Kamu-Sen Genel Başkanı Metin Atan bir açıklama yapmış, neresinden ellesen ülkenin başka bir çarpıklığı yüzüne vurur.
Önce bu yoklukta memura yüzde 30-40 arası artış istemiş.
Yahu kardeşim biz de devletten aylık alan emeklileriz. Ama insaf da dinin yarısı…
Zaten çalışan nüfusun üçte biri memur. Gerisi köle. Memurun evine akmasa damlar bir gelir giriyor. Bırak da biraz başkalarını düşün. Yok, zaten bütçesi şimdiden 200 milyon açık veren devlet, memura yüzde 30-40 artış yapsın.
Bu ne aslında biliyor musunuz? “Nasıl olsa veremez, o zaman bıraksın gitsin, bizim çocuklar gelsin”. O kadar belli ki…
Devam ediyor Metin Atan…
“Hayvancılar Birliği ile hükümet anlaştı. Demek ki kamu görevlilerinin de eylem yapması lazım ki hak arayışında öne geçelim”…
İşte, kaç gündür söylediğimiz…. Sesi çok çıkan, azınlık da olsa, haksız da olsa, istediğini elde ediyor nasıl olmasa, biz de isteyelim. Vermeyenin iki yüzü kara…
En mühimi en sonda.
“En zorda olan kesim kamu görevlileri ve özel sektördeki çalışanlar da eylem yapmalı”…
Yok yahu, bu iki kesim nasıl olur da bir tutulur?
Özel sektörde çalışanlar da grev yapsınmış.
Nasıl yapacaklar kardeşim?
Hangi sendikayla, hangi sözleşmeyle, hangi haklarla?
Grevi bir tarafa bırak, önlrini ilikleyip, patrondan kibarca artış isteseler, kendilerini kapının önünde bulacaklar.
Resmen şaka gibi…
Bu ülkede sendika başkanı olan biri söylüyor bunu.
Tuzu kuru kamu sendikaları, hanginiz onların örgütlenmesi için uğraştınız.
Ne zaman aklınıza geldi özel sektör çalışanları.
Tepki alacağını bildiği için bütün sendikalar açıklamalarının içine özel sektör çalışanlarını, asgari ücretlileri de süs olsun diye koyarlar…
Bu kriz, hiç bir şeye yaramadıysa, kimin ne olduğunu göstermeye yaradı.
Önce kınanırdı kamu sendikalarının talepleri, şimdi diş biliyor özel sektör çalışanları, asgari ücretliler.
Bu insanların hakları için parmağınızı oynatmazsınız, bari çıkarlarınıza meze etmeyin o insanları…
EKONOMİK KRİZİN GANİMETİ…
Tarım Bakanı Erkut Şahali, imalatta kullanılacak sütün fiyatında yapılan indirimin, ürün fiyat listesine doğrudan yansıdığını görmek istediğini söyledi.
Ben de görmek isterim ama, devletten indirim alanlardan hangisi bunu fiyatlarına yansıttı ki?
Hükümetin ilk aldığı önlemlerde temizlik ve bazı gıda ürünlerinde “tüketiciye yansıması kaydıyla” KDV indirimi vardı. Ne oldu?
İşte market fiyatları ortada, yarıdan fazla zam yediler. Hem de raftaki ürünler.
İnternet indirimi ne kadar yansıdıysa bu da o kadar yansır.
Denetim olmayınca, “denetimli” ilan edilen ürün olmayınca.
Duyunca insanın canı sıkılıyor. Kooperatifin sütü yoğurdu bile marketler arasında yarı yarıya farklı. Öyle uyanıklar var ki, raftaki ürünün fiyatının üstüne reklam yapıştırmış, yüzde 80 zamlı satıyor.
Böyle durumlarda işler iyi niyetle yürümez. Devletin otoritesini görmeyi bekliyoruz hep beraber.
