Eserler Dairesi, bu rezalet kurulurken neredeymiş..?


 

Salamis

Cevdet Dilekkaya adlı yurttaş sosyal medyada paylaştı. Salamis Antik Tiyatro’ya bakın. Terkedilmiş çadır tiyatrosu. Eski eserlerin üstüne demirlerle çadırlar kurulmuş, sonra da tonlarca ağırlıktaki demir panolar eserlerin üstüne atılmış bırakılmış. Eski eserler “biz kiraladık, kiracı toplar” diyor. Böyle bir inşaata nasıl izin verdiğini söylemiyor bile…