Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SARI ÖKÜZÜN HİKAYESİ…

Geride bırakmaya hazırlandığımız 2020 yılı uzun süre belleklerimizden silinmeyecek. Son yüzyılda görmediğimiz felaketleri yaşadık ardı ardına. Bu küçücük ülke de tüm bunlardan nasibini aldı ne yazık ki. Çoğunu dünyayla birlikte yaşadık ama son birkaç ayda siyasette yaşanan müdahale rezaleti eminim Kıbrıs Türk Siyasi tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır…

Ve ne acıdır ki, cumhurbaşkanlığı seçimi ile başlayan müdahaleler ardından partinin kurultayına kadar sıçradı. Tam bitti derken bu kez bir başka çeşit müdahale de Meclis Başkanlığı seçimlerinde ortaya çıktı. Geçen gün bir başlık vardı”UBP çıldırmış olmalı” diye. Gerçekten de öyle.

“Birileri şöyle ister, başkaları böyle ister, birilerine söz verildi” gerekçeleriyle adaylar bir bir ekarte edildi…

Dün yapılan müdahalelere ses çıkarmayıp alkışlayanlar, bir gün sıranın onlara geleceğini bilmeliydiler.

Nasıl bir diyettir ki bu öde öde bitmez. Partiyi birkaç yerden bölmeyi göze alacak kadar büyük olsa gerek. İşte siyasette yaşanan tüm bu rezaletleri ve sonuçlarını aslında hepimizin bildiği “Sarı Öküz” hikayesi çok güzel anlatıyor. Hikaye şöyle;

SARI ÖKÜZ

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

“Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz’de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler:

“Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.”

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride.

İçlerinden biri liderlerine, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.

Boz Öküz, gözleri nemli “Biz” demiş, “Sarı Öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı…”

 

Para ve makam için özgürlüğünü, adaleti ve demokrasiyi teslim edenler ve onlara destek verenleri iyi tanıyın. Yapılanlara ses çıkarmadığınız sürece, sıranın size de geleceğinden kuşkunuz olmasın…

 

 YERİN KULAĞI VAR

YENİ BİR SUCUOĞLU VAKASI:

Divan Başkanı olduğu kurultayda adaylar baskıyla çektirildi, sesi çıkmadı, sonra “kafama kurşun sıksalar çekilmem” dedi, sonunda o da baskı yediğini açıladı. Şimdi “ben adayım” diyemiyor, kendine baskı yapan partiden de istifa etmiyor. Yeni bir Faiz Sucuoğlu vakası. Adalet için, demokrasi için gereğini yapmayanlar, bedel ödüyor…

 

“SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK”:

Cumhurbaşkanlığı seçimine yapılan müdahaleyi alkışlayanların, kurultaylarına yapılan müdahaleyi görmezden gelenlerin, şimdi Meclis Başkanlığı seçimine yapılan parti içi müdahaleyi eleştirmeye hakkı yoktur. Geçmişte yapılanlara, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” tavrıyla yaklaşanların, hatta destek çıkanların, bir gün sıranın kendilerine geleceğini bilmeliydiler. Yarın bazı UBP’lilerin sokaklarda, “susma sustukça sıra sana gelecek’ sloganı atarken görürsek kimse şaşırmasın…

 

BİR VE BİRLİK OLMA ZAMANI:

Adamlar kendi çıkardıkları yasaları bile delik deşik ediyor, aldıkları kararları fütursuzca ihlal edebiliyorlar. Böyle zamanda birlik içinde olması gereken muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri  ve sendikalara bakıyorum, her biri ayrı telden detaylarla uğraşıyor. Bu bozuk düzene karşı toplumsal örgütlenmeyi ve kitlesel mücadeleyi beceremiyorsak, yarın ne biz, ne de mücadelemiz kalacak…

 

ARIKLI MÜJDEYİ VERDİ!!!!:

Erhan Arıklı, “bu şartlarda asgari ücreti beklenen ölçüde artıramayacağımız ortada. Artıramıyorsak mecburen piyasayı ucuzlatmak zorundayız. Alım gücünü artırmak zorundayız” demiş. Desenize aylardır yeni asgari ücretin açıklanmasını bekleyen on binlerce işçi bu açıklamanın üzerine birer bardak soğuk su içebilirler. Arıklı ücretlerinizi artırmayacak ama, sizin için piyasayı ucuzlatacağını söylüyor. Yerseniz…

HANİ O TÜK KURTARILACAKTI NAZIM BEY?:

2016’da yine Nazım Çavuşoğlu’nun Tarım Bakanlığında, TÜK’ü kurtarma adına ithal mallara yüzde 3 vergi konmuştu. Tam 4 yıldır biz bunu takır takır ödüyoruz. Ama döner sermayeli bir KİT olan TÜK yine batık, tek bir bankaya borcu 65 milyon, maaşları ödeyemiyor. Devletin ya da vatandaşın TÜK’ün yükünü çektiği yeter. Serbest piyasa koşullarına uygun bir denetim mekanizmasıyla devlet arpa alıp satmaktan vazgeçecek, başka yolu yoktur. Daha da önemlisi, vatandaşın sırtına bu yükü bindirenler yine yeniden Tarım Bakanı. Asıl mesele budur. Kötü yönetim ödüllendirildiği sürece biz bu kazıkları daha çok yeriz…

 

GEÇ OLSUN DA GÜÇ OLMASIN:

Sendikal Platform, Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olduktan sonra, partizan istihdamlara Başbakan gibi imza atmasını Yüksek İdare Mahkemesi’ne götürdü. Açıkça yapılan bir Anayasa ihlaliydi. Bence geç kaldılar, o günden yapılması gereken bir işti. Hatta KTAMS’ı uyarmıştık, asıl bunu mahkemeye vermelisiniz diye. Geç olsun da güç olmasın diyelim…

FOTO GÜNDEM: Dünkü eylemden en güzel kareydi, Yenidüzen’den aldım. “Açız, Açın”. Tek bir bulaşın bile kaynağı olmadığı bilinen cafeler, barlar, meyhanelerin kapatma kararı devam ediyor. Tehlike var iddiasındaki hükümet, otellerin restoranlarını, kumarhaneleri kapatmama direnişini dün de sürdürdü.  Tek bir izahat bile yok. En azından “Kumarhaneleri kapatmadık ama denetleyeceğiz” bile diyemediler. Yazıklar olsun. Hayırlısıyla önümüzdeki seçim de, bugün cezalandıranlar direnecek, göreceksiniz.  O zaman yine kurtarsın sizi kumarhaneler.Eğlence sektörü eylem