Şu anda kuzey Kıbrıs’ta ithalatçısı, toptancısı, aracısı, marketçisi, en bildiği işi yapıyor, ganimet…
Savaşın değil ama ekonomik krizin ganimeti bunlar…
YERİN KULAĞI VAR
YOL TAMİRİ DURDU MU?:
Lefkoşa Girne yolu çalışmaları yaklaşık bir haftadır durdu. Sosyal medyada çıkan haberlerden sonra, dün Girne’den Lefkoşa’ya gelirken benim de dikkatimi çekti. İş araçları belli bir yerde duruyor ve bölgede çalışan hiç kimse yok. Artık asfalt döküm aşamasına gelen yolla ilgili müteahhit firmanın işten çekildiği yönünde iddialar var. Bakan Atakan bu konuda topluma bilgi vermeli…
HEPSİNDEN ÖNEMLİSİ MUHACERET:
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, Ankara temasları sırasında “adli yardımlaşma, terör suçları, organize suçlarla mücadelede işbirliği” konularında önemli adımlar atıldığını söyledi. Baktım hepsinin ucu, muhacerette düğümleniyor. Karşılıklı adli soruşturma için çalışma yapılması gerekiyormuş, benim bildiğim daha önceki bakanlar da aynı şeyleri söylemişlerdi. Biz kendimiz, kendi sınırlarımız içinde muhaceret takibi yapsak, o saydığı sorunlar yarı yarıya azalır…
DAHA ÖNCE DE YAŞADIK:
Memleketin her yanı şantiyeye döndü, dağ bayır dinlemeden sürekli binalar yükseliyor. Ve ne yazık ki hepsi de hesapsız, plansız nüfusun kat kat üstünde yapılıyor. Beklenti, biraz yerli, özellikle de yabancıların bu evleri almaları. Ancak döviz krizi belli ki sektörü olumsuz etkilemiş, gelecekle ilgili kaygılar artıyor. Aynısını 2006 yılında da yaşamamıza, bu sektörde birçok iflas ve mağdur yaratmamıza rağmen belli ki hala akıllanmadık. Ta başından yazdık, ihtiyacın çok üstünde inşaat var, Girne yakında hayalet kent Maraş’a dönecek diye. Korkarım o günler beklenenden erken geliyor…
YİNE SORUNLU AÇILIYOR:
Okullarda ilk zilin sorunlu çalacağı kesin gibi. Bakan öğretmen eksiği olduğunu zaten açıkladı. Bu eksikliğe rağmen sendika ilk güne grevle başlar mı bilemeyiz ama, yeni ders yılı ile ilgili ilk kötü haber öğrenci taşıyan otobüs işletmecilerinden geldi. Sorunlarına çözüm bulunmazsa, okullara öğrenciler taşınmayacak. Bakanlık taleplere cevap verir mi bilemeyiz ama, aslında hepsine alıştık bunların, yıılardır sorunsuz yeni bir ders yılı açılışı yapamadık. Zaten tersi olup da yeni ders yılı sorunsuz başlasa şaşardık…
ZEYKO’YA NE OLDUYDU? :
Zeytinyağındaki sahtecilik teşhir olunca, üreticiler örgütlenmeye karar vermişler ve ZEYSAN diye bir dernek kurmuşlar. Keşke malları milyon dolarlara birilerine peşkeş çekilen kendi kooperatifleri Zeyko’yu canlandırmaya karar verselermiş. Ya da yeniden kooperatif kursalarmış. Dernek ancak da devletten talepte bulunur, ürünlerinin değerini ve gelirlerini arttırmaya yetmez.
DAHA ÇOK AÇILSIN:
Neymiş efendim askeri kantinler, marketlerin cirosunu düşürüyormuş, zarar ediyorlarmış falan filan.
Peki ama bu kantinler kimin tavuğuna kış dedi. Fırsatı bilip vatandaşı kazıklayan marketlerin mi, yoksa evine birşeyler götürebilmek için fellik fellik ucuz market arayan vatandaşın mı? Bırakın askeri kantinlerin kapatılması, bu dönemde keşke daha çok açılsa ve vatandaşa ucuz birşeyle alma fırsatı bulsa. Vatandaşın alış verişlerini bu kantinlere kaydırmasında sizin hiç mi suçunuz yok…
ZİRVEDEKİLER
Güven Bengihan:
KTAMS Başkanı Güven Bengihan doğru bir şey söylüyor. Yasanın fiyat denetim yetkisi verdiği Ticaret Dairesi, denetimde bu güne kadar ne yaptıklarını halkla paylaşmalıdır diyor. Gerçi iş işten geçti, hepimiz vurgunun kurbanları olduk da, zararın neresinden dönsek kar. Bir yerde “dur” dendiğini görelim. Deniyor mu acaba?…
DİPTEKİLER
Bir Elektrik Grevi Eksikti: Zam üstüne zam yiyen elektrik, boğazımızdan kestip ödediğimiz halde bir de kesilecek. Yahu ne istiyorsunuz vatandaştan. İyiden kafayı yemesini mi? Bunca zamandır AKSA sözleşmesi defalarca uzatılırken, ek üretim talepleri, kapasite artırma talepleri onaylanırken yapsaydınız ya bu gevleri. Bari bir işe yarardı. Sözleşmesi 2009’da 2024’e kadar uzatılmış. Her gelen giden hükümet kapasite artırımını kabul etmiş. Niye direnmediniz? Tam da şimdi insnalar burnundan solurken mi aklınıza geldi…
































