Sanat

“Sanat hobi değil”


RÜYALARINDA BİLE SANATLA UĞRAŞTI: Sanata olan merakı çocukluk yıllarında başlayan Sevcan Çerkez rüyalarında bile sanatla uğraştı. Çocukluk yollarında gördüğü rüyalarda konuşan ve birbirine karışan çamurlar olduğunu söyleyen Çerkez, rüyalarının nedenini yıllar sonra heykel ve seramik çalışmalarına başlayınca fark ettiğini anlattı

SANAT İÇİN BÜTÇE YOK: Ambargolar nedeniyle ülkedeki sanatçıların bin bir zorlukla karşı karşıya kaldığını kaydeden Çerkez, ayrıca devletin de sanat ve sanatçıya değer vermediğini belirtti. Devletin parasının koltuk kavgası ve erken seçimler için kullanıldığını söyleyen Sevcan Çerkez, sanat içinse devletin bütçe ayırmadığını ifade etti 

Ülkenin tanınmış sanatçılarından Sevcan Çerkez, ülkedeki sanat yaşamı, sanatçıya verilen önem ve sanata olan ilgi hakkında bilgi verdi.
Sanatın da ambargolardan nasibi aldığını söyleyen Çerkez, özellikle heykel sanatçılarının yurt dışındaki sergilere katılırken kargo sorunu nedeniyle eserlerini götürmekte bile sorun yaşadığını anlattı. Çerkez, ülkede artık sanatın hobi olmadığının anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı.

“Rüyalarımda görüyordum”
Doğduğu günden beridir hedefinin sanatçı olmak olduğunu anlatan Çerkez, rüyalarında bile konuşan ve birbirine karışan çamurlar gördüğünü kaydetti. Çerkez, rüyalarının anlamının yıllar sonra ortaya çıktığını belirterek, çocukluk yıllarından beridir sanatçı olmak dışında bir düşüncesi olmadığını ifade etti. 

“Kapitalizm yoktu, sanat değerliydi”
Geçmişte ailelerin evlatlarının sanatçı olmasına daha sıcak baktığını ifade eden Çerkez, maddiyatın öne çıkmasıyla ailelerin artık çocuklarının sanatçı olmasını istememeye başladığını öne sürdü. Çerkez şu şekilde konuştu:
“Eskiden aileler hep yaşam savaşı derdindeydi. Kapitalizmin yoktu. Benim annem ve babam da sanata çok değer verirdi. Kıyafet ve ayakkabılarını kendileri yaratırdı. Bir resim çizdiğimizde her aşamayı takip edip bizi takdir ederlerdi. İkiz kardeşimle ben liseyi bitirdiğimizde ailemizin 5 çocuğu olması nedeniyle bizi üniversitede okutamadılar. Fakir bir aileydik. Üniversitelere çizimlerimizi gönderdiğimizde ise okul çizimleri bu ise kabul ederiz cevabı vermişti. Ancak maddi olanaksızlıklar nedeniyle okuyamadık.”

“Çamuru ilk kez 1986 yılında elime aldım”
Bir süre gazetelere karikatür çizen Sevcan Çerkez, ikiz kardeşiyle yaptığı resim çalışmalarında da yoğun bir şekilde insan mimikleri üzerinde çalıştığını anlattı. Resmin kendisi için bir araç olduğunu kaydeden Çerkez, resim çalışmaları nedeniyle elinin çizime doyduğunu ancak resmin kendisi için yeterli olmadığını belirtti.
1986 yılında ilk kez çamuru eline aldığını kaydeden Sevcan Çerkez, o dönemde çocuklarının küçük olması nedeniyle çamur çalışmalarına devam edemediğini ifade etti.

“2000 yılında seramik çalışmalarına başladım”
200 yılında seramik çalışmalarına başladığını kaydeden Çerkez, eli desene doyduğu için heykel çalışmalarına da başladığını anlattı. Çerkez, ilk yaptığı eserlerin 10 santimetre boyutunda olup şimdi insan boyutunu aşan heykeller yaptığını belirtti.

“En büyük sorunumuz kargo”
Kargo yasağı nedeniyle yaptıkları heykelleri yurt dışındaki sergilere taşımakta büyük zorluklar yaşayıp, hatta insan boyutunda ve insan boyutunu aşan heykellerini bu sergilere götüremediğini kaydeden Çerkez şu şekilde konuştu:
“Ülkemize kargo yasağı var. Örneğin Türkiye’den koltuk alsak ve aldığımız koltuk bozuk çıksa bunu geri gönderemeyiz. Bende bu sergiye katılmak için eserlerimi uçakta yanımda taşıdım. Devlet desteği olmadan kendim ödeyip taşıdım. Ancak geri getirdiğimde de Gümrük Dairesi’yle sorun yaşadım. Eserlerimi bir yıl sonra alabildi. Ülkemizde insanların elinden üretim alındı ve sanatçılar olarak bizde bunun nasibini alıyoruz. Gençler ya üniversiteye gitmeye ya da memur olmaya yönlendiriliyor. Herkesi memur yaparsan üreten bir toplum olamazsın.”

“Gençlerin sanata ilgisi var”
Gençlerin sanata yoğun bir ilgisi olduğunu ifade eden Çerkez, bu ilginin özellikle müzik dalında olduğunu kaydetti. Çerkez, ülkede iki grup genç olduğunu söyleyerek bir grup gencin, kapitalizme itildiğini bir grup gencin ise daha çok düşünmeyi seven ve maneviyata değer veren bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Müzik konusunda ülkemizde dünya standartlarında hatta dünya standartlarının da üstünde gençler bulunduğunu ifade eden Çerkez, ancak tüm sanat dallarında yaşanan sorunların burada da baş gösterdiğini vurguladı.

“Sanat için ayrılan bir bütçe bile yok”
Devletin sanat için ayırdığı bütçe olmamasına dikkati çeken Çerkez, devletin parasının erken seçim, koltuk kavgası gibi konular için harcandığını kaydetti. Sevcan Çerkez şu ifadeleri kullandı:
“Devlet önce en büyük sorun olan ambargolar sorununu çözmelidir. Ayrıca devletin sanat için ayırdığı bir bütçe de yoktur. Bütçedeki para erken seçim, koltuk kavgası gibi yerlere harcanıyor. Sanat için bir fon ayrılsa çok güzel olur. Örneğin ülkemizde beste yapan birçok genç var. Ancak parası olmadığı için albüm çıkaramıyor. Bir festival oluyor. Türkiye’den müzisyen getiriliyor. Dünyanın parası ödeniyor. Bizim gençlerimize yapılan ödeme ise çok cüzi bir miktar oluyor. Benim de birçok hayali projem var. Ancak sponsor bulamadığım için hayata geçiremiyorum.”  

“Paranın esiri olduk”
Dünyada paranın önemi artarken sevginin anlamını yitirdiğini söyleyen Çerkez, “Dünya acayip oldu. Savaşlar bitmedi. Herkes paraya esir oldu” dedi. Sevcan Çerkez sözlerine şunları ekledi: “Özgür ve yaratıcı bir ruh yetiştirmek gerek. Bunun için de sanat eğitimi ilkokullara verilmelidir. Çocukların yaratıcılığını geliştirecek olan sanattır. Eğer bir çocuk yeteneksizse eline vurmayacaksın. Özgür ve yaratıcı bir ruh geliştirmek gerek. Robot ruh yetiştirmek yaratıcılığı yok. Şu anki eğitim sistemi robot ruh yetiştirecek düzeydedir.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı