Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SALLAN YUVARLAN HÜKÜMET…

Geçmişte de hükümet krizleri yaşadıktı..

Fakat hükümetle “kurumlarının” ve STÖ’lerinin bu kadar yoğunluğunca  sürgit tartışma ve kavgalarına ilk kez tanık oluyoruz..

Olay adı konmamış “halk başkaldırısıdır!”

Hükümetin yönetim ve icraatlarından  memnun olmayan halk kesimlerinin artık daha yüksek sesle çıkan şikâyetleridir..

Kısaca ipin  kaçırdığı uçlarını yakalayıp bir araya getiremeyen hükümetin iflasıdır..

Böylesi durumlarda geçmişte olduğu gibi  erken seçime gidilirdi ki mevcut hükümet de gideceğim diyor ama zamanı da gitmeyecekmiş gibi uzak tutuyor!                     VE  o sürenin hitamına kadar  kadar da artık “erki” gitmiş “cılkı” kalmış hükümet  yapısal bozukluklar kumyasına dönüşürken, hâlâ       halktan anlayış bekliyor!                                                   ***

HAYIR! Ne vur abalıya pozisyonundayız ne de her hangi bir partiye angaje olmuşluğumuzun muhalefetiyle konuşuyoruz.    Gönül  rahatlığında yazayım hiçbir devrede gelip giden hükümetleri yerlerden yerlere vurup sadistik bir zevkin tatmininde debelenmedim..

Çünkü Hükümetlerin başarısızlığı sevinilecek olay değildir.  Bizatihi toplumun krizler yaşaması, kaos içine itilmesidir ki buna toplumsal travma, huzursuzluk denir!

***                                   İSTER  partili olunsun ister muhalif.. “Doğru yönetim” uygulamalarına kimse olumsuz fiske kondurmaz..

Oysa ki artık KKTC’de şikâyet sesleri arşı alâya yükseliyor ve bu sesler sadece muhalefetin değil, iktidar yanlılarının da sesleri oluyor!

YANİ artık KKTC’de zaten öncesinde iyi gitmiyordu, “işler daha kötü oluyor!”

***

NİTEKİM uzun süredir  Başbakan yardımcısı  ve Enerji Bakanı olması hasebiyle Erhan Arıklı’nın Kıb-TEK ile olan dalaşlarına tanık olduktu..                                                        Medyayı da kullanan Arıklı, “bizatihi ilgili Bakan olarak kendisinin de  üstesinden gelemediği, kurumu zaptu rapt altına alamadığı için yaratılan sorunların altında kaldı..

Şöyle ki “ihale yolsuzluklarının” dosyaları Mecliste Medyada salınırken bir yandan da Tel-Sen milletin,  kurumlarının, kısaca önüne gelenlerin elektriğini kesmeye kalkıyordu. Hâlâ bu inanında devam etmek istiyor..

Neymiş? Gelip giden yönetimleri terbiye edip hizaya sokacakmış!  İşte memleket böyle yönetilir ispatını çakacaktı!

VE ne oluyordu? “Üste çıkarken üstün olan kazanıyordu!” Yani sorumlu bakan Arıklı değil, halk değil!                                                                               ***

VE hükümet bu zor koşullarda “halk dalkavukluğu” yapmak değil…

Popülizm yapmak için hiç değil.

Fakat Hükümet  “sosyoekonomik” gerçeğin kaçınılmazlığında yapması gerekeni yapıp “sigorta prim ödemelerini” devam ettirmek yerine şıp diye kesiveriyordu!                Kararın hangi sosyoekonomik araştırmaların…                                          Varmış  gibi hangi ekonomik istikrarın..      KKTC’de maddi ve manevi hangi iyileşmeyle ilerlemenin…

Olumlu sonuçları nedeniyle alındığının anlaşılamaması bir yana…                                     Bu tasarrufunun büyük ve olumsuz tepkilerle  kınanması da cabası oldu!

***                                         BUNLAR sadece çok kısa bir zaman dilimine sıkışmış Hükümet icraatları yada olumsuz tepkilerde kınanan kararlarıdır…

Şu son günlerde 36 tonluk akaryakıtın ülkeye getirilmesi nedeniyle Enerji Bakanı ve Başbakan yardımcısı Erhan Arıklının  Medya’da tam sayfa meydan okuyan beyanını ise ayrı yere koyuyorum.

KABİLE yönetimlerinde bile yöneticiler “olağan icraatlarını, görevleri nedeniyle memlekete vermek ulaştırmak zorunda oldukları hizmetlerini” böylesi “ulusal bayraklar” gibi göndere çekip “bakın analar ne aslanlar doğurur” kasılmasında (bırakın propagandayı o ince iştir asaleti vardır)  reklam yapmazlar!

***

OLANAKSIZLIKLARDAN  kaynaklı sorunlar  nedeniyle şu veya şekilde  yaratılan çareleri küçümsemiyorum..

Yeter ki “faydaları” halka yönelik olsun..

Oysa azınlık koalisyonu hükümeti  tek bir hedef gözlemekte: Erken seçimlere kadar vaziyetleri idare etmek!

Olmaz! Hiçbir devlet büyük küçük fark etmez.  “Vaziyetleri idare ederek” ayakta duramaz.

Nitekim bu hükümet de artık fena halde sallanıyor…